• Haberler
  • Genel
  • Kastamonu Kadın Zirvesi, Başarılı Kadınları Bir Araya Getirdi

Kastamonu Kadın Zirvesi, Başarılı Kadınları Bir Araya Getirdi

Kastamonu Kadın Derneği (KAST-KADER) tarafından düzenlenen Kastamonu Kadın Zirvesi, Türkiye'nin farklı şehirlerinden başarılı kadınları bir araya getirdi.

Kastamonu Kadın Derneği (KAST-KADER) tarafından düzenlenen Kastamonu Kadın Zirvesi, Türkiye’nin farklı şehirlerinden başarılı kadınları bir araya getirdi. “Cesaret ve Dayanıklılık” temasıyla gerçekleştirilen zirvede kadın girişimciliğinden hukuka, edebiyattan kırsal kalkınmaya kadar pek çok konu masaya yatırıldı.

Kastamonu, kadınların toplumsal yaşamda üstlendiği rolleri, üretimdeki gücünü ve başarı hikâyelerini konu alan önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Kastamonu Kadın Derneği (KAST-KADER) tarafından Dedeman Otel’de gerçekleştirilen Kastamonu Kadın Zirvesi, farklı meslek gruplarından çok sayıda ismi aynı çatı altında buluşturdu.

Program, Taşköprü Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü Halk Oyunları ekibinin gösterisiyle başladı. Ardından KAST-KADER’in tanıtım filmi katılımcılara sunuldu. Programa konuşmacı olarak katılanlara Atatürk tablosu hediye edildi.

‘Kadın Güçlenirse Toplum Güçlenir’

Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Dernek Başkanı Emine Çelik, “Bugün burada yalnızca bir zirve gerçekleştirmek için değil; kadınların sesini daha güçlü duyurmak, hikâyelerini görünür kılmak, deneyimlerini paylaşmak ve birbirimize güç vermek için bir aradayız. Bugünün teması çok anlamlı: Cesaret ve Dayanıklılık. Çünkü cesaret, korkmamak değildir. Korkularına rağmen adım atabilmektir. Dayanıklılık ise hiç düşmemek değildir. Düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmek, bütün zorluklara rağmen yolundan vazgeçmemektir. Kadın olmak; bazen aynı gün içinde anne, eş, evlat, çalışan, yönetici, girişimci ve mücadele eden bir insan olmaktır. Kadın, çoğu zaman görünmeyen emeğin sahibidir. Bir aileyi ayakta tutar, bir işletme kurar, bir topluma yön verir, bir çocuğun hayalini büyütür. Ancak bütün bunları yaparken kendi hayallerinden vazgeçmek zorunda değildir. Biz bugün burada kadının yalnızca fedakârlığını değil; aklını, yeteneğini, üretim gücünü, liderliğini ve karar alma iradesini konuşmak için toplandık. Cumhuriyet, Türk kadınına yalnızca haklar kazandırmamış, aynı zamanda toplumsal hayatta eşit bir birey olarak var olmasının yolunu açmıştır. Bizlere düşen görev, bu kazanımları korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir şekilde aktarmaktır. Kastamonu Kadın Derneği olarak 11 yıldır kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik hayatta daha güçlü yer alması için çalışıyoruz. Bizim için sivil toplum yalnızca bir çatı altında toplanmak değildir. Sivil toplum; bir insanın hayatına dokunmak, bir kadının hayaline ortak olmak, bir kız çocuğunun eğitimine destek vermek ve dayanışmayı gerçek bir güce dönüştürmektir. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu zirve de 2015 yılında başlayan yolculuğumuzun, yıllar içinde büyüyen emeğimizin ve dayanışma anlayışımızın en anlamlı adımlarından biridir. Üstelik bugün yine bir ilke tanıklık ediyoruz. Kastamonu’da ilk kez bir Kadın Zirvesi düzenleniyor. Bu zirvenin Kastamonu’da, bu topraklarda gerçekleştiriliyor olması bizim için ayrıca anlamlı. Çünkü Kastamonu, yalnızca tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla ve köklü değerleriyle değil; kadınlarının cesaretiyle de özel bir şehirdir. Kastamonu, ilklerin şehridir. Cumhuriyet tarihimizin önemli dönüm noktalarında kadınların ön saflarda yer aldığı, bağımsızlık mücadelesinde kadın emeğinin ve cesaretinin unutulmaz izler bıraktığı bir şehirdir. Şerife Bacı’nın cephane taşırken gösterdiği cesaret ve dayanıklılığı, Halime Çavuş’un inancı ve mücadelesi ve daha nice kahraman kadının hikâyesi bize çok önemli bir gerçeği hatırlatır: Bu topraklarda kadınlar hiçbir zaman yalnızca tarihin tanığı olmadılar. Tarihin yazılmasına da katkı sundular. Bugün bizlere düşen görev ise geçmişin bu güçlü mirasını geleceğe taşımaktır. İşte tam da bu nedenle bu yılki zirvemizin temasını ‘Cesaret ve Dayanıklılık’ olarak belirledik. Bugün Kastamonu’da bir araya gelmemizin de çok özel bir anlamı var. Çünkü biz bu toprakların kültürünü, emeğini, üretim geleneğini ve güçlü kadınlarını geleceğe taşımak istiyoruz. Kastamonu’dan yükselen bu sesin tüm Türkiye’ye ulaşmasını arzu ediyoruz. Burada bulunan her kadının bir hikâyesi, bir mücadelesi ve anlatılmaya değer bir başarısı var. Belki birimiz yokluklarla mücadele ederek bugünlere geldi, birimiz hayallerinin peşinden koşarken engellerle karşılaştı, birimiz yeniden başlamak zorunda kaldı. Ama hepimizin ortak bir özelliği var: Vazgeçmemek! Ben inanıyorum ki kadınların birbirinin rakibi değil, yol arkadaşı olduğu bir dünyada çok daha büyük başarılar mümkün. Bir kadının elinden tutmak, yalnızca bir kadına destek olmak değildir; bazen bir ailenin, bazen bir neslin, bazen de bir toplumun geleceğine dokunmaktır. Bugün buradan ayrılırken yalnızca güzel bir zirveye katılmış olmanızı değil, yeni bir cesaretle, yeni bir umutla ve yeni iş birlikleriyle ayrılmanızı istiyoruz. Birbirimizin hikâyelerini dinleyelim, birbirimizin yolunu açalım, bilgimizi ve imkânlarımızı paylaşalım. Çünkü bizim mücadelemiz yalnızca bugünün kadınları için değil; yarının kız çocukları içindir. Sözlerimi şu cümlelerle tamamlamak istiyorum: Cesaretimiz varsa yol açarız. Dayanıklılığımız varsa yeniden başlarız. Dayanışmamız varsa birlikte başarırız. Unutmayalım; Kadın güçlenirse toplum güçlenir. Kadın üretirse ülke büyür. Kadın karar mekanizmalarında yer alırsa gelecek değişir.“ dedi.

‘Kastamonu Kadınları, Yaşamlarının Her Döneminde Büyük Fedakârlıklar Göstermiştir’

Açıklamalarda bulunan Türkiye Belediye Başkanları Birliği Kastamonu Temsilcisi Tahsin Babaş ise, “Gerçekten gurur duyuyorum. Hem kadınlarımızla hem de Kastamonu kadınlarıyla ilgili bu programda bulunmaktan çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Öncelikle Kastamonu Kadın Derneği’nden Emine Hanım’la yıllardır birçok projede birlikte çalıştık. Ben onun ne kadar çalışkan olduğunu, Kastamonu’ya ne kadar âşık olduğunu iyi bilenlerdenim. Kimi zaman Kastamonu’nun bir köyünde, kimi zaman bir ilçesinde, insanlara fayda sağlayacak projelerde birlikte çalıştık. Bugün de yine burada hem kadınlarımızı hem de Kastamonu kadınını anlatmak, onların yaptıklarını insanlara daha iyi duyurmak için hazırlanan vizyoner bir projede bir aradayız. İstanbul’da ben de zamanında kadınlarla ilgili birçok proje gerçekleştirmiştim. Özellikle Emine Hanım bilir; Büyükçekmece’de Şerife Bacı’nın güzel bir anıtını yaptık ve çevre düzenlemesini gerçekleştirdik. Kastamonu’dan giderek yaptığımız bu çalışma hâlâ faaliyetini sürdürüyor. Yine Fatih’te güzel bir Kastamonu Evi yaptık. O da hâlâ faaliyet gösteriyor. Buraların hem insanlar hem de Kastamonuluların buluşması açısından önemli yerler olduğuna inanıyorum. Tabii ki Kastamonu kadınını anlatmakla bitiremeyiz. Ne ben bitirebilirim ne de siz. Çünkü Kastamonu kadınları, yaşamlarının her döneminde büyük fedakârlıklar göstermiştir. Bugün bilirsiniz, cephaneleri küfelerle aşağı indirirken kadınlarımızın hiçbir engel tanımadığını görüyoruz. Bütün kadınlarımız cepheye, İnebolu’dan mermi taşıyorlardı. Şehrimiz hiç işgal görmemiş olsa da kadınlarımız vatanına, milletine ve bayrağına bu kadar bağlıydı. Buradan onları da rahmet ve minnetle anmak istiyorum. Tekrar çok fazla lafı uzatmadan, bu işin gerçek uzmanlarını dinlemek için sözü onlara bırakmak istiyorum. Bu programın hazırlanmasında, sunumunda ve her aşamasında emeği geçen başta Emine Hanım olmak üzere bütün hocalarımıza, katılımcılarımıza ve sponsorlarımıza çok teşekkür ediyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. Gerçekten Kastamonu, o dönemde inşallah yine olur, bir büyükşehir edasıyla çalışmalarını sürdürüyordu. Umarım büyükşehir olma yolunda adım adım ilerleriz. Bunun için de nüfusa ihtiyacımız var. ‘Cesaret ve Dayanıklılık’ temasıyla bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Kastamonu Kadın Zirvesi’nin; kadınların hayatın her alanında daha güçlü yer almasına, farklı eğitimlerle gelişmesine ve yeni iş birliklerinin kurulmasına katkı sağlamasını diliyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

‘Cesaret Bir Adım Atmakla Başlar, Dayanıklılık O Yolda Yürümeye Devam Etmekle Büyür’

Düzenlenen organizasyonun ana sponsoru olan TSP Makina Yönetim Kurulu Başkanı Yeliz Karaarslan ise yaptığı açıklamada, “Bugün burada, Kastamonu Kadın Zirvesi'nde sizlerle bir arada olmaktan ve böylesine anlamlı bir organizasyona ana sponsor olarak destek vermekten büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Öncelikle kendimi kısaca tanıtmak isterim. Ben Yeliz Karaarslan. TSP Makina Yönetim Kurulu Başkanıyım. Babam Cevat Taşkan’ın açtığı yolda 20 yılı aşkın bir süredir plastik işleme teknolojileri ve makine sektöründe faaliyet gösteriyorum. Japonya ve uzak doğunun önde gelen teknoloji üreticileriyle iş birlikleri yaparak Türkiye'deki sanayi kuruluşlarına ileri teknoloji makineler, otomasyon sistemleri ve mühendislik çözümleri sunuyorkı, ve Türkiye’deki sanayi kuruluşlarımızın gelişime kattıda bulunuyoruz. Ve bugün burada makine sektörünün içinde yetişmiş bir kadın yönetici olarak bulunmak benim için ayrıca anlamlı. Çünkü sanayi ve makine sektörü, geleneksel olarak erkeklerin daha yoğun temsil edildiği bir alan. Ancak ben yıllar içerisinde şunu çok net gördüm: Başarının, liderliğin ve vizyonun cinsiyeti yoktur. Başarı; bilgiyle, emekle, kararlılıkla ve gerektiğinde risk alabilme cesaretiyle şekillenir. Elbette iş hayatında hepimiz farklı zorluklarla karşılaşıyoruz. Özellikle bir kadın olarak yönetim kademelerinde yer almak, zaman zaman kendimizi daha fazla kanıtlamamızı gerektirebiliyor. Ama ben bu süreçte çok önemli bir şey öğrendim: Cesaret, korkmamak demek değildir. Cesaret, belirsizliklere rağmen karar alabilmek ve o kararın arkasında durabilmektir. Dayanıklılık ise hiç zorlanmamak değil; zorlandığımızda yeniden ayağa kalkabilmek, değişen koşullara uyum sağlayabilmek ve yolumuza devam edebilmektir. Bu nedenle, bu yılki zirvenin temasının ‘Cesaret ve Dayanıklılık’ olmasını son derece anlamlı buluyorum. Çünkü bu iki kavram, yalnızca kadınların iş hayatındaki mücadelesini değil, hayatın her alanındaki varoluşunu da anlatıyor. Bugün kadınlar; sanayide, tarımda, bilimde, sanatta, girişimcilikte ve toplumsal yaşamın her alanında önemli başarılara imza atıyor. Ancak benim için asıl önemli olan, yalnızca başarılı kadınların sayısının artması değil; kadınların birbirlerinin başarılarına da katkıda bulunabilmesi. Bir kadının başarısı, başka bir kadın için bir ihtimalin mümkün olduğunu gösterir. Bir kadının cesareti, başka bir kadına ilk adımı atma gücü verebilir. Ve bir kadının açtığı yol, kendisinden sonra gelen pek çok kadının yolunu kolaylaştırabilir. İşte bu yüzden kadın dayanışmasını son derece degerli buluyorum. Ben yöneticiliğin yalnızca şirket büyütmek, hedeflere ulaşmak ya da ekonomik başarı elde etmek olmadığını düşünüyorum. Gerçek liderlik, kendi başarımızın yanında başkalarının da gelişebileceği firsatlar yaratabilmektir. Bugün burada farklı sektörlerden, farklı deneyimlerden ve farklı hayat hikâyelerinden gelen cok değerli insanlarla bir aradayız. Bu çeşitliliğin, zirvemızin en büyük zenginliklerinden biri olduğuna inanıyorum. Bu anlamlı buluşmanın hayata geçirilmesinde emegi bulunan başta Kastamonu Kadın Derneği Başkanı Sayın Emine Çelik olmak üzere, tüm organizasyon ekibini gönülden kutluyorum. Ayrıca bu güzel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği, katkısı ve destegi bulunan tüm dernek üyelerine, organizasyon ekibine, konuşmacılarımıza ve destekçilerimize gönülden teşekkür ediyorum. TSP Makina olarak böylesine kıymetli bir organizasyonun ana sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugün burada paylaşılan her düşüncenin yeni bir fikre, her tanışmanın yeni bir iş birligine ve her başarı hikâyesinin başka bir kadının cesaretine dönüşmesini diliyorum. Sözlerimi bitirirken özellikle şunu vurgulamak istiyorum: Kadınların güçlü olduğu bir toplumda yalnızca kadınlar değil; aileler, kurumlar, ekonomi ve gelecek de güçlenir. Ve unutmayalım ki; Cesaret bir adım atmakla başlar, dayanıklılık o yolda yürümeye devam etmekle büyür.” diye konuştu.

Kadınlar Deneyimlerini Paylaştı

Zirvenin ilk oturumunda Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, iş dünyasında kadınların karşılaştığı zorlukları, cesaretlerini ve dayanıklılıklarını değerlendirdi. “İş Dünyasında Kadının Cesareti ve Dayanıklılığı” başlıklı oturumda kadınların çalışma hayatındaki konumu ele alındı.

İkinci oturumda TMG Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Mansfield, “Kendi Hikâyeni Yazmak” başlığı altında tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Üçüncü oturumda ise yazar, eğitmen, yönetici koçu ve Yaşam Atölyesi kurucusu Aret Vartanyan söz aldı.

Girişimcilik Ve Üretim Ön Plana Çıktı

Zirvenin dördüncü oturumunda kadın girişimciliği ve iş dünyasında dönüşüm konusu gündeme geldi. Yeliz Karaarslan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda Arnica Küçük Ev Aletleri Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer, girişimci ve dijital yatırımcı Fügen Toksü ile TABİT Akıllı Tarım Teknolojileri A.Ş. Kurucusu Tülin Akın konuşmacı olarak yer aldı.

“Girişimci Kadınlar: Cesaretle Kurmak, Dayanıklılıkla Büyütmek ve Dönüştürmek” başlıklı oturumda kadınların iş kurma süreçleri, girişimcilik deneyimleri ve üretime kazandırdıkları değer konuşuldu. Bu bölümün ardından AC Akredite Profesyonel Koç Derya Uyanık tarafından nefes terapisi gerçekleştirildi.

Beşinci oturumda ise sanat ve çevre ekseninde kadınların değişime katkısı ele alındı. Fulya Varoğlu’nun moderatörlüğündeki oturumda ressam ve tasarımcı Aslı Sayan ile müzisyen, tasarımcı ve çevre aktivisti Zeliha Sunal, atıkların dönüşümü ve çevre bilinci üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Kadın Hakları Ve Edebiyat Konuşuldu

Hukuk ve toplumsal haklar da zirvenin önemli başlıkları arasında yer aldı. Altıncı oturumda İstanbul Barosu önceki dönem Başkanı Av. Filiz Saraç ve Kastamonu Barosu Başkanı Av. Özgür Demir, Av. Ece Düzenli Çelik’in moderatörlüğünde bir araya geldi. “Adaletin İzinde: Hukuk, Kadın Hakları ve Toplumsal Dönüşüm” başlıklı oturumda kadın hakları ve hukuk alanındaki gelişmeler değerlendirildi.

Yedinci oturumda ise edebiyatın ve hikâye anlatıcılığının toplumsal yaşamdaki yeri konuşuldu. Doç. Dr. Hayrünisa Alp Özal’ın moderatörlüğünü üstlendiği bölümde yazar ve eğitmen Yasemin Sungur, Kadın Yazarlar Platformu Başkanı Yazar Dr. Türkan Kebeci ve tarihçi, yazar, emekli akademisyen Mustafa Eski görüşlerini paylaştı.

Kırsal Kalkınmada Kadın Emeğine Dikkat Çekildi

Zirvenin son oturumunda kadınların üretimdeki rolü, kooperatifçilik ve kırsal kalkınmaya sağladıkları katkılar ele alındı.

Nur Oburoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Üretimden Dönüşüme: Kadınların Gücüyle Kırsal Kalkınma” başlıklı oturumda S.S. Trakyam Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Aynur Çeşmeliler ile iç mimar ve girişimci Büşra Kısa Çağır konuşmacı olarak yer aldı.

Farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen Kastamonu Kadın Zirvesi, gün boyunca kadınların iş, sanat, hukuk, eğitim ve üretim alanlarındaki deneyimlerinin paylaşılmasına imkân sağladı. “Cesaret ve Dayanıklılık” teması etrafında şekillenen organizasyon, kadınlar arasında dayanışmanın güçlendirilmesi ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir buluşma olarak tamamlandı.
 

Özel Haber

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!
WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!