Geleneksel 'Tırnak Bağı' Sanatı Yaşatılıyor

Kastamonu'da yer alan tarihi Münire Medresesi El Sanatları Çarşısı içerisinde faaliyet gösteren el sanatları dükkânlarında, yüzyıllardır süregelen geleneksel el işi 'tırnak bağı' kültürü yaşatılmaya devam ediyor.

Kastamonu’da yer alan tarihi Münire Medresesi El Sanatları Çarşısı içerisinde faaliyet gösteren el sanatları dükkânlarında, yüzyıllardır süregelen geleneksel el işi ‘tırnak bağı’ kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Bölgedeki esnaflardan Hülya İşeri, hem ürünün tarihini hem üretim sürecini hem de günümüzdeki ekonomik ve kültürel önemini anlattı.

Tırnak bağının kökeninin çok eskiye dayandığını belirten İşeri, bu sanatın kesin tarihini bilmediklerini ancak babaanneler ve nenelerden günümüze ulaştığını ifade etti.
Dükkan sahibi Hülya İşeri: “Tırnak bağı geleneksel bir ürün. Biz tam tarihini bilemiyoruz ama büyüklerimizden, babaannelerimizden, nenelerimizden kalan bir el işi, nesilden nesile aktarılan bir el işi. Eskiden çarşaf kenarlarına dantel gibi yapılırdı. Yaklaşık 15 santim eninde hazırlanır, 3–5 metre uzunluğa kadar uzatılırdı. Tırnak bağı işleri sadece süsleme değil günlük yaşamda da kullanılıyor. Çeyiz ürünlerinde ve ev tekstilinde çokça kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

‘Makrome Gibi Ama Çok Daha Zahmetli’

Tırnak bağının üretim sürecini ayrıntılarıyla anlatan İşeri, bu işin göründüğünden çok daha zor olduğunu vurguladı: “İplikleri tek tek takıyorsunuz. Sonra iki ipliği düğüm atarak ilerliyorsunuz. Kare kare, kutu kutu bir yapı oluşuyor. Makrome gibi düşünebilirsiniz ama aslında çok daha zor. Herkes yapamaz. Ya çok sıkı olur, hiç görünmez ya da çok gevşek olur, dağılır. Bizim 60–65 yaşındaki teyzelerimiz bu işi çok daha hızlı ve düzgün yapabiliyor. Çünkü yılların alışkanlığı var. Artık sadece çarşaflarda değil; salon takımlarında, runnerlarda, kare fiskoslarda, havlu kenarlarında ve çanta kenarlarında kullanıyoruz. İnsanlar özellikle çantalara çok ilgi gösteriyor. Gelen turistler de bu ürünü çok merak ediyor. Turistler, dışarıdan gelenler özellikle ilgi gösteriyor çünkü genelde tığ işini, danteli biliyorlar. Tırnak bağını ilk kez duyuyorlar ve öğrenmek içinde ilgi gösteriliyor ” dedi.

‘Bu İş Bir Ekosistem Oluşturuyor’

Tırnak bağının sadece bir el sanatı değil, aynı zamanda ekonomik bir zincir oluşturduğunu belirten İşeri, köylerde ve evlerde çalışan birçok kadına ek gelir sağlandığını söyledi.  Hülya İşeri: “Biz burada birçok kişiye ekmek sağlıyoruz. Bu bir zincirleme sistem. Köyde yapan teyzeler var, biz burada satıyoruz. Onlar olmasa biz bu kadar ürünü üretemeyiz” 

Günlük üretimin oldukça sınırlı olduğunu vurgulayan İşeri, “Bir kişi günde en fazla iki tane yapabiliyor. Çünkü tamamen el emeği. Oturup saatlerce düğüm atmanız gerekiyor. Gençler öğreniyor, kurslara gidiyorlar ama çoğu bunu meslek haline getirmiyor. Evde ek gelir sağlamak için yapan çok az.  Bir süre sonra insanlar yoruluyor. Emek yoğun olduğu için herkes devam edemiyor” dedi.

Kastamonu’da özellikle düğün ve çeyiz hazırlıklarında tırnak bağının hâlâ önemli bir yere sahip olduğunu, yaz aylarında yoğunluk yaşandığını ifade eden Hülya İşeri: “Çeyiz hazırlayanlar mutlaka istiyor. Ölçüsünü getiriyorlar, biz ona göre yapıyoruz. Salon takımını, masa örtüsünü, runner’ı özel ölçüyle hazırlıyoruz. Bir Kastamonulu kızın çeyizinde taş baskı ve tırnak bağı olmazsa eksik sayılır. Anneler özellikle bunu istiyor. Ben genç kızlığımda da yapıyordum. Ailemizin hepsi bu işi bilir. Yaklaşık 40 yıldır içindeyim. Yazın turist geliyor, satış oluyor. Ama yazın üretim zor. O yüzden kışın stok yapıyoruz. Yazın satıyoruz” diye konuştu.

100 Yıllık Kumaşlara Yeniden Hayat Veriliyor

Dükkânda sadece yeni üretimlerin değil, aynı zamanda eski dokumaların da değerlendirildiğini anlatan, sandıklardan çıkan tarihi kumaşların yeniden kullanıldığını belirten Hülya İşeri: “Bize 100 yıllık bezler geliyor. Sandıklardan çıkıyor. Eskiden iç giyim olarak kullanılan pamuklu dokumalar bunlar. Biz onları değerlendiriyoruz, taş baskı yapıyoruz.  İnsanlar çok beğeniyor ama çoğu bunun kıymetini bilmiyor. Aslında bu kumaşlar kültürel miras. Taş baskı da tırnak bağı da Kastamonu’ya özgü. Bunlar yaşamalı. Çünkü bu sadece bir ürün değil, bir kültür” İfadelerini kullandı.

Kastamonu’da el emeğiyle üretilen bu geleneksel sanatlar, hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına aracılık ediyor.

 

Özel Haber

Bakmadan Geçme