- Haberler
- Siyaset
- Anahtar Parti İl Başkanı Onur Göksu 'Asıl Sorumluluk Tedbirleri Hayata Geçirmektir'
Anahtar Parti İl Başkanı Onur Göksu 'Asıl Sorumluluk Tedbirleri Hayata Geçirmektir'
Anahtar Parti İl Başkanı Onur Göksu, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okula gerçekleşen saldırıya değinerek açıklamada bulundu.
Anahtar Parti İl Başkanı Onur Göksu, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okula gerçekleşen saldırıya değinerek açıklamada bulundu.
Anahtar Parti İl Başkanı Onur Göksu açıklamasında; “Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında meydana gelen ve öğrencilerimizin yaralanmasına neden olan silahlı saldırıyı en güçlü şekilde kınıyorum. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor; ailelerine, arkadaşlarına, öğretmenlerine ve bütün eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Geçen eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırıların acısı henüz hafızalarımızdayken, bugün yeniden çocuklarımızın yaralandığı bir saldırıyı konuşuyoruz. Eğitim ortamlarını şiddetin hedefi hâline getiren bu saldırıları bir kez daha lanetliyor; Kahramanmaraş’ta kaybettiğimiz evlatlarımızı ve öğretmenimizi rahmetle anıyorum. Bir aile çocuğunu okula gönderirken onun can güvenliğinden endişe etmek zorunda kalmamalıdır. Öğretmenlerimiz görevlerini korku içinde yapmamalı, öğrencilerimiz eğitim hayatlarını şiddet tehdidi altında sürdürmemelidir. Siyasetin, kamu yönetiminin ve bütün ilgili kurumların üzerinde tartışmasız biçimde birleşmesi gereken öncelik budur. Ancak böylesine ağır hadiseler karşısında yalnızca üzülmek ve kınamak yeterli değildir. Asıl sorumluluk, aynı acıların tekrarını önleyecek tedbirleri hayata geçirmektir. Daha dün, 21 Eylül’de, çocukların eğitim süreçlerindeki güvenliğini güçlendirmek amacıyla yedi bakanlığı kapsayan bir iş birliği protokolü imzalandığı açıklandı. Vatandaşımızın beklentisi, bu çalışmaların okulda, okul çevresinde ve çocuğunun günlük hayatında somut bir güvenceye dönüşmesidir. Alınan tedbirlerin yeterliliği, sahadaki uygulaması ve denetimi açık biçimde değerlendirilmelidir. Sorulması gereken sorular bellidir, Çocukların silaha erişimini engelleyen mekanizmalar nasıl işliyor? Önceden bir tehdit, ihbar veya yardım talebi varsa hangi süreçlerden geçiriliyor? Okul yönetimleri, rehberlik birimleri, aileler ve güvenlik birimleri arasındaki bilgi paylaşımı zamanında ve etkili biçimde sağlanıyor mu? Tespit edilen riskler için kimin, hangi tedbiri, ne zaman alacağı belli mi? Bu soruların cevabını aramak, herhangi bir kurumu peşinen suçlamak değildir. Kamu sorumluluğunun gereğidir. Turgutlu’daki olayla ilgili adli ve idari soruşturmalar sürmektedir. Soruşturma sonuçlanmadan kişiler hakkında kesin hüküm kurulmasını doğru bulmayız. Bununla birlikte silahın çocuğun eline nasıl geçtiği, muhafaza koşulları ve olay öncesinde akran zorbalığı yaşandığı yönündeki iddialar dâhil, bütün hususların titizlikle aydınlatılması gerekir. Varsa ihmal ve sorumluluklar, kimse korunmadan ve kimse peşinen suçlanmadan ortaya çıkarılmalıdır. Hukuka bağlılık, sorumluluğu belirsiz bırakmak değildir; sorumluyu delille belirlemek ve gereğini yapmaktır. Millî Eğitim ve İçişleri Bakanlıklarına çağrımız; okul güvenliğinin yalnızca bina girişleriyle sınırlı tutulmaması, öğrencilerin kullandığı güzergâhlar ve okul çevresiyle birlikte ele alınmasıdır. Güvenlik personeli ve fiziki tedbirlerin yanında rehberlik hizmetleri, zorbalıkla mücadele, çocukların güvenle başvurabileceği bildirim kanalları ve ailelerle düzenli iletişim de güçlendirilmelidir. Çocukları koruma görevi yalnızca ailelerin veya öğretmenlerin omuzlarına bırakılamaz; kurumların görevleri, kaynakları ve hesap verme sorumlulukları açık olmalıdır. Saldırıdan etkilenen öğrenci, öğretmen ve veliler için başlatılan psikososyal destek çalışmaları da olayın gündemde kaldığı günlerle sınırlı tutulmamalıdır. İhtiyaç duyan her çocuğun ve ailenin desteğe kesintisiz ulaşması sağlanmalıdır. Kastamonu’muzda da Valiliğimizin koordinasyonunda; İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzün, emniyet ve jandarma birimlerimizin, okul yönetimlerimizin ve velilerimizin katılımıyla mevcut tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Belirlenen eksiklikler, sorumlu kurumları ve giderilme takvimleriyle birlikte ele alınmalıdır. Bunun için şehrimizde de benzer bir acının yaşanmasını bekleyemeyiz. Bu açıklamamızın odağında siyasi polemikler değil, çocuklarımızın hayatı, güvenliği ve geleceği bulunmaktadır. Soruşturmaların sonuçlarının ve alınan önlemlerin, çocukların mahremiyeti ile adli süreçlerin gereklilikleri korunarak kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz. Çocuklarımızın güvenliği, bir sonraki acıya kadar konuşulacak bir gündem değildir. Her gün yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.