Hepkebirler'de Turizm Çağrısı

Hepkebirler Mahallesi Muhtarı Ramis Küçüktarakcı, 3 dönemdir sürdürdüğü muhtarlık görevi ve yaklaşık 30 yıllık esnaflık tecrübesiyle mahallenin sorunlarını yakından takip ettiğini belirtti.

Hepkebirler Mahallesi Muhtarı Ramis Küçüktarakcı, 3 dönemdir sürdürdüğü muhtarlık görevi ve yaklaşık 30 yıllık esnaflık tecrübesiyle mahallenin sorunlarını yakından takip ettiğini belirtti. Küçüktarakcı, mahallenin sit alanı olması nedeniyle yapılaşma ve restorasyon konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekerek, tarihi mahallelerin turizmle yeniden canlandırılması gerektiğini söyledi. 

Kastamonu’nun tarihi mahallelerinden Hepkebirler Mahallesi, sahip olduğu tarihi yapılar ve manevi değerleriyle dikkat çekerken, eskiyen ve atıl durumdaki binalar nedeniyle çeşitli sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Hepkebirler Mahallesi Muhtarı Ramis Küçüktarakcı, mahallenin geçmişten günümüze yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini anlattı.

‘Pansiyon Kültürü Başlatılmalı’

Mahallenin sit alanı olması nedeniyle yapılaşma ve restorasyon konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını söyleyen Küçüktarakcı, “Mahallemiz eski bir mahalle, Hepkebirler Mahallesi. Yani açılımı hepsi büyükler. Bu büyükleri ister ticari olarak algılayın, ister evliyaların olarak algılayın. Gerçekten mahallemiz yaşam alanının eski zamanlarda çok yoğun olduğu bir bölgeydi. Ama son zamanlarda bu mahallemiz biraz göz ardı edildi. Binalar eski. Maalesef sit alanı mahallemiz. Tarihi dokunun olduğu için yapılaşmaya izin verilmiyor. Verilse de bir 2 katlı veya 3 katlı yapılaşma var. Ayrıca vatandaş evini tamir ettirse Anıtlar Kurulu diye bir yer var. Sit alanı olduğu için, Ankara Anıtlar Kurulu, maalesef buradan izin almayınca hiçbir vatandaşımız evlerini tamir ettiremiyor. O yüzden her geçen gün atıl hale gidiyor. Yani ev yapılmayınca turistik mekânlarımız çok ama turistik mekanların içinde de atıl binalar, gelen turistleri etkiliyor aslında. Yani Nasrullah Meydanı, Hepkebirler Mahallesi’ne ait. Nasrullah’a turistler geliyor. Ama bulunduğumuz şu bölgeye turist girmiyor. Bakıyorsun, çökecek binalar, metruk binalar genelde çoğunlukta olduğu için. Muhtarlığımın ilk döneminden bu yana genelde belediye başkanlarımıza, yetkililere bunlara bir çözüm bulunması gerektiğini hep söyledik. Ama sit alanı olduğu için bulunmuyor. Ne zaman düzelir bu durum bilemiyorum. Sadece turistimiz geliyor ve belirli bölgelere parasını bırakıyor. Ama diğer esnafların durumu gerçekten de hele şu dönemde para kazanamıyor maalesef. Benim bir fikrim var aslında. Pansiyonlar yapalım, pansiyon kültürünü başlatalım. Belediye başkanımıza bir dönemde söylemiştim. En azından şu atıl binalar belediyenin eline geçsin. Düzenlemelerimizi yapalım, bu bölgeyi de kalkındıralım istiyorum. Mesela sinemaya gidiyor vatandaş, pansiyonda kalıyor. Akşam sahile iniyor, sahilde eğlencesini yapıyor. Bizim de Kastamonu’nun bu bölgelerde, turistik bölgeler dediğimiz Hepkebirler olsun, Şeyh Şaban-ı Veli olsun, Atabey olsun… Buralarda bir pansiyon kültürü başlasa, benim fikrim çok güzel olacak. Yaklaşık 13 yıl oluyor şu an ben muhtar olalı, 12-13 yıl önce bir belediye başkanımıza ben bunu söylemiştim. Madem buralara inşaat yapılmıyor, apartmanlar yükselmiyor, yüksek katlı binalar olmayacak. Burada yaşayanların sayısı her geçen gün düşüyor. Düştüğü için ister istemez esnafımız da burada insan olmayacak, para kazanamıyor. Turistten diyoruz. Büyüklerimiz hep bu bölgenin turistten kalkınacağını söylüyor. Turistimiz de geliyor, turlar geliyor ama kalacak yer olmadığı için gidiyorlar. Turistlerimizi burada tutmamız gerekiyor. Dolayısıyla konaklayabileceği yerlerimizin olması gerekiyor, artması gerekiyor diye düşünüyorum. 1-2 gece kalsın, 3 gece kalsın. Hem buradaki esnafımız da kalkınmış olur, hem de akşamları da bu bölgemiz daha hareketli olur, canlı olur. Gelen turistlerin merkezde kalması lazım. Konaklamasının, barınmasının sağlanması lazım. Yani buradaki esnafların ticaret yapabilmesi için, para kazanması için veya da hareket olması için bunların yapılması gerekiyor. Konak otelciliği de olabilir. Mesela mahallemde Keskinler Konağı var, Kastamonu’nun en büyük konağı, bahçesi de var. Bir dönem tamir edildi dış cephesi ama iç tarafı atıl duruyor. Yani üzülüyorum, çürümeye terk ediliyor. Bu madem tarihimiz, bir hareket sağlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘Teleferik Projesinin Tamamlanması Gerekiyor’

Hepkebirler Mahallesi’nde bulunan teleferik direklerinin de yıllardır atıl durumda olduğunu belirten Küçüktarakcı, “Teleferik projesi vardı. Benim şahsi fikrime göre çok güzel bir projeydi ama 2 dönemdir direklerimiz kaldı. 3 tane direk benim mahallede var, Hepkebirler Mahallesi’nde. Yani dikili bir şekilde kaldı. Şöyle baktığında aslında, bence yüzde 80-90’ı tamamlanan bir projenin, çok az bir oranı kalmış, yapılmadı. Yetkililerden, ama hükümetimiz ama belediyemiz, bunu yapması lazım diye düşünüyorum. Saat Kulesi ile Seyrangah Tepesi arasında. Yani bence Seyrangâh Tepesi’nde de güzel yerler yapıldı oraya ama şu anda hepsi birbirini etkiliyor, orası da atıl kaldı. Saat Kulemizden de yeterince faydalanamıyoruz. Madem Kastamonu için turistten kazanacağız diyoruz, yetkililerimizin de bunlara bir çözüm bulması gerekiyor diye düşünüyorum. Bizler de aslında söylüyoruz ama çözüm yok gibi. 2 gün sonra buradaki teleferik direkleri çürüyecek. Çok güzel paralar harcandı. Bu hepimizin parası. Senin paran, benim param. Devletin parası yani. Yapılsın bu proje, turistler gelsin. Madem turistlerden kazanacağız. Ama şu aşamada biz turistlerden de kazanamıyoruz, maalesef” diye konuştu.

‘Hepkebirler Camisi, Muhterem Zatımız, Evliyalarımız Var’

Mahallenin tarihi dokusunun yerli ve yabancı turistler için önemli rota oluşturabileceğini ve tarihi yapıların daha fazla tanıtılması gerektiğini belirten Küçüktarakcı, “Tabii mahallemiz tarihi bir mahalle biraz da. Gelen yerli veya yabancı turistler için bir rota oluşturacak olsam, örneğin Liva Paşa Konağı’mız var. Tarihi eserler, kıymetli eserler orada sergileniyor. Nasrullah zaten ayrı bir tarih ve değer. İlk önce kendi mahallem içinde yönlendirme yaparım tabii ama ondan sonra Şeyh Şaban-ı Veli genelde revaçta olandır. Yakupağa Külliyemiz var yine bizim mahallede. Kalemiz var diyoruz. Genelde ben burada esnaf olduğum için biz çok adres tarifi yapıyoruz. Çünkü köşe başında olduğum için herkes, yani bilmiyorum, bilmiyor vatandaş. Bir de vatandaş da Kastamonu’yu tanımıyor diye düşünüyorum. Dışarıdaki yabancı turist bir şey soruyor. Yakup Ağa Külliyesi’ni bilmeyen vatandaşımız var. Ne yapıyor? Geliyor, bana soruyor. Hepkebirler Camisi, muhterem zatımız, evliyalarımız var. Mesela dışarıdan çok kişi bilmiyor. Aslında maneviyatı çok yüksek bir cami. Ama yeri dar olduğu için Şeyh Şaban-ı Veli gibi biraz geniş olmadığı için atıl vaziyette. Oranın daha bir turistik açısından yanları yıkılabilir. Yani alınabilir binalar. Şeyh Şaban-ı Veli gibi genişletilebilir. Orada çok dinî bir turizmin büyüyeceğini tahmin ediyorum. Bayağı da bir ziyaretçisi geliyor. Ama cami orada, mahallenin içinde atıl kaldı. Bilenler geliyor sadece. Bilmeyenlere bunu yönlendirmek gerekiyor. Ve çevresinde bir düzenlemeler de yapılması gerekiyor. Madem eski mahalleler turistten kazanacak. Bu tür yerleri ayaklandırmamız lazım. Bu da tabii büyüklerimizin bir projesiyle olacak bir iş. Ben muhtar olarak gördüklerimi söylüyorum. Bu tür yerlerin bir şekilde, bir an önce turistik açıdan ayaklanması gerekiyor” dedi.

‘Muhtarlar Yardım Kuruluşu Değil, Hizmet Kuruluşu Olmalı’

Mahallede sosyal yardımlaşma konusunda da muhtarlara önemli bir yük bindiğini belirten Küçüktarakcı, “Aslında devletimizin Sosyal Yardımlaşma Vakfı var. Genelde ihtiyacı olan insanlar buradan yardımını alıyor. Ama muhtarlık müessesesine de bir yük biniyor. Muhtarlarımız sosyal yardımlaşma kurumu olmuş gibi davranıyor. Yani bir muhtarımız, atıyorum, bir yerlerden yardım topluyor ve onu mahalle halkına veriyor. O yapınca diğer mahalle muhtarları da yapmak zorunda kalıyor. Yani burada aslında iyi niyet suistimal ediliyor gibime geliyor, şahsi fikrim. Zaten devlet kurumlarından vatandaşımız yer alıyor ama o yeterli olmuyormuş gibi, nasıl olsa muhtarlar da yardım ediyor diye muhtarlara da büyük bir yük bindiriyor. Burada zengin insanlarımız bazen hani eğer sen yırtıcı olursan, gidersen, ‘Mahallemde ihtiyacı olan insanlar var’ deyip yardım toplamaya kalkarsan zenginlerimiz çok yardım ediyor. Ettiği zaman mahalleler bitişik olduğu için, hele bu eski mahalleler, mesela böyle iç içe olanlar özellikle; sokağın birisi bir mahalle, birisi bir mahalle. Biri mahallesinde muhtar yardım ettiyse alttaki mahallede duyuyor. ‘Muhtar yardım ediyor, sen niye yardım etmiyorsun?’ gibi bir durum oluşuyor ister istemez. Bunu ben doğru bulmuyorum açıkçası. Bir yardım kuruluşu değil, bir hizmet kuruluşu olmamız lazım” diyerek sözlerini tamamladı.
 

 

Özel Haber

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!
WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!