Haraçoğlu Türbesi'nde Yüzyıllardır Süren Gelenek
Kastamonu'nun İhsangazi ilçesine bağlı İsalar Mahallesi'nde bulunan Haraçoğlu Türbesi, Osmanlı dönemine uzanan geçmişi ve yörede günümüzde de sürdürülen gelenekleriyle dikkat çekiyor.
Kastamonu’nun İhsangazi ilçesine bağlı İsalar Mahallesi’nde bulunan Haraçoğlu Türbesi, Osmanlı dönemine uzanan geçmişi ve yörede günümüzde de sürdürülen gelenekleriyle dikkat çekiyor.
İhsangazi ilçesine bağlı İsalar Mahallesi’nde bulunan Haraçoğlu Türbesi’nin geçmişi Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Osmanlı dönemi nüfus kayıtlarında türbenin bulunduğu bölgenin “Türbe Karyesi”, yani “Türbe Köyü” olarak geçtiği belirtilirken, yöre halkı tarafından ise bölge “Tekke” olarak adlandırılıyor.
yüzyılda Kastamonu’ya gelen Horasan erenlerinden Mevlana Sa’deddin tarafından Nakşibendi Dergâhı olarak kurulduğu aktarılan yapının, Nakşibendi Dergâhı olduğu 1869, 1872, 1874 ve 1875 yıllarına ait Osmanlı dönemi Kastamonu Vilayeti Salnamelerinde de yer alıyor.
Osmanlı dönemi belgelerinde dergâhın “E’izze-yi Kiramdan Mevlana Sa’deddin ve Heraczade Dergâhı” olarak adlandırılması, dergâhın kurucusunun Mevlana Sa’deddin olduğunu ortaya koyuyor. Mezar kitabelerinde ise tekke şeyhlerinin isimlerinin bulunduğu ifade ediliyor.
Son dönemlerde Haraçoğlu’nda yaşayan aile büyüklerinin tekkeyle ilgilendiği ve bu kişilere “Tekke Şeyhi” denildiği belirtiliyor. Bu geleneğin günümüzde de devam ettiği aktarılırken, köyün en yaşlı kişisinin gönüllü olarak türbenin bekçiliğini yaptığı ifade ediliyor.
Mevlana Sa’deddin Türbesi, halkın yanı sıra Kastamonu’daki velilerin de ziyaret ettiği önemli ziyaretgâhlardan biri olarak biliniyor. Türbede bulunan 1874 tarihli çeşme kitabesinde evliyaya hizmetten söz edilmesi, bölgede evliyanın bulunduğuna ve evliyaya hizmet geleneğinin geçmişten bu yana sürdüğüne işaret ediyor.
“Asa Suyu” Şifa Amacıyla Kullanılıyor
Yöre halkı tarafından “Asa Suyu” olarak adlandırılan kaynak suyunun şifalı olduğuna inanılıyor. Haraçoğlu Türbesi’ni ziyaret eden adak sahiplerinin, burada dua ettikleri ve şifa niyetiyle Asa Suyu ile yıkandıkları belirtiliyor.
Türbede kesilen adak kurbanlarının ise çevrede yaşayan ihtiyaç sahiplerine dağıtıldığı aktarılıyor.
Çocuk Sahibi Olmak İsteyenler Adak Adıyor
Türbeyle ilgili yörede yaşatılan inanışlar arasında çocuk sahibi olamayan ailelerin gerçekleştirdiği ritüeller de bulunuyor. Çocuğu olmayan veya çocuklarını kaybeden kişilerin türbeye gelerek şeyhe “satıldığı” yönünde bir inanışın bulunduğu aktarılıyor.
Bu inanışa göre kadının beline bir bağ geçirilerek Haraçoğlu’nun sandukası etrafında üç kez dolaştırılıyor. Ardından “Çocuğum olursa kurban keseceğim” şeklinde adak adanıyor. Çocuk dünyaya geldiğinde ise yörede “Satı” veya “Satılmış” isimlerinin verildiği belirtiliyor.
Tesbih Ve Toprakla İlgili İnanışlar
Türbede bulunan zikir tesbihinin içinden üç kez geçen kişilerin şifa bulacağına inanılıyor. Ayrıca türbe çevresinden şifa niyetiyle toprak alındığı ve bu toprağın hastalığı bulunan kişilerin banyo suyuna karıştırılarak kullanıldığı ifade ediliyor.
Yöredeki inanışa göre alınan toprağın daha sonra yeniden yerine bırakılması gerekiyor. Aksi halde toprağı alan kişinin cin veya peri gibi varlıklar tarafından rahatsız edileceğine inanılıyor.
Tarihî geçmişi, Osmanlı dönemine uzanan kayıtları ve yöre halkı tarafından günümüzde de sürdürülen gelenekleriyle Haraçoğlu Türbesi, İhsangazi’nin kültürel mirası içerisinde önemli bir yere sahip bulunuyor.