Belediye Meclisi'nde Yoğun Gündem

Belediye Meclisi, Belediye Başkanı Hasan Baltacı başkanlığında 2026 yılı Kasım ayı birinci oturumunu gerçekleştirdi.

Belediye Meclisi, Belediye Başkanı Hasan Baltacı başkanlığında 2026 yılı Kasım ayı birinci oturumunu gerçekleştirdi. 

Toplantıda encümen ve komisyon üyelikleri için seçimler yapılırken 2027 yılı bütçe hazırlıkları, imar planı değişiklikleri, belediyenin gelir ve giderleri, personel politikası ve yeni hizmet yatırımları ele alındı. Belediye yönetiminin geçmiş dönem işlemlerine ilişkin açıklamalarının yanı sıra mevcut mali yapı ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler de meclis üyelerinin gündemindeydi.

‘Çalışmaların Biraz Daha Hızlanması Gerektiğini Düşünüyoruz’

Belediye Meclisi’nde gündem maddelerine geçmeden önce söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı; “Şimdi aynı hizmet, şeffaflık ve hesap verebilirlik ölçüsüyle Kastamonu meselelerine gelelim. Sayın Başkanım, Kastamonu’nun gelişmesini ve hemşehrilerimizin hak ettiği hizmetlere kavuşmasını istiyoruz. Doğru yapılan işleri elbette her zaman destekleriz. Ancak yanlış gördüğümüz uygulamaları, her zaman söylediğimiz gibi, sorgulamaktan geri durmayız. Çünkü halkımız bizi bu mecliste eleştirmek ve muhalefet yapmak üzere görevlendirdi. Şehrimizin geleceğini korumak, hemşehrilerimizin hakkını savunmak ve belediye yönetiminden hesap sormak bizim görevimizdir. 2 Mayıs’ta da Kastamonu’nun altyapı sorunları, yol ve kaldırım çalışmaları yine gündemdeydi. Altyapı çalışmaları sırasında bozulan yolların ve kaldırımların zamanında onarılması, vatandaşlarımızın günlük hayatının kolaylaştırılması gerekiyor. Bu konuda yapılan çabaları takdir ediyoruz ancak çalışmaların biraz daha hızlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu hizmetler yapılırken önemli olan, başka bir mağduriyetin oluşturulmamasıdır. Sayın Başkanım, bir de son 2-3 gündür gündemde olan denetim raporu meselesi var. Sayıştay denetim raporu konusunda herhâlde siz bir açıklama yaparsınız. Bu nedenle burada üzerinde fazla durmayacağım. Değerlendirme yaparız. Ayrıca üzerinde duracağımız önemli bir konu da belediye işçilerimizin toplu iş sözleşmesi sürecidir. Belediye işçileriyle yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamaması ve uyuşmazlığın hakem sürecine taşınması, çalışanlarımızı ve ailelerini doğrudan ilgilendirmektedir. Ekim ayı meclis toplantısında bu konuyu sorduğumda, görüşmelere müdahil olmadığınızı ifade ettiğinizi hatırlıyorum. Ancak görüşmelerin yetkili temsilciler aracılığıyla yürütülmesi, belediye yönetiminin işveren olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Sayın Başkan, işçilerimizle neden anlaşma sağlanamadı? Ücret artışına engel olarak ifade ettiğiniz yüzde 40 personel gideri sınırının rakamsal karşılığı nedir? Bunun yasal dayanağı nedir? Yani bütçenin yüzde 40’ı sınırından bahsediyoruz. Ben işçi giderlerine ilişkin bize verilen bilançolara baktım. Ancak şirket personelindeki çalışanların giderleri de bu rakamlara dâhil olduğu için tam olarak hesaplayamadım. Yüzde 40 sınırına ne kadar yakınız, şu anda oranımız nedir? Bu konuda bilgi alabilirsek memnun oluruz. Uzlaşma için hangi alternatifler değerlendirilmiştir? Bu sorularımıza ayrıntılı şekilde cevap verirseniz memnun oluruz. İşçinin alın terine sahip çıkmak yalnızca sözle değil, ücret politikasında ve çalışma şartlarında da karşılığını bulmalıdır. Bir diğer önemli konu olarak gördüğüm ve değinmek istediğim mesele ise parke fabrikası ve yol kaplama politikasıdır. Önemli bir yatırımla parke üretim tesisi kuruldu. Bu tesis sayesinde üretim maliyetlerinin düşeceği ve belediyenin tasarruf sağlayacağı açıklanmıştı. Ben de tesisi gidip gezdim. Ancak şehirde parke yerine asfalt kullanımına ağırlık verileceği yönünde duyumlar kulağıma geldi. Bu ne kadar doğru? Bu konuda bilgi almak istiyorum. Master planınızın danışmanı da herhâlde bu yönde bir değerlendirme yaptı. Bana gelen bilginin doğru olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Ayrıca birçok yerde, asfalt çalışmaları kapsamında parkelerin sökülerek yerine asfalt dökülmeye başlandığını görüyoruz. Bu konuda böyle bir politikanız var mı? Sökülen parkeler ne yapılıyor, nasıl değerlendiriliyor, nerelerde kullanılıyor? Bu konuda da bilgi verirseniz memnun oluruz. Amacımız burada kimseyi eleştirmek ya da yıpratmak değil; yapılan yatırımın verimli kullanıldığından ve Kastamonu’ya ayrılan kaynakların doğru değerlendirildiğinden emin olmaktır. Önümüzde 2027 yılı bütçesi var. Bugünkü konumuzun en önemli başlıklarından biri de bu. Aslında bugün komisyonları konuşacağız ancak bütçeyi de değerlendireceğiz. Kasım ayındaki bir sonraki toplantıda asıl gündemimiz bütçe olacak. Bütçe; Kastamonu’nun yollarıdır, suyudur, altyapısıdır, sosyal hizmetleridir ve geleceğidir. Bu nedenle bütçe görüşmelerinde şu sorulara cevap arayacağız: Belediyemizin öncelikleri nelerdir? Hangi yatırımlar, hangi tarihlerde tamamlanacaktır? Vatandaşımızın ödediği vergiler ve ücretler hangi hizmetlere dönüşecektir? Ek bütçe ihtiyacı hangi gerekçelerle ortaya çıkmıştır? Biz AK Parti olarak bu soruları sormaya ve cevapları takip etmeye devam edeceğiz. Bir belediyenin başarısı yalnızca yaptığı açıklamalarla, düzenlediği törenlerle veya sosyal medya paylaşımlarıyla ölçülemez. Başarı; vatandaşın hayatına dokunan hizmetlerle, tamamlanan yatırımlarla, mali disiplinle ve hesap verebilirlikle ölçülür. Kastamonu halkı, kendisine sunulan hizmetlerin kalitesini ve belediyenin kaynaklarını nasıl kullandığını bilme hakkına sahiptir. Bizim muhalefet anlayışımız, dediğim gibi, hizmete karşı çıkmak değildir. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demektir. Bu mecliste farklı siyasi görüşler temsil ediyor olabiliriz. Ancak hepimizin üzerinde uzlaştığı ortak bir değer vardır: Kastamonu. Bu şehrin sorunlarını görmezden gelmek, sorunları birbirimize yüklemek, ‘Benden önceydi, benden sonra’ gibi ifadelerin arkasına sığınmak yerine vatandaşın beklentilerini temel ölçütümüz olarak kabul etmeliyiz. Bizim görevimiz, doğru yapılan hizmetleri desteklemek, yanlışları sorgulamak ve Kastamonu’nun menfaatlerini her türlü siyasi hesabın üstünde tutmaktır. Bizim şahsi düşüncemiz her zaman bu yöndedir. Bizim için esas olan kimin söylediği değil, Kastamonu’ya ne kazandırdığıdır. Bu anlayışla hemşehrilerimizin hakkını savunmaya, kamu kaynaklarının hesabını sormaya ve şehrimize yararlı olacak her çalışmaya katkı sunmaya devam edeceğiz. Çünkü bu şehir hepimizin, bu şehrin geleceği hepimizin sorumluluğudur” diyerek sözlerini tamamladı.

‘Liyakatten Söz Ediyorsanız Önce Kendi Döneminizin Hesabını Verin’

Yeni Parti Belediye Meclis Üyesi Özlem Eylem Özdemir ise yaptığı açıklamada, “Kastamonu Belediyesi Personel Limited Şirketi bünyesinde istihdam edilmek üzere bir inşaat mühendisi ve bir imalat işçisi alımı gerçekleştiriyoruz. Başvuru şartları belediyemizin internet sitesi üzerinden yayımlandı. İşe alınacak iki arkadaşımız, belediyemizin ihtiyaç duyduğu işlerde görev yapacak. Şimdi AK Parti Merkez İlçe Başkanı Sayın Yaşar Özdemir bu alımla ilgili bir açıklama yapmış. Kendince mülakat ve liyakat tartışması yaratmaya kalkmış. Öncelikle şunu söylemem gerekiyor: Biz memur almıyoruz, işçi alıyoruz. Merkezi sınavlarda öğretmenlik, hâkimlik gibi atamalarda insanların sınavda aldıkları puanların mülakatla değiştirilmesine dün karşıydık, bugün de karşıyız, yarın da karşı olacağız. Ancak burada konuştuğumuz konu farklı. Belediyemiz, ihtiyaç duyduğu işleri yapabilecek işçileri istihdam edecek. Tabii ki bir imalat işçisi alıyorsak o arkadaşımıza, ‘Başına geçeceğin makineyi kullanabilecek misin? Üretim yapabilecek misin? Bu işi biliyor musun?’ diye soracağız. Bir inşaat mühendisi alırken de mesleki yeterliliğine bakacağız. ‘Projeyi okuyabilecek misin? Uygulamayı takip edebilecek misin?’ diye soracağız. Bunun adı torpil değildir. Bunun adı işe uygunluk değerlendirmesidir. Elbette bugün bize liyakat üzerinden ders vermeye çalışanlara söyleyecek iki çift sözümüz var. Sayın Yaşar Özdemir, liyakat diyorsanız önce kendi siyasi geçmişinize bakın. Sizin il başkanınız Ahmet Sevgilioğlu’nun oğlu geçmişte Kastamonu Belediyesi’nde başkan yardımcılığı yaptı. O dönem kendi eşini ve yeğenini de Kastamonu Belediyesi’nde memur olarak işe başlattı. Sizin liyakat anlayışınız bu mu? Eşini memur olarak işe almak mı liyakat? Yeğenini memur olarak işe almak mı liyakat? Sonra da çıkıp utanmadan, sıkılmadan Kastamonu Belediyesi’nin istihdam edeceği bir inşaat mühendisi ve bir imalat işçisi üzerinden bize liyakat dersi vermeye çalışıyorsunuz. Bizim için liyakat, birilerinin yakını olmak değildir. Bizim için liyakat, yaptığın işi hakkıyla yapabilmektir. Bizim istihdam ettiğimiz personelin liyakatini lafta değil, sahada görebilirsiniz. Sokak sokak, cadde cadde attığımız asfaltlarda görebilirsiniz. Yaptığımız köprülerde görebilirsiniz. Açtığımız parke fabrikasında görebilirsiniz. Ürettiğimiz taşta, yaptığımız altyapıda görebilirsiniz. Çocuklarımızı sınavlara hazırladığımız Akademik Kastamonu’da görebilirsiniz. O yüzden kimse bizim üzerimizden liyakat tartışması açmaya çalışmasın. Liyakatten söz ediyorsanız önce kendi döneminizin hesabını verin.” diyerek sözlerini tamamladı.

‘Söylediğimiz Gerçekler Sizi Mahcup Edebilir’

Sorulan sorulara cevap veren Belediye Başkanı Hasan Baltacı, “Öğretmen alımında mülakat yapılmasına gerek yoktur. Öğretmen alımlarında KPSS ile bir sınav yapıyorsunuz. Kanun diyor ki sınavdan aldığı puanın 3 puan altı ya da 3 puan üstünden daha fazla mülakat puanı verilemez. Siz Türkiye birincilerine en düşük notu vererek kanunun çizmiş olduğu sınırları çiğnediniz. Hâkim ve savcıların mülakatı meselesi ise 2010 anayasa referandumuyla gündemimize girdi. Hatırlarsınız, ‘Mezardakiler kalksın da oy kullansın.’ demişti birisi. Mezardakiler kalkıp oy kullandı mı, onu bilmiyorum ama yüzde 58 oyla 2010 referandumu geçti. Ondan sonra hâkim ve savcılar mülakatla göreve getirildi. Sonra bir baktınız, ‘bunlar atanmış’ dediniz. Bizim kastettiğimiz mesele bu. Hâkimlik, savcılık ve öğretmenlik gibi KPSS puanının esas olduğu alımlarda mülakatla insanların elenmesine dün de karşıydık, bugün de karşıyız. Az önce belediye meclis üyemiz bahsetti. Biz bir imalat işçisi alacağız. Elbette ki deneyeceğiz, sınayacağız. Biz bir şey üretmek istiyoruz. Az önce dediniz ya, ‘Kastamonu için ne üretiyorsunuz, bunları bilmek istiyoruz.’ Biraz sonra cevap vereceğim. Üretmek istediğimiz iş için en doğru işçiyi seçmek zorundayız. Bunu yapmak zorundayız. Ben ve arkadaşlarım hiç kimsenin referansına bakmıyoruz. Temizlik işçisi alırken de kişinin sağlık sorunu olup olmadığına, bu işte çalışmaya gayretli olup olmadığına bakıyoruz. Bizim istediğimiz bazı kriterler var. Arkadaşlarıma, ‘Belediyemizin şu kriterlerde personele ihtiyacı var. Bana bu kriterlere uygun personel bulun’ diyorum. Bugüne kadar mülakat komisyonuna en ufak bir isim bildirmiş değilim. Ancak Özlem arkadaşımızın bahsettiği konuyu siz AK Parti Belediye Meclisi grubu olarak kendiniz sorgulamalısınız. Yalnızca burada değil, partide yaptığınız toplantılarda, grup toplantılarınızda da sormalısınız. Şu konuda kendisine katılıyorum: Evet, 3 Kasım 2002 Türkiye siyasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. İyisiyle kötüsüyle bir dönüm noktasıdır, kabul ediyorum. Ama hesap verebilirlik ve şeffaflık konusunda, burada belediye meclisi kürsüsünde biz size hesap sorma hakkı tanıyorsak siz de kendi toplantılarınızda il başkanınıza hesap sorun. İl başkanınıza, ‘Sen bu şehrin belediye başkan yardımcısıyken, icra makamındayken, idari bir görevdeyken eşini ve yeğenini nasıl sözleşmeli personel yapıp daha sonra memur yaptın?’ diye sorun arkadaşlar. Yaşar Bey’e de selam söyleyin. Yapacağı açıklamaları önce size danışıp yapsın. Biz buradan sizlerin yüzlerini kızartmak için herhangi bir konuşma yapmıyoruz. Ancak söylediğimiz gerçekler sizi mahcup edebilir. Şimdi il başkanınız orada duracak, birlikte siyaset yapacaksınız. Eşini, yani eşini… Bundan öte bir liyakatsizlik mi var? İnsan utanır. Bu milletin çocukları iş beklerken, ben idari bir görevdeyim, eşimi buraya alamam demesi lazım. Siz bunun hesabını sordunuz mu? Bence sorun, ondan sonra bize söyleyin. Biz eleştirdiğimiz her meselede kendi ilkelerine sahip çıkan bir siyasi çizgide yürümeye devam ediyoruz. Şimdi Ahmet Başkan az önce şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerine bir şeyler söyledi. Hakkı da var, doğru da söylüyor. Seçimle ya da atamayla devletin herhangi bir kademesinde göreve gelen herkes bu millete hesap vermek zorundadır. Belediye meclisi toplantılarının bu kadar uzun sürmesinin, kürsüden konuşmalar yapılmasının ve mikrofonların açık olmasının; toplantıların 10 dakikada ‘kabul edenler, etmeyenler’ şeklinde bitmemesinin sebebi şudur: Herkes hesap sorabilsin, herkes yaptığı işin hesabını verebilsin. Öncelikle bu imkânı Kastamonu’ya sunduğumuz için gurur duyuyorum. Geçen seneki ve ondan önceki plan ve bütçe görüşmelerinde Kastamonu Belediyesi bir ilki başardı. Dikkat ettiyseniz buraya çıkan her arkadaşımız, ilgili birimin bütçesi içerisinde neler yapılacağını değerli belediye meclisi üyelerimizle ve Kastamonulularla paylaştı. Hatta öyle ki icracı birimlerden, özellikle Fen İşleri, KASKİ ve Park ve Bahçeler gibi birimlerden arkadaşlarımız buraya çıkıp Kastamonu’nun bize emanet ettiği bütçelerin hangi projelere harcanacağını harita üzerinden gösterdi. Yol yol, cadde cadde, sokak sokak, mahalle mahalle anlattık. Bizden daha fazla bu milletin bütçesine sahip çıkan var mıdır, takdir Kastamonulularındır. Biz her kuruşun hesabını dün verdik, bugün de vereceğiz. Toplu iş sözleşmesiyle ilgili görüşmeleri işçi sendikasının yöneticisi arkadaşlarımızla ve belediyemizin bağlı bulunduğu sendikanın yöneticileri karşılıklı olarak masada yürüttüler. Bir noktadan sonra uzlaşma sağlanamayınca konu hakem kurumuna gitti. Hakem kurumunun vereceği kararı bekliyoruz. Biz bu ülkede işçiye, emekçiye en çok değer veren siyasi anlayıştan gelen insanlarız. Bugüne kadar iş ve emek mücadelesinde bizi her yerde görmüşsünüzdür. Bir grev çadırında, bir hak arama eyleminde, bir ücret mücadelesinde görmüşsünüzdür. Her yerde işçinin ve emekçinin yanında olduk. Toplu sözleşmede işçimize ne kadar zam teklif edildiği ve hangi oranda anlaşma sağlanamadığı konusunda bilgi sahibi olmanız gerekiyor. Örneğin biz toplu sözleşmede işçimize temmuz ayı için yüzde 13,52 zam teklif ettik. Bunun sizin için bir anlamı var mı? AK Parti Belediye Meclisi grubundaki arkadaşlar için… Bir anlamı yoksa mutlaka öğrenmeniz lazım. Temmuz ayında memura yapılan zam yüzde 13,52. Başka bir şey daha söyleyeyim: Sıfır. Bunun da sizin için bir anlamı olmalı. Temmuz ayında asgari ücrete yapılan zam sıfır. Bir taraftan asgari ücretliye sıfır zammı layık göreceksiniz, bir taraftan memura yüzde 13,52 zam yapacaksınız, diğer taraftan da Kastamonu Belediyesi’ne ‘Kısıtlı kaynaklarla neden daha fazla vermiyorsun?’ diye soracaksınız. Sorabilirsiniz, hakkınız. Biz de size cevabını veririz” diye konuştu.

Belediye bütçesinin yüzde 40’ından fazlasını personel harcamalarına ayırma haklarına sahip olmadığını belirten Baltacı, “Yüzde 40 meselesine gelince, belediye bütçesinin yüzde 40’ından fazlasını personel harcamalarına ayırma hakkına sahip değilsiniz. Bu konuda yüzde 40’ı geçen belediyeler var. Burada örnekleri de var, onları da anlatırım. Belediyemizin personel giderlerinin, yanlış bir şey söylemek istemiyorum, yüzde 36-37 seviyelerinde olduğunu hatırlıyorum. Bu ifadeyi kesin bilgi olarak kabul etmeyin. Bu konuyu sizlerle hesaplama yaptığımızda paylaşırız. Zaten verebileceğimiz azami zamla ilgili hesapları yaptıktan sonra işçilerimizle masaya oturduk. Bu açıklamaları yaptık ve tekliflerimizi belediyemizin bütçesine göre kendilerine ilettik. Değerli arkadaşlar, parke meselesine gelelim. Bir parke üretim tesisi kurduk. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da tesise çok iyi sahip çıkıyorlar. Bu tesisle Kastamonu’daki birçok yol ve kaldırımda kullanılmak üzere parke üreteceğiz. Ancak bizim tercihimiz, mümkün olan birçok yolda tamirat ve yapım kolaylığı açısından asfalt yol yapılmasıdır. Peki, bu tesisi niye kurdunuz? Bizim kaldırımlarımız, ara sokaklarımız ve kentsel sit alanlarımız var. Buralarda parke yapılması gereken çok sayıda yer bulunuyor. Parke yapımı ve tamiratı hiç bitmeyen bir iş arkadaşlar. Bu sene yaparsınız, üç beş sene sonra tekrar tadilat ve tamirat yapmak zorunda kalırsınız. Yollar değişir, inşaat yapılır, altyapı çalışması olur. Dolayısıyla parke tesisimize ihtiyaç duyulacak birçok alan var. Ayrıca parke tesisimiz yalnızca belediyemizin ihtiyaçlarını karşılamak için değil, piyasaya satış yaparak bir şirket gibi üretim yapmak amacıyla da faaliyet gösterecek. Değerli arkadaşlar, bizden önce var mıydı, yok muydu meselesine gelince; her siyasi parti kendisinden önceki dönemde neler yapıldığını anlatmaya çalışır. Az önce siz konuşurken 3 Kasım 2002’nin Türk siyasetinde bir dönüm noktası olduğunu söylediniz. Siz kendi iktidara geldiğiniz dönemi nasıl bir dönüm noktası olarak anlatabiliyorsanız biz de göreve geldiğimiz tarihi bir dönüm noktası olarak anlatabiliriz. Sayıştay raporuyla ilgili de bazı açıklamalar yapacağız. Konu kamuoyuna yansıdı. Raporda 41 bulgu var. Bunların ilk altı tanesi özellikle muhasebedeki teknik meselelerle ilgili. Geriye kalan 35 bulguyla ilgili bazı hususları burada açıklayacağız. Ancak benim arzum, AK Parti Belediye Meclisi grubundaki arkadaşlar Sayıştay raporunu incelediyse sizin de soru sormanızdır. Biz yalnızca cevap verelim diye beklemiyoruz. Sayıştay bize yazdığında cevaplarımızı zaten yazılı olarak verdik. Bunları Kastamonulularla da paylaşacağız. Onların merak ettiği hususları da burada aydınlatacağız. Ancak sizin de merak ettiğiniz bir şey varsa bizim açıklama yapmamızı beklemeden siz de sorun, biz de burada meseleyi aydınlatalım. Kaynak kullanımı meselesiyle ilgili Sayıştay raporuna yansıyan bir tablo var. İzninizle onu paylaşacağım. Kaynakları en verimli şekilde kullanmak, Kastamonu’ya kısıtlı kaynaklarla en iyi şekilde hizmet edebilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu durum Sayıştay raporuna da yansımış durumda. Kastamonu Belediyesi’nin 2025 mali tablolarında, Sayıştay raporunda görebileceğiniz üzere, gelirler yüzde 37,98 artmış. Yani Kastamonu Belediyesi bizim dönemimizde gelirlerini bir önceki döneme göre yüzde 37,98 oranında artırmış. Buna karşılık giderlerini yüzde 34,33 oranında azaltmış. Bir başka husus, Kastamonu Belediyesi bizden önce bütçesinden faize pay ayırırken faiz ödemelerimiz neredeyse yüzde 42 oranında azalmış. Personel giderlerimizde ve SGK giderlerimizde de azalış var. Bu çok önemli. Daha önce ödenmeyen SGK borçlarının birçoğunun yükünü faiziyle birlikte biz ödedik. Aynı zamanda Kastamonu Belediyesi’nin SGK yükünü de hafiflettik. Buna rağmen hizmet ve işletme giderlerinde yüzde 37’ye varan artış var. Diğer taraftan yatırım harcamaları da yaklaşık yüzde 108, yani iki katına çıkmış. Bu tablo şunu gösteriyor: Kastamonu Belediyesi 2025 yılında bir önceki döneme göre gelirlerini artırmış, giderlerini azaltmış ancak buna rağmen yatırım ve hizmetlerini de iki katına çıkarmış. Bu, Sayıştay raporunda yer alan bir mali tablodur arkadaşlar. Bunu da dikkatinize sunmak istedim. Bu tablo, yönetimimizde belediyemizin kaynaklarını en verimli şekilde kullandığını, personel organizasyonunu en iyi şekilde yaptığını ve işçinin, emekçinin alın terini gözeterek Kastamonu’ya yaptığı yatırımları iki katına çıkardığını gösteriyor. İnşallah bu dönem daha fazla yatırım yapma imkânımız olacak. Bu imkânı hep birlikte bütçe görüşmelerinde değerlendireceğiz ve paylaşacağız. Aynı zamanda bu belediye meclisi toplantısına ek bütçe geldi. Ek bütçenin gelmesi de bizim iş yapma, yatırım yapma ve hizmet etme gayretimizin bir göstergesidir arkadaşlar. Biraz sonra arkadaşlarımız bu konuda söz alır. Ancak bütçeyi oluşturduğumuz geçen yılın kasım-aralık dönemiyle bugünkü, bir yıl sonraki dönem aynı değil. Özellikle akaryakıt giderleri, asfaltın ham maddesi olan malzemelerin giderleri, elektrik ve doğal gaz giderleri öngörülemeyen ölçüde arttığı için ek bütçeye ihtiyacımız oldu. İnşallah ek bütçeyle birlikte bütçemizi yüzde 80’in üzerinde gerçekleşme oranıyla tamamlamayı düşünüyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. 

Toplu Taşıma İşletmelerine Gelir Desteği Gündemde

Toplantının önemli başlıklarından biri de belediye sınırları içerisinde toplu taşıma hizmeti veren özel halk otobüsü işletmecilerine gelir desteği sağlanması oldu. Artan akaryakıt ve işletme giderleri, yolculardan gelen şikâyetler, ücretsiz taşımacılığın finansmanı, geçmiş dönemden kalan kira borçları ve 2027 yılında yapılması planlanan yeni ihale süreci mecliste kapsamlı şekilde değerlendirildi. Yeni Parti Belediye Meclis Üyesi Nurullah Şahin, özel halk otobüsü işletmecilerinin artan maliyetler nedeniyle zorlandığını belirterek 2026 yılının ilk 10 ayında motorin fiyatlarında yüzde 76 artış yaşandığını söyledi. Ekim ayında bilet türlerine göre yaklaşık yüzde 14 ile yüzde 25 arasında yapılan ücret düzenlemesinin maliyet artışlarını karşılamaya yetmediğini ifade eden Şahin, yeni bir zam yerine belediyenin işletmecilere gelir desteği sağlamasını istediklerini dile getirdi. Şahin, “Biz zam yapmak yerine yapacağımız zammı biz karşılamak istiyoruz. Çünkü toplu ulaşım, öğrencilerin okuluna, emeklinin hastaneye, çalışan vatandaşımızın işine ulaşmasını sağlayan temel bir kamu hizmetidir” dedi. 

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı da gelir desteği verilmesini desteklediklerini açıkladı. Mayıs 2024'teki ilk meclis toplantısından itibaren konuyu gündeme getirdiğini belirten Namlı, özellikle ücretsiz taşınan yolcuların maliyetinin ücretli yolcuların üzerine bırakılmasını doğru bulmadıklarını söyledi. Akaryakıt, bakım, personel ve diğer işletme giderlerindeki artışın tamamının bilet fiyatlarına yansıtılmasının kalıcı çözüm olmayacağını ifade eden Namlı, geçmişte konunun çözüme kavuşturulamaması nedeniyle özeleştiride de bulundu. Namlı, “Bu konunun yıllardır takipçisi olduk ancak kabul etmeliyiz ki yalnızca bu konuyu gündeme taşımak yeterli olmadı. Bugüne kadar kalıcı bir çözüme ulaşmaması konusunda geçmişteki sorumluluğumu da kendim kabul ediyorum” ifadelerini kullandı.
Belediyenin sağlayacağı desteğin karşılığında hizmet kalitesinin de yükseltilmesi gerektiğini belirten Namlı; sefer saatleri, güzergâhlar, araç temizliği, yolculara davranış, duraklarda bekleme süreleri ve hizmet düzenliliği konusunda vatandaşlardan gelen şikâyetlerin dikkate alınmasını istedi. İşletmecilerle belediye arasında protokol imzalanmasını öneren Namlı, tarafların sorumluluklarının açıkça belirlenmesi gerektiğini söyledi. Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise araç temizliği, bakım, personelin davranışları ve sefer düzenine ilişkin yükümlülüklerin 2017 yılındaki ihale şartnamesinde zaten bulunduğunu belirtti. Bu konular için ayrıca protokol hazırlanmasına ihtiyaç olmadığını ifade eden Baltacı, sağlanacak gelir desteğinin ardından hizmet kalitesinde gözle görülür iyileşme ve vatandaş şikâyetlerinde belirgin azalma beklediklerini kaydetti. Gelir desteğinin uygulanmasına ilişkin ayrıca bir protokol gerekmesi durumunda meclis gruplarının birlikte çalışabileceğini de söyledi.

Güzergahlar Ve Araç Sayıları Yeniden Düzenlenecek

Toplu taşıma sistemine ilişkin hazırlanan yeni planlama hakkında da bilgi veren Baltacı, güzergâhlarda, durak yerlerinde ve kullanılan araç sayılarında değişiklikler yapılmasının gündemde olduğunu açıkladı. Belediye otobüsleri, ulaşım şirketi ve özel halk otobüsü işletmecilerinin entegre bir sistem içerisinde çalışmasını istediklerini belirten Baltacı, işletme maliyetlerini azaltacak modellerin esnafla paylaşılacağını ifade etti. Özel halk otobüslerinin yıllık yaklaşık 4 milyon litre motorin tükettiğini belirten Baltacı, güzergâh ve sefer saatlerinde yapılacak düzenlemelerle bu miktarın 3 milyon litreye düşürülebileceğini söyledi. Böylece yıllık 1 milyon litre yakıt tasarrufu sağlanmasının hedeflendiğini kaydeden Baltacı, “Ortak çalışma prensibine geçebiliriz. Fazla araçla çalışıp çok fazla masraf yapmak yerine daha az araçla daha fazla kâr edilebilecek modellere geçirebiliriz” dedi.

Toplu taşıma sisteminin finansmanında merkezi yönetimin de sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Baltacı, toplu taşımada kullanılan motorin için destek verilmesini veya vergi yükünün azaltılmasını önerdi. Özellikle 65 yaş üstü vatandaşların ücretsiz taşınması karşılığında sağlanan desteğin artırılması gerektiğini belirten Baltacı, yeni toplu taşıma aracı alımlarında KDV muafiyeti ve uygun kredi desteği sağlanmasının da işletmecilerin araçlarını yenilemesini kolaylaştıracağını ifade etti.

45 Milyon Liralık Geçmiş Dönem Kira Alacağı Gündeme Geldi

Görüşmelerde söz alan AK Parti Belediye Meclis Üyesi Necati Atak, pandemi döneminden itibaren özel halk otobüsü işletmecilerinin ekonomik sıkıntılar yaşadığını, bazı esnafın araçlarını satmak zorunda kaldığını söyledi. Araçların yaşlanmasıyla bakım ve onarım maliyetlerinin arttığını belirten Atak, geçmiş dönemden kalan kira borçlarının da çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Pandemi döneminde kira bedellerinin alınmayacağı yönünde açıklamalar yapıldığını ancak bunun resmî bir düzenlemeye dönüştürülmediğini ifade eden Atak, biriken borçların işletmeciler üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu söyledi. Baltacı ise 2021 yılından kalan kira alacakları nedeniyle hukuki ve mali açıdan sorun yaşadıklarını belirtti. Yaklaşık 45 milyon liralık geçmiş dönem alacağı bulunduğunu ifade eden Baltacı, bu tutarın tahsil edilmesinin de edilmemesinin de farklı sorunlar doğurduğunu kaydetti. Göreve geldikleri günden itibaren işletmecilerle diyalog içerisinde olduklarını belirten Baltacı, meclis gündemine gelmeden önce belediye yöneticileri ve meclis üyeleriyle birlikte kooperatifi ziyaret ederek işletmecilerin taleplerini dinlediklerini söyledi. 2027 yılında yeni bir ihale sürecinin bulunduğunu da hatırlatan Baltacı, bu süreç öncesinde yapılması gerekenlerin işletmecilerle paylaşılacağını ve toplu taşımanın kesintiye uğramaması için ortak çalışma yürütüleceğini ifade etti. Görüşmelerin ardından özel halk otobüsü işletmecilerine gelir desteği sağlanmasına ilişkin teklif, yardımın kapsamı ve bütçesinin belirlenmesi amacıyla oy birliğiyle Plan ve Bütçe Komisyonuna gönderildi. Oturumda desteğin miktarı ve ödeme yöntemine ilişkin kesin bir rakam açıklanmadı.

‘İnşallah Bir Gün Milletin Karşısında Hesap Verirler’

Sayıştay Denetim Raporu'nun geçmiş dönem belediye işlemlerine ilişkin bölümleri de mecliste tartışıldı. Belediye Başkanı Hasan Baltacı, belediyeye ait 2 bin 560 metrekarelik bir parsel üzerinde yapılaşma gerçekleştirildiğini ve durumun iskân başvurusu sırasında fark edildiğini açıkladı. Sayıştay raporuyla alakalı açıklamalarda bulunan Baltacı, “Millet bütün gerçeği görüyor. Biz burada neyi konuşursak konuşalım, en nihayetinde onların bir terazisi var. O teraziden geçeceğiz. Millet dedi ki: ‘Arkadaş, bu böyle gitmez. 2024’te biz belediyenin yönetimini değiştiriyoruz.’ İnşaat devam ederken, büyük bir kısmı tamamlanmış ve iskân aşamasına gelinmişti. İskân almak için belediyemize başvurduklarında biz bu gerçeği görmüş olduk. Yani belediyeye ait 2 bin 560 metrekarelik parselin üzerine de yapı yapılmış. Sanki belediyenin parseli vatandaşa satılmış gibi bir işlem görülmüş ama aslında o parsel satılmamış. Şimdi Sayıştay raporunda belirtilen maddenin ikinci kısmı, yapım durumuna göre imar düzenlemesi yapılması. Bu kısma katılmıyorum. Çünkü düzeltici bir işlem yapabilirsiniz. Belediyenin parselini işgal edenler, aslında bu parseli almak zorunda olanlar, ücretini yatırıp satın almaları gerekiyordu. Biz de gerekli işlemi yaptık. Ya binayı yıkacaksınız ya da ücretini ödeyerek binayı imar durumuna uygun hâle getireceksiniz. Biz de o parselin satılmasını ve yapının imar durumuna uygun hâle getirilmesini sağladık. Burada bizim yaptığımız şey düzeltici bir işlemdir. Sayıştay raporunda aslında 35’inci madde var. Takas yoluyla, kamulaştırma yoluyla taşınmazın el değiştirmesi meselesi. Burada kimsenin cebine bir kuruş girmemiştir. Belediyenin işgal edilen parselinin bedelini biz aldık. Biz olmasaydık o ruhsatı verenler, o 72 daireye fazla yapılaşma için emin olun iskân da vereceklerdi. Bunun da birçok örneği var. Sayıştay raporuna girmiş. O günkü ruhsatın altında imzası bulunanlar hakkında da inşallah bu devlet hesabını sorar inşallah. Gelelim bir başka konuya. 35’inci madde: Takas yoluyla idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın vakıf adına tescil edilmesi nedeniyle bedelsiz olarak elden çıkarılması. İşte arkadaşlar, aramızdaki fark bu. Geçmiş dönemlerle bu dönem arasındaki fark bu. Biz belediyeye, hepimize ait bir karış toprağın hiç kimse tarafından işgal edilmesine, üzerine ruhsatsız bina yapılmasına izin vermezken zamanında Acem Hanı’nın hikâyesini biliyorsunuz. Zamanında kamulaştırma marifetiyle belediyenin parselleri peşkeş çekildi arkadaşlar. Bir vatandaş önce Acem Hanı’nı satın alıyor. 15 gün sonra belediyeye, ‘Ben burayı satın aldım. Sen burayı kültür tesis alanı ilan et.’ diyor. Ya belediyeye kültür tesis alanı ilan et diyeceğin yeri niye satın aldın? Belediye de ‘Hay hay efendim, biz burayı kültür tesis alanı ilan ederiz.’ demiş. İlan etmiş. Sonra vatandaş, ‘Madem burayı kültür tesis alanı ilan ettin, o zaman benim elimde bir işe yaramıyor. Kamulaştır.’ demiş. Belediye de ‘Hay hay, kamulaştırırız.’ demiş. ‘Kamulaştırma bedeli olarak bana para verme, sen bana kupon bir arsa bul.’ demiş. Onu da vermiş. Bir dönümlük, sit alanı içerisinde, tescilli bina haricinde hiçbir bina yapamayacağınız bir yere karşılık Kuzeykent’ten 5 dönüm kupon arazi vermiş ve bu da Sayıştay raporunda yazılmış. Umarım bu Sayıştay raporunun gereğini devletimiz yapar. Hani diyorsunuz ya, ‘Efendim, yargılansınlar.’ Şimdi biz bakıyoruz. Bizimle ilgili bir mesele olmadan, elde delil, soruşturma hiçbir şey olmadan bizim arkadaşlarımız sabaha karşı gözaltına alınıyor. Sonuna kadar gideceğiz. Sonuna kadar gitmen için önce başlaman lazım, değil mi? Yani bir başla da sonuna kadar gidip gitmeyeceğinizi görelim. İşte burada sonuna kadar gidilecek unsurlar var. Sayıştay raporunun 35’inci maddesi, takas yoluyla belediyenin arsalarının peşkeş çekilmesi hakkında dosyamızı hazırladık ve İçişleri Bakanlığına sunduk. Sonuna kadar gitmek istiyorsanız ilk kapağı kaldırın, değil mi? Son adımı atmak için ilk adımı atmak gerekiyor. Onun için inşallah bu maddelerde, KastaMall meselesinde, o yapı ruhsatıyla ilgili 7 bin 269 metrekare imara aykırı fazla yapılaşmaya ruhsat verenler bir gün milletin karşısında hesap verirler” diye konuştu. 

Sayıştay raporunun 35'inci maddesinde yer alan belediye taşınmazlarının takas yoluyla el değiştirmesi konusuna da değinen Baltacı, özellikle Acem Hanı üzerinden geçmiş dönemde gerçekleştirilen işlemleri eleştirdi. Belediyeye ait taşınmazların kamu yararına uygun şekilde korunması gerektiğini vurgulayan Baltacı, söz konusu işlemlerle ilgili hazırlanan dosyanın İçişleri Bakanlığına sunulduğunu açıkladı. Önceki dönemde yapı ruhsatlarının tek imzayla düzenlendiğini ileri süren Baltacı, belediyede e-Ruhsat uygulamasına geçildiğini ve yeni sistemle ruhsat süreçlerinin çevrim içi takip edilebildiğini kaydetti.

Sayıştay Raporunda 22 Aracın Durumu Bilinmiyor

Kastamonu Belediyesinin Sayıştay Denetim Raporu kapsamında açıklanan araç envanteri de meclis toplantısında gündeme geldi. Belediyeye ait listede 1960 ile 1998 model yılları arasında üretilmiş toplam 22 araç bulunurken, araçların tamamının mevcut durum bilgisi “bilinmiyor” olarak kaydedildi. Bir sayfalık araç listesinde otomobillerin yanı sıra açık kasa kamyonlar, minibüsler, otobüsler, damperli kamyonlar ve özel amaçlı taşıtlar yer aldı. Envanterde 37 AK 925 plakalı 1960 model Opel Record, 37 AL 137 plakalı 1964 model Chevrolet Belair, 37 DK 883 plakalı 1964 model Mercedes 1113, 37 AV 289 plakalı 1967 model Volkswagen Combi ve 37 AU 061 plakalı 1970 model Ford Transit dikkat çeken araçlar arasında bulundu. Listede ayrıca 1973 model İnter D1100 ve BMC TM 140, 1974 model Moretti TM 100 ve BMC TM 100, 1978 model Ford D1210, 1979 model BMC T140 ve TM 140 ile Ford D1210 marka otobüsler yer aldı. Daha sonraki model yıllarında ise 1984 model Bedford SHV damperli kamyon ve 1998 model BMC 11008 özel amaçlı taşıt bulunuyor. Araçların kayıt durumlarına ilişkin açıklamalarda da farklılıklar dikkat çekti. Listedeki 22 aracın 13'ünün hem trafik tescil hem de maliye kayıtlarında bulunduğu, 8 aracın yalnızca trafik tescil kaydının olduğu belirtildi. 37 AK 925 plakalı 1960 model Opel Record marka otomobilin ise trafik tescil kaydı bulunmasına rağmen maliye kayıtlarında Bozkurt Belediyesine kayıtlı olduğu bilgisi yer aldı. Özellikle araçların tamamının durumunun “bilinmiyor” şeklinde kaydedilmesi ve bazı araçların trafik tescil kayıtlarıyla maliye kayıtları arasındaki farklılıklar, belediyenin geçmiş dönem araç envanterine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar olarak öne çıktı. 

Sayıştay Raporunda Belediyenin Mali Tablosu

Sayıştay raporunda yer alan mali verilere ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Baltacı, Kastamonu Belediyesinin 2025 yılı mali tablolarında gelirlerin bir önceki döneme göre yüzde 37,98 arttığını, giderlerin ise yüzde 34,33 azaldığını söyledi. Faiz ödemelerinde yaklaşık yüzde 42 oranında düşüş yaşandığını belirten Baltacı, personel ve SGK giderlerinde de azalış olduğunu ifade etti. Daha önce ödenmeyen SGK borçlarının önemli bir bölümünün faizleriyle birlikte ödendiğini ve belediyenin SGK yükünün hafifletildiğini dile getiren Baltacı, buna rağmen hizmet ve işletme giderlerinde yüzde 37'ye varan artış yaşandığını, yatırım harcamalarının ise yaklaşık yüzde 108 yükseldiğini kaydetti. Belediyenin kaynaklarını daha verimli kullandığını savunan Baltacı, yatırım harcamalarındaki artışın tasarruf politikasıyla sağlandığını söyledi. Gereksiz ve atıl harcamaların azaltıldığını, belediye personeli ve ekipmanlarıyla yapılabilecek işlerin ihale edilmediğini belirten Baltacı, elde edilen tasarrufun yatırımlara yönlendirildiğini ifade etti. Sayıştay raporunda toplam 41 bulgu bulunduğunu belirten Baltacı, ilk altı bulgunun ağırlıklı olarak muhasebeyle ilgili teknik konulardan oluştuğunu, diğer 35 bulguya ilişkin de açıklamalar yapacaklarını söyledi. Belediye yönetiminin rapordaki tespitlere yazılı yanıtlar verdiğini kaydeden Baltacı, meclis üyelerinin merak ettikleri konuları doğrudan sormalarını istedi.

Namlı'dan Personel Giderleri Ve İşçi Sayısı Sorusu

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı, personel giderleri ve işçi sayısına ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. 2023 yılı Sayıştay raporunda belediyedeki çalışan sayısının bin 191 olarak yer aldığını, sonraki süreçte bu sayının yaklaşık bin 184 olduğunu belirten Namlı, belediyenin geçmişte ihtiyaç fazlası olduğu ileri sürülen 400 personelle ilgili açıklamalarını hatırlattı. Görevden ayrılan ve emekli olan çalışanlara rağmen personel sayısının neden benzer seviyelerde kaldığını soran Namlı, temizlik personeli olarak işe alınan 95 kişinin hangi birimlerde çalıştığının da açıklanmasını istedi. Personel sayısının azaltılması hâlinde işçilere daha yüksek ücret artışı yapılabileceğini savunan Namlı, belediyenin personel politikasıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi talep etti. Baltacı ise Namlı'nın bu değerlendirmesine karşılık, personel çıkarılmasını isteyip istemediğini sordu. Namlı, işçi çıkarılmasını önermediğini, ancak geçmişte 400 fazla personel bulunduğuna ilişkin açıklamaların bugün hangi noktada olduğunun bilinmesi gerektiğini söyledi. Özellikle temizlik personeli olarak alınan çalışanların mevcut görevlerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi. Tartışmanın ardından Baltacı, temizlik personelinin görev yerlerinin birlikte incelenmesini önerdi. Baltacı, Namlı’ya belediye başkan yardımcılarından biriyle birlikte belediyeye gelerek personelin hangi birimlerde görev yaptığını isim isim incelemeyi teklif etti.

Personel Alımında Başvuru Süresi Tartışıldı

Belediyenin bir inşaat mühendisi ve bir imalat işçisi alımı için yayımladığı ilanın başvuru süresi de mecliste gündeme geldi. AK Parti Belediye Meclis Üyesi Fevzihan Köse, 2 Kasım'da yayımlanan ilanın başvurularının 3 Kasım saat 17.00'da sona erdiğini belirterek, başvuru süresinin neden 1 günle sınırlandırıldığını sordu.
Baltacı, belediyenin özellikle imalat ve altyapı alanlarında hızlı şekilde ilave personele ihtiyaç duyduğunu belirterek başvuru süresinin bu nedenle kısa tutulduğunu söyledi. İmalat işçisi kadrosuna 70'in üzerinde, inşaat mühendisi kadrosuna ise 40'ın üzerinde başvuru yapıldığını açıklayan Baltacı, yeterli başvuru bulunduğunu ve belediyenin çalışmalarını geciktirmeden yürütmek istediğini ifade etti. AK Parti Belediye Meclis Üyesi Cengiz Zengin ise personel alımlarında şeffaflığın artırılması amacıyla mülakatların da belirli bir yöntemle denetlenmesini önerdi. Daha önce belediyenin ihaleleri canlı yayınladığını hatırlatan Zengin, işçi alımlarında da benzer bir uygulamanın mümkün olup olmadığını ve meclis üyelerinin oluşturacağı bir heyetin mülakatlarda bulunup bulunamayacağını sordu. Hasan Baltacı, yasal düzenlemeler gereği belediye meclis üyelerinin mülakat komisyonunda yer alamayacağını belirtti. Mülakatların idari kadrolarda görev yapan personel tarafından gerçekleştirileceğini ifade eden Baltacı, siyasi isimlerin değerlendirme sürecinde bulunmayacağını söyledi.

Belediye Bünyesinde Asfalt Ve Parke İşletmesi Kurulacak

Toplantının yatırım ve hizmet başlıklarından biri de Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulması planlanan bütçe içi işletme oldu. Belediye Başkanı Hasan Baltacı, özellikle büyük sitelerden ve belediyenin doğrudan sorumluluk alanı dışında kalan özel bölgelerden asfalt ve parke yapımına yönelik talepler geldiğini belirtti. Belediyenin kendi bütçesiyle bu taleplerin tamamını karşılamasının mümkün olmadığını ifade eden Baltacı, kurulacak işletme aracılığıyla talepte bulunan kişi ve kuruluşlara asfalt satışı, asfalt serimi ve parke döşeme hizmeti sunulacağını açıkladı. Hizmetlerin hangi koşullarda ve hangi bedeller üzerinden gerçekleştirileceğinin ise hazırlanacak gelir tarifesiyle belirleneceğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı'nın parke hizmetinin de işletme kapsamında bulunup bulunmayacağını sorması üzerine Baltacı, asfaltın yanı sıra parke döşeme hizmetinin de sunulacağını belirtti. Asfalt üretim kapasitesinin artırılmasına ilişkin planlarını da açıklayan Baltacı, 2009 yılında kurulan ve saatte 60 ton üretim kapasitesine sahip mevcut asfalt plentinin eskidiğini söyledi. Tesisin bugün saatte yaklaşık 40 ton üretim gerçekleştirebildiğini ve asfalt kalitesinde zaman zaman sorunlar yaşandığını belirten Baltacı, yeni bir asfalt plenti alarak kapasiteyi saatte 60 tondan 160 tona çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Yeni tesisin hem belediyenin ihtiyaçlarını karşılaması hem de özel sektörden gelecek taleplere cevap vermesi planlanıyor. Baltacı, parke üretiminin ise belediye şirketi üzerinden yürütülmeye devam edeceğini belirterek bu yöntemin ticari faaliyetlerin ve üretim süreçlerinin daha hızlı gerçekleştirilmesine imkân sağladığını ifade etti.

Belediyeye 170 Milyon Liralık Ek Bütçe

Ek gider bütçesine karşılık oluşturulan 170 milyon liralık ek gelirin hangi kalemlerden sağlanacağı da mecliste açıklandı. Buna göre su hizmetlerinden 54 milyon lira, çevre ve esenlik hizmetlerinden 42 milyon lira, inşaat ruhsat ücretlerinden 40 milyon lira, konutlara ait yapı kullanma izin belgelerinden 20 milyon lira, ulaştırma hizmetlerinden 8 milyon lira gelir elde edilmesi öngörülüyor.
Diğer gelir kalemleri ise eğitim hizmetlerinden 2 milyon lira, merkezi idare vergi gelirlerinden alınan paylardan 2 milyon lira, proje yardımlarından 1 milyon 200 bin lira ve sosyal hizmetlerden 800 bin lira olarak sıralandı. Nedim Duman, hesaplamaların yalnızca bugüne kadar gerçekleşen tahsilatlara dayanmadığını, kasım ve aralık aylarında elde edilmesi beklenen gelirlerin de dikkate alındığını belirtti. Baltacı, ek bütçeyle belediyenin yıl sonuna kadar hizmet ve yatırımlarını aksatmadan sürdürmeyi hedeflediğini ifade ederek yılı ek bütçe dâhil yüzde 80'in üzerinde bütçe gerçekleşme oranıyla tamamlamayı planladıklarını söyledi.

‘İki Müdürümüzün De Arkasında Duracağız’

Toplantıda Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile KASKİ'de görev yapan yöneticilerin eğitim durumları ve görev yeterliliklerine ilişkin eleştiriler de gündeme geldi. Belediye Başkanı Hasan Baltacı, her iki yöneticinin çalışmalarından memnun olduklarını ve kendilerine destek vermeyi sürdüreceklerini açıkladı. KASKİ Müdürü'nün 18 yılı aşkın süredir kurumda görev yaptığını ve belediyede devlet memuru olarak çalıştığını belirten Baltacı, Kastamonu'da gerçekleştirilen büyük altyapı çalışmalarında proje müdürü olarak önemli sorumluluk üstlendiğini söyledi. Park ve Bahçeler Müdürlüğünde görev yapan ve işçi kadrosunda bulunan yüksekokul mezunu peyzaj mühendisinin de kentteki park ve bahçe çalışmalarında emeği olduğunu ifade eden Baltacı, yöneticilerin yalnızca üniversite mezunu olup olmadıkları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Baltacı, “Üniversite mezunu olmayan bir insan belediyede müdürlük görevi yapamaz mı? Yapar. Biz her iki arkadaşımızın çalışmalarından da memnunuz. Her ikisinden de razıyız. Bizim için mesele liyakat meselesi, Kastamonu'ya verilen değer meselesi, gösterilen emeğe karşı duyulan saygı meselesidir. O yüzden her iki arkadaşımızın da arkasında durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. 

Özel Haber

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!
WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!