• Haberler
  • Zonguldak
  • TTK'da Dört Maden Ocağında Üretimin Durmasına İlişkin Açılan Davanın İlk Duruşması Görüldü

TTK'da Dört Maden Ocağında Üretimin Durmasına İlişkin Açılan Davanın İlk Duruşması Görüldü

Zonguldak'ta TTK'ye ait 4 maden ocağındaki denetimlerde, su tahliyesi, havalandırma, insan nakli için kullanılan sistemlerin otomatik devreye girmesi için ikinci bir enerji kaynağının olmadığı gerekçesiyle iş durdurmasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü.

Zonguldak’ta TTK’ye ait 4 maden ocağındaki denetimlerde, su tahliyesi, havalandırma, insan nakli için kullanılan sistemlerin otomatik devreye girmesi için ikinci bir enerji kaynağının olmadığı gerekçesiyle iş durdurmasıyla ilgili açılan davanın ilk duruşması görüldü.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait Kozlu, Üzülmez ve Karadon müesseselerine bağlı 4 maden ocağında geçen 9 Ocak’ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince denetim yapıldı. Denetimlerde maden ocaklarında su tahliyesi, havalandırma ve insan nakli için kullanılan sistemlerin otomatik devreye girmesi için ikinci bir enerji kaynağının bulunmadığı tespit edildi.

Yaşanan süreçte söz konusu müesseselerde iş durdurma yönünde hazırlanan raporun Zonguldak Valiliği’ne sunulmasının ardından 4 maden ocağında üretim durduruldu. Kurum yetkilileri mevzuatın değişmediğini bahse konu eksikliklerin yorum farklılığından kaynaklandığını, iş durdurma kararının kaldırılmasına yönelik Zonguldak 4. İş Mahkemesi’ne dava açtı. Eksikliklerin maden ocaklarının üretimi sırasında da giderilebileceği ileri sürüldü.

Mahkeme sürecinde aralarında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nden akademisyenlerin de yer aldığı bilirkişiler atandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı avukatları ise bilirkişilerin Zonguldak’tan olması nedeniyle itirazda bulundu. Zonguldak 4. İş Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya TTK ve sendika yetkililerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri de katıldı.

TTK’nın avukatı bakanlık müfettişlerinin işin durdurulmasını gerektirdiği hususlarda itirazının olmamasının; haklılıklarını ortaya koyduğunu söyledi.

Bilirkişi raporunda beyanlardan çok müfettişlerin ifadelerinin yer aldığına dikkat çeken avukat, "Bilirkişi raporuna itiraz yoktur. Yeniden bilirkişi raporuna ihtiyaç yoktur. Üretimin 1 aydır durması hem ekonomik hem iş sağlığı ve güvenliği konusunda riskler oluşturmaktadır. Ocaklarda statik ısınmalar nedeniyle metan ve ısı birikimi mevcuttur. Bu nedenle hem iş güvenliği hem de üretim açısından sorun yaşanmaktadır" şeklinde savunma yaptı.

Öte yandan heyette nitelikli, havzayı bilen uzman kişiler tarafından raporun hazırlandığı, ara karardan vazgeçilmesi gerektiğini belirten TTK avukatı, "Tüm bu nedenlerle ara karardan vazgeçilmesi, yeni bilirkişi raporu alınmaması ve davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz" şeklinde konuştu.

Hakim ise yeniden bilirkişi heyetinin oluşturulacağını açıklarken, Kozlu, Üzülmez ve Karadon müesseseleri için yeni bilirkişi raporu alınmasına karar verdi. Duruşma ise ileri bir tarihe ertelendi.

Yorumlar 2
HAK HUKUK 09 Şubat 2026 03:10

Devletin elinde zarar eden kurum özelleşmeli.. dünyanın hiç bir ülkesinde bu kadar zarar eden kurum süspansiye edilmez. her yıl buraya verilen zarar parasına yazık günah. birileri yatarak maaş alacak diye devlet bu kurumu elinde tutmamalı.. çalışan özelsektörde de çalışıyor. çalışmadan maaş alanlar düşünsün.. zaten sokak ve sosyal medya çığırtkanlığı yapanlar yatarak maaş alanlardır. çok kişi ocağa gitmeden maaş alıyor. hatta adam karta basıp dönüyor.. ttk dışında dışarıda başka işlerde çalışıyor. tekrar çıkış kartına basmaya gidiyor. bu zararı ttk ile ilgisi olmayan özel sektörde çalışanlar vermiyor. ttk yı kurumu bu hale getiren sizlersiniz. bu kadar zarara karşı hala neyi konuşuyoruz. devletin hazinesi her yıl bu zararı ödemek zorundamı. Devlet sorsun milyarlarca zarar eden kurum bu zararı kim nasıl ödeyecek. Ben buraya heryıl milletin hakkını vergilerini veremem dese. ne diyeceksin arkadaş.. devlet daha buranın zararına milletin vergilerini vermesin. Aslında kurum bu hale gelmeden 10.20.yıl öncesi toplu sözleşme zam pazarlığı .. Çıkartılan kömür kadar maaş sistemi getirilmeliydi.. Aslında bu eskiden gündeme gelmişti uygulamaya geçilemedi... Bak o zaman kurum çalışma düzeni nasıl olurdu. disiplin olurdu kömür üretim artardı. En önemlisi TTK Devletin milletin sırtına yük olmazdı. çünkü kendi maaşlarını kendileri belirleyecek o şekilde kömür çakarmak çalışmak zorunda olacaklardı. çalışmadan maaş alanlara bu sözümüz.... Yinede yapılabilirmi en kötü ihtimal olarak yapılır.. Ama en doğrusu özel sektöre devredilmesi.. olmazsa devlet buranın zararını karşılayamam zararda sizin karıda sizin diyerek işçiye devretmeli.. demir çelik fabrikaları gibi..

HAKAN 08 Şubat 2026 16:56

ZARAR EDEN KURUM ÇALIŞMA YOK BAS KARTA DÖN GERİ İŞYERLERİNDE YATANLAR OCAĞA GİMEDEN MAAŞ ALMA YUVASI OLDU TTK.. HER YIL HAZİNEDEN 20 KATRİLYON PARA BURAYAMI VERİLECEK ACİLEN DEVLET ELİNDEN ÇIKARTMALI.. ZONGULDAKTA MİLLETİN DİLİNDE TTK YATARAK OCAĞA GİRMEDEN KARTA BASIP GERİ DÖNEREK MAAŞ ALINIYOR DİYE.. A DAN Z YE HERKESİN DİLİNDE BU KADAR ZARAR NEDİR YAAAA ÖZELLEŞSİN HERKEZ ALIN TERİYLE EKMEĞİNİ KAZANSIN YETER ARTIK.. NEREYE GİDİYORRUZ YAAAA HER GÜN TTK NIN ZARARI.. YAAA BİRDE BU ZARAR EDEN KURUMU SAVANMALARI AKIL TUTULMASI GERÇEKTEN.. ONDAN SONRA NEYMİŞ ÜLKENİN SONU İYİ DEĞİLMİŞ.. PARDON YAAA SEN BÖYLE YAPARSAN ALACAĞI ODUR...

Bakmadan Geçme