İki Adak Taşının Arasından Geçenlerin Dileği Kabul Oluyor
Kastamonu şehir merkezinde bulunan Nasrullah Meydanı, tarihi yapıları, efsaneleri ve Milli Mücadele dönemindeki önemli rolüyle kentin en önemli sembol noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Kastamonu şehir merkezinde bulunan Nasrullah Meydanı, tarihi yapıları, efsaneleri ve Milli Mücadele dönemindeki önemli rolüyle kentin en önemli sembol noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Nasrullah Camii, şadırvanı, medresesi ve köprüsüyle adeta bir külliye görünümünde olan meydan; Kurşunlu Han, Cem Sultan Bedesteni ve Penbe Han gibi kentin tarihi yapılarının da yakınında bulunuyor.
İstiklal Marşı İlk Kez Kastamonu'da Okundu
Nasrullah Meydanı ve çevresi, Kastamonu’nun Milli Mücadele tarihindeki önemli duraklarından biri olarak biliniyor.
Anadolu’yu dolaşarak halkı Milli Mücadele konusunda bilinçlendiren Mehmet Akif Ersoy, Nasrullah Camii’nde vaaz vermiş ve henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmeden önce İstiklal Marşı’nı burada halka duyurmuştu.
1919 yılında Milli Mücadele'ye destek amacıyla düzenlenen ilk kadın mitinglerinden birine de Nasrullah Meydanı ev sahipliği yaptı.
500 Yıllık Nasrullah Köprüsü
Cumhuriyet Meydanı’ndan Nasrullah Meydanı’na doğru ilerleyenleri karşılayan tarihi yapılardan biri de Nasrullah Köprüsü.
Karaçomak Deresi üzerinde bulunan köprünün 1501 yılında Nasrullah Camii ile birlikte inşa edildiği biliniyor. İlk döneminde üç gözlü olarak yapılan köprünün bir gözü, yol genişletme çalışmaları sırasında yıkıldı.
Halk arasında “Kambur Köprü” olarak da anılan tarihi yapı, farklı dönemlerde onarımdan geçirildi. Köprünün 1703 yılında ve son olarak 1946 yılında onarıldığı, 1946'daki çalışmalarda ise iki yanına merdivenler eklendiği belirtiliyor.
Nasrullah Camii Ve Şadırvanı
Meydana adını veren Nasrullah Camii ve şadırvanı, II. Bayezid döneminde Nasrullah Kadı tarafından yaptırıldı.
İlk olarak altı kubbeli inşa edilen cami, daha sonraki yıllarda genişletilerek dokuz kubbeli hale getirildi. Tarihi cami, mimari yapısının yanı sıra Milli Mücadele yıllarında üstlendiği rolle de Kastamonu tarihinin önemli simgeleri arasında yer alıyor.
Nasrullah Meydanı’nın Efsaneleri
Yüzyıllar boyunca Kastamonu halkının hafızasında yer eden Nasrullah Meydanı ve çevresindeki yapılar, çeşitli rivayet ve efsanelere de konu oldu.
Meydandaki şadırvandan su içen kişilerin Kastamonu’yu hayatları boyunca yedi kez ziyaret edeceğine veya kente yerleşeceğine inanılıyor.
Bir başka rivayet ise Nasrullah Camii’nin yapılışına ilişkin. Rivayete göre Nasrullah Efendi kerpiçten bir cami yaptırmak istedi. Ancak oğlu, Kastamonu’ya kerpiçten cami yapılmasına karşı çıkarak daha heybetli bir yapı yapılması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine caminin daha görkemli ve taştan yapılmasına karar verildi.
Nasrullah Köprüsü hakkında anlatılan bir başka rivayete göre ise yol genişletme çalışmaları sırasında köprünün bir gözünün kaldırılmasıyla yapının simetrisi bozulur ve köprü “kambur” görünümüne kavuşur. Bu nedenle halk arasında “Kambur Köprü” adıyla anılmaya başlar. Ayrıca zamanında bu köprü üzerinde bulunan iki adak taşının arasından geçenlerin dileklerinin kabul olacağına, Kastamonu’da yaşamayan ziyaretçilerin ise yeniden Kastamonu’ya geleceğine rivayet ediliyor.
“Salacı Kâhya”nın Hikâyesi
Nasrullah Camii ile özdeşleşen en dikkat çekici anlatılardan biri de “Salacı Kâhya” olarak bilinen Ahmet’in hikâyesi.
Kastamonu’nun renkli simalarından biri olarak anlatılan Salacı Kâhya Ahmet’in, caminin ana kapısında beklediği ve ezan okununca elini kulağına götürerek çevresindekileri ezan konusunda uyardığı rivayet ediliyor.
Namaz öncesinde kamet getirildiğinde ise “Saallûû…” diye seslenerek özellikle şadırvanda abdest alan ve camiye geç kalabilecek kişileri uyardığı anlatılıyor. Bu görevlerinden dolayı kendisine “Kâhya” veya “Salacı Kâhya” denildiği ifade ediliyor.
Kâhya’nın görevleri arasında caminin girişinde bulunan ayakkabıları gözetmek ve karşılığında bahşiş almak da bulunuyordu. Rivayetlere göre görevine büyük bir bağlılık gösteren Salacı Kâhya, cenazelerin sıkça kaldırıldığı Nasrullah Camii’nde cenaze olduğunda çarşıyı dolaşarak esnafı ve halkı cenaze namazına davet ediyordu.
Cenazelerin birkaç gün üst üste olmaması durumunda ise musalla taşına giderek sağ eliyle taşa vurup “Diril ya mübarek” dediği ve kısa süre içerisinde cenaze haberi geldiğine inanıldığı anlatılıyor.
Bugün Nasrullah Meydanı; tarihi yapıları, Milli Mücadele dönemindeki önemi ve kuşaktan kuşağa aktarılan hikâyeleriyle Kastamonu’nun geçmişini günümüze taşıyan önemli bir kültürel miras alanı olmayı sürdürüyor.