Terzi Ömer Faruk Sönmez 'Yapay Zeka Mesleğimi Ele Geçiremez'
Kastamonu'da 1952 yılından bu yana hizmet veren Terzi Mustafa'da mesleğini sürdüren 32 yaşındaki Ömer Faruk Sönmez, kentte genç terzi yetişmediğine dikkat çekti.
Kastamonu'da 1952 yılından bu yana hizmet veren Terzi Mustafa’da mesleğini sürdüren 32 yaşındaki Ömer Faruk Sönmez, kentte genç terzi yetişmediğine dikkat çekti. Gömlek ve takım elbise dikiminin kentte neredeyse sona erdiğini belirten Sönmez, hazır giyimin terziliği değiştirdiğini, ekonomik şartların ise vatandaşları yeni kıyafet almak yerine tadilata yönelttiğini söyledi.
Mesleğe 2012 yılında başladığını belirten Sönmez, “Lise 1’de sınıfta kaldıktan sonra bir sene berberin yanında çalıştım. Sonra düşündüm, ‘Babamın terzilik mesleğini niye devam ettirmiyorum?’ diye. Berberliği bırakıp terzilik mesleğine başladım. 2012’den beri terzilik yapıyorum. Gayet de memnunum. Bu dükkan 1952’den bu yana açık, biz 1983’te devraldık. Dükkanın adını değiştirmedim. O zamandan beri aynıdır. Sonrasında okullarımı da bitirdim; lisemi, üniversitemi tamamladım. Ama şu an mesleğimi yapıyorum ve memnunum. Tek memnun olmadığım taraf, vatandaşların terziliği şu an biraz küçük görmesi. Ama 20 sene sonra ülkede terzi kalmayacak. İnternetten randevu alacaklar, haberleri yok. Kastamonu’da şu an türünün son örneklerinden biriyim. Benden genci yok. Benim yaşım 32 oldu. Terzilerin yüzde 80’i, 60-65 yaşında zaten. Vatandaşlar da bunu görüyor. Benim isteğim genç terzilerin yetişmesi. Şu an mesela Kastamonu’da gömlekçi kalmadı. Gömlek diktiren yok, gençler de ilgi göstermiyor. Ben gömlek dikiyordum. Şu an gömlek sektörü çok sıkıntılı durumda. Elinize 10-15 bin lira alın, gezin, dolaşın; Kastamonu’da gömlek diktiremiyorsunuz. En son usta da bıraktı. Genç de yetişmedi. Gömlek dikimi Kastamonu’da bitti. Takım elbise dikimi de geçen ay bitti. En son bir usta vardı, o da geçen ay bıraktı. Gençlerde bu mesleğe ilgi yok. ‘Memnun musun?’ derseniz, keşke sanayiye girseydim. Sanayide daha güzel ekmek var. Ama yine de mesleğimden memnunum. Geleceği de parlak. Yapay zekâ da mesleğimi ele geçiremez. O yüzden memnunum. Gençlere öneririm; ya tam okuyacaksınız ya da bir meslek edineceksiniz” diye konuştu.
'Gençlere Tavsiye Ederim'
Hazır giyimin yaygınlaşması terziliği etkilediğini belirten Sönmez, “Önceden zaten kumaş satanlara da sorun, kumaş satmıyorlar. Çünkü diktiren yok. Diken ustalar da azaldı. Kendimden örnek vereyim; diktiren olmadığı için dikim işini ben de bıraktım. Dikmiyorum. Önceden de bu kadar hazır giyim yoktu. Yani çoğu esnafın sektörünü biraz vuruyor. Mesela örnek göstereyim; eskiden mandalinayı manavdan alıyordun, dolabı marangozda yaptırıyordun. Şu an zincir marketlerde her şey var. Adam manav alışverişini de oradan görüyor, marketini de oradan görüyor. Gidiyor dolap alıyor, bisiklet alıyor. Önceden her şey yerinde güzeldi. O yüzden bunların sektöre etkisi oldu mu? Oldu. Ama yine de tadilat hiçbir zaman bitmez. Dikim öldü ama adamın pantolonunun boyu kısalır, fermuarı bozulur, yanı yırtılır. Bu sektör hiçbir zaman ölmez. Gençlere tavsiye ederim. Tamir yönünde gençleri her türlü sektöre yönlendirebiliriz. Tadilat var, diktiren yok. Piyasadan ötürü mesela takım elbise de önemli. Kumaşını 10 bin liraya alacak, 20 bin lira terziye verecek; 30 bin lira. Ama 3 bin liradan 10 tane takım elbise alır. Lakin benim diktiğim de 10 tane takım elbiseye bedel” dedi.
'Tamir Sektöründe İşler Çoğaldı'
Tamirat işlerinin çoğaldığını söyleyen Sönmez, “Her seneye göre müşterilerimizde azalma yok. Neden azalma yok? Tamir sektöründe işler çoğaldı. Bu da vatandaşın tamire daha fazla yöneldiğini gösteriyor. Neden? Önceden atıyordun, yenisini alıyordun. Şimdi atarken bir kere bakıyorsun, ‘Ben bunu bir terziye götüreyim, tamir ettireyim’ diyorsun. O yüzden tamircinin işi çoğaldı. Lakin piyasa önemli. Vatandaş hep kemer sıkmakla meşgul. O yüzden tamircinin işi çoğaldı ama vatandaşın cebi azaldı. Önceden mesela 40-50 liraya pantolon alıyordun, cebindeki para eksilmiyordu. Şimdi pantolon için bütçe ayırıyorsun. Tamircilerin işi çoğaldı ama dediğim gibi, tamir sektöründe ben bir parçayı 130 liradan 150 liraya çıkardım ama aldığım buzdolabı 20 bin liradan 30 bin liraya çıktı. Tamircilerin öyle bir sıkıntısı var. Ama Allah’a şükür, vatandaş yeni elbiseleri alamadığından dolayı hep tamir yönünü tutuyor. Mevsim geçişlerinde yoğunluklarımız değişiyor genelde. Bizim kışın daha fazla işimiz olur. Bir de bayram, seyran dönemlerinde yoğunluk fazla oluyor. O yoğunluk neden oluyor? Millet yazın bir tişört, bir pantolonla dışarıya çıkıyor ama kışın daha fazla şey giyiniyor. Hazır giyimde de bazı insanlarımız kilolu oluyor, uzun boylu olanlar geniş beden alıp küçülttürmek için bize gelmek zorunda kalıyorlar. Göbeği olanlar da geniş beden alıyor, yanlarını daraltmak zorunda kalıyoruz. Sadece göbek bölgesinden almıyoruz. Hazır giyimde kolu olsa bacağı olmuyor, bacağı olsa kolu olmuyor. Hazır giyimde böyle bir sıkıntı var. Orada da konuya biz giriyoruz her zaman. Mesleğimizde en fazla zorlayan şey, müşterilerin bazen ne istediğini bilmemesi. ‘Ağabey, bacağımı daralt, pantolon vücuduma yapışsın’ diyor. Dediği gibi yapıyoruz. Bu sefer ‘Ağabey, eğilip doğrulurken bu pantolon bacağımı sıkıyor’ diyor. Ya da evde ölçü alıyorlar, biz yapıyoruz. Sonra ‘Ağabey, sen kısa yapmışsın’ diyor. Ben de diyorum ki, ‘Ey vatandaş, senin aldığın ölçüye göre yaptığımda uzunluk-kısalık sorumluluğu sana ait. Yamuk dikiş varsa, hatalı dikiş varsa bana ait.’ Vatandaş bunu anlamak istemiyor. ‘Sen yaptın, sen yaptın’ diyor ama ölçüyü kendisi alıyor. Ben adama ‘8 santimden kes’ dersem, adam 8 santimden kesiyor. Bu benim hatam olur. Müşterilere bunu anlatamıyoruz. Bazı vatandaşlar anlıyor ama çoğu anlamak istemiyor. Çoğu sadece ‘Siz yaptınız’ diyor. Bizi zorlayan bu. Biraz da bizi küçük gördükleri için tadilatlara fazla para vermek istemiyorlar. Ama ileride meslektaşlarım azalınca o parayı vermek zorunda kalacaklar. Bir de randevu alacaklar, haberleri yok. Vatandaştan tek şikâyetim bu” ifadelerini kullandı.
'Meslek Öğrenecekseniz Genç Yaşta Başlayın'
Gençlere tavsiyede bulunan Sönmez, “Gençlere tavsiyem; okuyacaksanız okuyun ama bir meslek öğrenecekseniz genç yaşta başlayın. Çünkü liseden sonra meslek öğrenmek zorlaşıyor. Meslek öğrenecek kişinin genç yaşta işe girmesi lazım. Açıktan da okuyabilirsiniz. Ben öyle yaptım. Ticaret lisesinde okuyordum, sınıfta kaldım ve mesleğe başladım. Sonrasında liseyi de üniversiteyi de okudum, üniversite mezunu oldum. Gençlere tavsiyem şu: Eğer bir meslek edinecekseniz genç yaşta başlamanız lazım. Bunu zaten çoğu yetişkin insan da benim gibi tavsiye edecektir. ‘Okumayın’ derken kastettiğim, meslek sahibi olmak istiyorsanız meslek edinin ama yine de açıktan lisenizi okuyun, üniversitenizi okuyun. Çünkü günümüzde eğitim de önemli. Gençlere en son tavsiyem, mutlaka bir meslek edinmeleri olur” diyerek sözlerini tamamladı.
Kastamonu’nun en eski terzi makineleri, makasları ve ütülerinin bulunduğu Terzi Mustafa, geçmişten günümüze taşıdığı meslek geleneğini sürdürerek müşterilerine hizmet vermeye devam ediyor.