Özel Bireylere Sosyal Uyum Becerisi Kazandırılacak
Kastamonu'da, özel gereksinimli bireylerin toplumsal ve sosyal uyum becerilerinin geliştirilmesini amaçlayan 'Özel Gereksinimli Bireylere Toplumsal ve Sosyal Uyum Becerilerinin Kazandırılması' projesinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.
Kastamonu'da, özel gereksinimli bireylerin toplumsal ve sosyal uyum becerilerinin geliştirilmesini amaçlayan “Özel Gereksinimli Bireylere Toplumsal ve Sosyal Uyum Becerilerinin Kazandırılması” projesinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.
TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında düzenlenen tanıtım toplantısında, özel gereksinimli bireylerin günlük yaşamda daha bağımsız hareket edebilmelerine ve toplumla daha güçlü bağlar kurmalarına katkı sağlayacak çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verildi. Toplantıda projenin amaçları, hedef kitlesi ve uygulanacak faaliyetler anlatılırken, toplumsal uyum sürecinde birliktelik, empati ve saygının önemine dikkat çekildi. Proje ile özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata daha aktif katılımlarının desteklenmesi ve toplumdaki farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Gerçekleştirilen proje tanıtım toplantısına İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş’ün yanı sıra ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri ile davetliler katıldı. Programda öğrenciler tarafından hazırlanan gösteriler büyük beğeni topladı. Öğrenciler projenin gerçekleşmesinden büyük memnuniyet duyduklarını belirtirken, aynı zamanda türküler de seslendirdi.
'Onlar Bizim İçin Toplumda Farkını Fark Ettirecek Bireylerimiz'
Açıklamalarda bulunan Gümüş, “Bugün yine Kastamonu Millî Eğitim ailesi olarak TÜBİTAK tarafından desteklenen 4008 projesinin anlamlı projesinin açılışı için buradayız. Öncelikle özel öğrencilerimizin gerçekten bundan sonraki hayatlarını kolaylaştıracak. Aynı zamanda bu proje uygulanırken, az önce de öğrencimizin ifade ettiği gibi, öğrenmenin yanında eğlenmelerini ve mutlu olmalarını da çok anlamlı buluyoruz. Tüm bireylerin bilginin yanında beceri edinmeleri de gerekmektedir. Siz bilgiyle beceriyi birleştirdiğiniz zaman mutlaka kendi ilgi ve yetenekleriniz doğrultusunda da hayatta önemli adımlar atıyorsunuz. Bizler de hem normal hem de özel gereksinimi olan bireyler için yapamayacakları hiçbir şeyin olmadığını biliyoruz. Yeter ki onlara fırsat sunalım. Bugün de bu projeyle beraber özel gereksinimi olan çok kıymetli özel öğrencilerimize fırsatlar sunarak onların başta temel yaşam becerilerini kimseye ihtiyaç duymadan yapabilmeleri, aynı zamanda toplumsal becerileri de yapabilmeleri ve bu noktada da sadece temel yaşam becerileri ve sosyal uyum becerilerini geliştirmekle kalmayıp, ilerleyen zamanlarda da istihdama yönelik kazanımlar elde edeceklerini biliyoruz. Bu projenin oluşmasında birçok arkadaşın emeği var. Sivil toplum kuruluşlarının emeği var. Ben başta sivil toplum kuruluşlarındaki bu projeye destek veren kıymetli dernek başkanlarımıza, onların kıymetli üyelerine, yine okullarımızın çok büyük destekleri var. Ailelerimiz bu konuda bizim özel çocuklarımıza gösterdikleri anlamlı desteklerle takdire şayan. O ailelerimize çok teşekkür ediyorum. Büyüklerimizin ellerinden öpüyoruz. Biz gerçekten bu çocuklarımızı önemsiyoruz. Onlar bizim için toplumda bir meleğimiz ve farkını fark ettirecek bireylerimiz. Onların mutlu olması her şeyin üzerinde. Onlar mutlu oldukça biz de gerçekten mutlu oluyoruz. Bu ve benzeri projeleri yine bu bireylerimizin istifade edeceği şekilde yapmaya devam edeceğiz. Proje içeriğinde olmasa bile talepler, istekler olursa da bu beş günlük süre içerisinde biz de buradan her türlü talep ve isteklerini yerine getireceğimizi söylemek istiyorum. Projeye destek veren herkesi tebrik ediyorum. TÜBİTAK’ımıza yine teşekkür ediyorum. İlimize, özel çocuklarımıza, onların ailelerine, biz eğitimcilere hayırlar getirmesini diliyorum” diye konuştu.
'Onlara, Öğrendiklerini Kullanabilecekleri Ortamları Oluşturmak İstiyoruz'
Projeyi Yürütücüsü Başöğretmen Hatice Yalçın ise yaptığı konuşmada, “Bu proje hikâyemize İhsan Ozanoğlu Özel Eğitim Meslek Okulu’nda başladık. Niçin böyle bir proje yaptık, niçin böyle bir projeye imza attık, ondan bahsetmek istiyorum. İhsan Ozanoğlu Özel Eğitim Meslek Okulu’nda çalışırken birçok etkinlikler yaptık, etkinlikler düzenledik. Bu etkinlikler içerisinde diğer okullarla da birlikte çalışmıştık. Çalıştığımız okullarda kaynaştırma-bütünleştirme yoluyla gelen öğrencilerimizle birlikte çalışma fırsatımız da oldu. Yaptığımız etkinliklerin sonunda bize ‘Hocam, bir daha yapacak mısınız, ne zaman yapacaksınız, tekrar yapar mısınız?’ gibi geri dönüşler aldık onlardan. Biz de düşündük; bu öğrencilerimiz için daha fazla neler yapabiliriz, kendilerini ifade edebilecekleri, kendilerine fırsat sunulacakları, kendilerini gösterebilecekleri neler yapabiliriz diye düşündük. Okulumuzdan harika bir proje ekibi kurduk. Proje ekibiyle fikir alışverişinde bulunduk. Bir fikrin üstüne başka fikirler ekledik, derken böyle bir proje çıktı ortaya. Sadece sınıfta kalıp öğrensinler istemedik. Yaparak, yaşayarak, deneyerek öğrensinler istedik öğrencilerimizin. Bunun üzerine bu projede bir bankaya gittiklerinde ne yapacaklarını bilsinler, hastaneye gittiklerinde kiminle iletişime geçmeleri gerektiğini bilsinler, bir kamu kurumuna gittiğinde yardımı nasıl isteyebileceklerini bilsinler. Kendi kişisel bakımlarını yapabilsinler, odalarını toparlayabilsinler, ailelerine bu anlamda destek olabilsinler. Bir düğmesi koptuğunda düğmesini dikebilsin, ütü yapmaya yardımcı olsun, eşyasını onarmakta bir fikri olsun. Günlük hayatının içerisinde karşısına çıkabilecek becerileri deneyimlesinler istedik bu projenin içerisinde. Bunların yanı sıra arkadaş edinsinler, iletişim kurmayı öğrensinler, birlikte büyütsünler, doğaya dokunsunlar, ağaç diksinler, hayal kursunlar, şarkılar söylesinler ve bütün bunları yaparken de kendilerine özgüven kazanmayı öğrensinler istedik. Çok net görüyoruz ki çocuklarımız aslında yapmak istiyorlar. Bazen sadece ilk adımı atarken çekiniyorlar, yanlış yapmaktan korkabiliyorlar. Ama uygun ortamı oluşturduğumuzda, ne yapacaklarını anlattığımızda ve onlara gerçekten fırsat verdiğimizde çok daha farklı bir tablo çıkıyor önümüze. Biz de projemizi tam olarak bunun üzerine kurduk. Onlara sadece bir şey öğretmek değil, öğrendiklerini kullanabilecekleri ortamları oluşturmak. ‘Birlikten güç doğar’ mantığıyla birçok kurumun kapısını çaldık, projemizi anlattık, neler yapmak istediğimizi anlattık ve hiçbir kurumdan elimiz boş dönmedik. Herkes kendi alanında katkı sunmak istedi. Bugün burada akademisyenlerimiz, kurumlarımız, okullarımız ve destek veren bütün paydaşlarımızla birlikte bu proje çok daha anlamlı hâle geldi” ifadelerini kullandı.
Program, projenin uygulama sürecine ilişkin değerlendirmelerin yapılmasının ardından sona erdi.