Muhtar Çölez'den Eleştiri

Kuzeykent Mahallesi Muhtarı Hakan Çölez, mahallesi ve gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kuzeykent Mahallesi Muhtarı Hakan Çölez, mahallesi ve gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. 

Kuzeykent Mahallesi Muhtarı Hakan Çölez yaptığı uzun konuşmasında, “2019 yerel seçimleri itibariyle Kuzeykent Mahallesi Muhtarlığı şahsımıza ve ekibimize nasip kısmet oldu. Geçen beş sene içinde hem devletimizin hem de yani ülkemiz genelinin hem de şehrimizin ne yazık ki yaşamış olduğu afetlerle geçti. Hatta bunlardan bir tanesi de dünya çapında bir afetti”  diyerek kendi döneminde gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgi verdi. 

Mahallesinde banka bulunması gerektiğini söyleyen Çölez; “Kuzeykentt’e bir tane bankamız bile yok. Yani bir bankası olmayan yerde Tapu’muz var. Galericiler sitemiz burada, bankamız yok. Yani anlatmak istediğim bir nokta. Biz bu kadar çok şeyi buraya toplamışız devlet eliyle. İnsanları buraya yönlendirmişiz. Galericiler de dahil olmak üzere. Fakat özel sektör gibi düşünememişiz. Bankaya soruyorum, niçin Kuzeykent'e gelmiyorsun? Ya o kadar emekli var. ATM'den işlerini görüyorlar zaten diyor. Yani ben oraya geldiğim zaman o kirayı karşılayıp bunu yapamam diyor. Ne yazık ki şehri planlayanlar, şehrin halk otobüslerine, şehrin taksicilerine, şehrin binalarının altındaki küçük esnaflarına zulmetmişlerdir. Şehri bu denli bitirmenin, şehrin doğal yapısını, kültürel yapısını, şehrin demografik yapısıyla bu denli oynamanın hiç kimseye bir faydası yok. Yeterli güvenlik ağı oluşturulmamışken, yeterli altyapı, üst yapı oluşturulmamışken biz hala Kuzeykent’te binalarımızı yükseltmeye devam ediyoruz. Çocuk parklarımız yeterli güvenliğe ulaşmamışken, milli eğitim açısından baktığımızda yeterli sayıda ilkokul ve ortaokul karşılanmazken, bu nüfusa göre de bir yatırım yapılması gerektiği düşüncesindeyiz. Bugün en gelişmiş yerlerden bir tanesiyiz ama artık insanlar sessizlik ve sükunet istediğinde şehrin diğer tarafına bakıyor ve bu da bizi rencide ediyor. Hareketlilik gürültüyü getirmemeli. Hareketlilik çarpıklığı getirmemeli. Hareketlilik geriye götürmemeli. Engelli bireylerin Kuzeykent’te tam manasıyla yürüyebiliyorum, gezebiliyorum demesi ne yazık ki mümkün değil. Yani yaya kaldırımlarımızdaki inişlerin çıkışların hala yıllardır devlette devamlık esasına göre konuşuyorum. Siyasette devamlık esas değil. A gider B gelir. Ama içindeki başkan hariç bütün personeller sabittir. Ve bunun gelen başkanı bir şekilde uyarması ya da tetiklemesi gerekir. Yani engellilerimizin şu mahallenin içinde ya da özel bireylerimizin şu mahallenin içinde yaya kaldırımlarını kullanarak bir yerden bir yere gönül rahatlığıyla gidememesi, tedirgin olması, gece başımızı yastığımıza koyduğumuzda rahatsız etmelidir. Engelliler Haftası’nda şehrin tamamında engellilerimizi refaha ve uygun sosyal alanlara kavuşturabilecek yatırımı sağlayabiliriz. Artık yapılması gereken şey onları senede bir gün ya da birkaç gün hatırlamak değil, onların engellerini ortadan kaldırarak her gün hatırlanmaları gerektiği kanaatindeyim ve bununla alakalı bir an evvel şehrin ileri gelenlerinin bu işin önüne düşmesi gerektiği düşüncesindeyim. Kuzeykent’e bir Fizik Tedavi Hastanesi teslim alındı ve şu anda hizmete devam ediyor. İzolatör dediğim şeyi ilk defa orada gördüm ve çok hoşuma gitti. İzolatörü yapılan nadir bölge binalarından bir tanesidir fizik tedavisi. Yani yapılan resmi kurumların bu şekilde olması bizleri son derece mutlu etmiştir. Kastamonu hizmet aldığında siz güzel yaşayacaksınız. Kastamonu hizmet aldığında siz bugününüzü kaçırmayacaksınız. Kastamonu hizmet aldığında siz çocuğunuzun geleceğini daha az düşüneceksiniz. Ben 6 senedir herhangi bir siyasi partiye resmi ya da gayri resmi olarak seçimde sandıkta oy atmak dışında mensup ya da destekçi olmadan mahalleme hizmet vermeye gayret gösterdim, devam ettim” diyerek, Alparslan Türkeş Hatıra Ormanı'nı hakkında Belediyenin açıklama yapması gerektiğini ifade etti. 

‘Herkes Siyasi Partisinden İstifa Etsin’

Şehrin haritasına göre ulaşım hizmetinin sağlanması gerektiğini söyleyen Çölez; “Çünkü ulaşımı olmayan bir şehirde, ulaşımı yetersiz kalan bir şehirde, ulaşımında mağduriyet yaşanan bir şehirde, hele ki böyle büyük hizmetler için söylüyorum, şey önemlidir. Gerçekçilik önemlidir. Bu çalışmaların ivedilikle yapılması noktasındayım. Fizik Tedavi Hastanesinin oraya toplum sağlığı merkezi yapılacak. 112 gelecek, Aile Sağlık Merkezi gelecek. Bugün bize bu sancıyı çektiriyorlar. İşte şöyle uğraşıyoruz, böyle uğraşıyoruz diye ama hadi gelmesin de görelim. Net bir şekilde söylüyorum, hadi gelmesin de görelim. Çünkü eğer Kuzeykent'te benimle beraber adım atan insanlarla buradan oraya kadar gidip yakmazsam orayı hiçbir şey bilmiyorum. Yeter artık ya. Yani koskoca devlet on dönümlük araziye mi düştü? Lütfen şehrin cazibesiyle ve şehrin sinir uçlarıyla oynamayalım. Şehrimiz TÜİK'te Türkiye'nin en gariban illeri arasında sayılıyor. Hala ülke genelinde Hakkari Yüksekova'yı överken Kastamonu'yu övecek sağlık sistemi binaları yani yeni yapılan binalar dışında doğru düzgün bir şey bulamıyoruz. Yazık. Ilgaz Tüneli olmasa Kastamonu'yu konuşmayacak bir halde Türkiye'de ciddi güzel gelişmeler oluyor. Allah'tan Ilgaz Tüneli sayesinde belli bir geçiş sağlandı. Üniversitemizle beraber bir ivme kaydettik. Bunların bu hale gelmesine müsaade eden idarecilerimiz hala koltuklarında oturuyorlar. Yazık. Ben Kuzeykent Mahallesi Muhtarı olarak söyleyeceğim son söz, ister kızın ister kızmayın, Kastamonu'daki siyasi partiler üyeyi hak etmiyor. Hem iktidar partisi hem muhalefet partileri olarak üyeyi hak etmiyorlar. Nasıl ki Cumhurbaşkanı seçimlerden sonra Konya'da, Kayseri'de çıkıp, biz sizin verdiğiniz dersi aldık gibi bir açıklaması vardı seçim sonralarında. Biz Kastamonu olarak hep devletçi olduk, hep devletin yanında durduk. Kurtuluş Savaşı'nda da, sonrasında da, öncesinde de. Bugün bence Kastamonu'nun ve sizlerin çocuklarının geleceği için yapılması gereken bir şey var, atılması gereken bir adım var. Kabul ederseniz herkes siyasi partisinden istifa etsin. Bizim Kastamonu'dan ne bakan çıkartabileceğimiz var, ne cumhurbaşkanı çıkartabileceğimiz var. En azından devletin zirvesi yaptığınız mitinglere sessiz kalırken, yaptığınız ziyaretlere sessiz kalırken, basınımızın yaptığı o kadar habere sessiz kalırken bu tepkiye sessiz kalmaz. Sayın Cumhurbaşkanımız Kastamonu'ya gelir, neyin ne olduğunu kendi gözleriyle görür ve Kastamonu'nun kaderi için ciddi çalışmalar ortaya çıkar. Çünkü biz bir şey yapmazsak daha çok kandırılmaya devam ederiz. Dediğim gibi seçtiğimiz, oy verdiğimiz kim varsa iş cebe geldiğinde ya da ranta geldiğinde ortak hareket etmeyi bilmişler. CİMER'den talep etmekten çekinmeyin ve benim sözümle dünyalar yıkılmaz, benim sözümle dünyalar kurtulmaz. Ama bana güveniyorsanız, bana inanıyorsanız gelin. Genel iradeye Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve Kastamonu'da hakim olan siyasi partilerin genel merkezlerine bir mesaj verelim. Kastamonu'ya yüzünüzü dönmezseniz biz partilerimizden istifa ediyoruz ve tekrardan geri dönmeyeceğiz diyelim” dedi. 
 

Bakmadan Geçme