Türk Ocakları Derneği Şube Başkanı Yılmaz: 'Halime Çavuş Yanı Başımızdaki Tarihtir'
Türk Ocakları Derneği Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, Halime Çavuş'un vefatının 50'nci yıldönümü sebebiyle açıklamada bulundu.
Türk Ocakları Derneği Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, Halime Çavuş’un vefatının 50’nci yıldönümü sebebiyle açıklamada bulundu.
Türk Ocakları Derneği Şube Başkanı Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz açıklamasında; “Kastamonu’nun değerlerinden olan Halime Çavuş (Kocabıyık), İstiklâl Harbi sırasında kağnı kollarıyla yazılan destanın kadın kahramanlarından birisidir. Gazidir, İstiklâl Madalyası sahibidir, Duruçay’da yanı başımızdaki tarihtir. 20 Şubat tarihinde, vefatının 50’nci. yıldönümünde onu rahmetle, şükranla anıyor, hatırlıyoruz. Halime Kocabıyık, Halime Çavuş olarak tarihe geçmiş bir şahsiyettir. 1898 yılında Kastamonu ili merkezine bağlı Duruçay köyünde doğmuştur. Annesinin adı Hacer, babasının adı İbrahim’dir. Henüz yirmi iki yaşında bir genç iken ailesini geride bırakıp cepheye koşmuş, Milli Mücadele sırasında görev almış, gazi olmuştur. Onun bu dönemde saçlarını kısalttığını, erkek gibi giyindiğini ve kağnısıyla cephe gerisinde nakliye kollarında askeri mühimmat taşıma işinde görev üstlendiğini biliyoruz. Ordunun ihtiyaçlarının karşılanması kaydıyla Batı Cephesi’nde Yunan ordusunun rahatlıkla yenilebileceği düşüncesinde olan Mustafa Kemal Paşa, Başkumandanlık Kanunu’nun kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak 7-8 Ağustos 1921 tarihlerinde on emirden oluşan ‘Tekâlif-i Millîye’ emirlerini yayınlamıştır. Tekâlif-i Millîye komisyonları toplanan silah ve malzemenin Batı Cephesine nakledilmesinde hassasiyetle görev yapmıştır. Bu dönemde İnebolu, Kastamonu-Çankırı ve Ankara hattı (İstiklâl Yolu) ulaşım bakımından en yoğun güzergahlardan birisi olmuştur. Türk halkının bütün imkanlarını ortaya koyarak mücadeleye katıldığı, topyekûn savaş kavramı içerisinde değerlendirilecek olan 1920-1922 yılları arasında Halime Çavuş, iki yıl İnebolu’dan Ankara’ya silâh ve cephane taşımıştır. 9 Haziran 1920 tarihinde Kılkış Zırhlısı’nın İnebolu’yu bombardımanı sırasında ayağından yaralanmıştır. On iki gün kadar Kastamonu’da tedavi altına alınmış, kendisini toparlayınca tekrar gönüllü olarak nakliye kollarında göreve devam etmiştir. Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasından sonra 1924 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa ve Latife Hanımın davetlisi olarak Ankara’da bulunmuş, on gün konuk edilmiştir. Mustafa Kemal Paşa Halime Çavuş’a Ankara’ya yerleşmesini önermiş ise de bu öneri kabul görmemiştir. O, Kastamonu’da, köyünde yaşamayı yeğlemiştir. Gazi dört yüz lira vererek Halime Çavuş’u Kastamonu’ya uğurlamıştır. Soyadı kanununun kabulüyle Kocabıyık soyadını almıştır. Halime Çavuş evlenmemiş, kendi imkanları ve verilen maaş ile köyünde yaşamıştır. Köyünde çocukların eğitim alması için teşvik ve yardımda bulunmuştur. Milli gün ve bayramlarda askerî kıyafetini giyerek Kastamonu’ya gelmiş, gaziler ile birlikte geçit törenlerine katılmıştır. Kocabıyık, milli bayramların aranan yüzlerinden birisi olmuştur. Halime Çavuş’un harp malulü sayılması ve maaş bağlanmasının oldukça geç bir tarihe rastlamaktadır. 2 Aralık 1949 tarihinde kabul edilen İstiklâl Harbi Malullerine Verilecek Para Mükafatı Hakkında Kanun ile ismini belgelerde görüyoruz. ‘İstiklâl Harbi’nde İnebolu halk cephane yardım kolunda’ çalıştığı ve yaralanarak malul kaldığı için ‘Kastamonu Kemah Köyünden İbrahim kızı Halime Kocabıyık’a’ mükafat verilmiştir. Nüfus cüzdanına; ‘İnebolu bombardımanında ayağından yaralanmış, altıncı derece mâlûl olmuştur’ yazılarak resmi mühürle mühürlenmiş, ismi harp malulü gazi olarak nüfus kayıtlarına geçmiştir. 1 Nisan 1959 tarihli milli orduda vazife alanların İstiklal Madalyası ile taltif edilmesi kararıyla İnebolu Halk Cephesi Cephane Yardım Kollarında vatana hizmet ettiği için rütbesi er olarak belirtilen Halime Kocabıyık’a İstiklâl Madalyası verilmiştir. Tören ve programlara çavuş üniformasıyla katılmıştır. 1967 yılında, Halime Kocabıyık yetmiş yaşına geldiği zaman 24 Şubat 1968 tarih ve 1005 Sayılı İstiklâl Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun gereği Millî Mücadeleye iştirak eden ve bu sebeple kendilerine İstiklâl Madalyası verilmiş bulunan Türk vatandaşlarına, hayatta bulundukları sürece, vatanı hizmet tertibinden üç yüz lira aylık bağlanır hükmü gereğince Halime Çavuş’a 1 Mart 1968 tarihinde vatani hizmet tertibinden şeref aylığı bağlanmış, vefat edene kadar şeref aylığını almıştır. Halime Çavuş, Türkiye Muharip Gaziler Cemiyeti üyesidir. Halime Çavuş ölünceye kadar asker üniformasını muhafaza etmiş, çeşitli etkinliklerinde daima giymiştir. Milli Mücadele’nin Kastamonu’daki sembol ismi ve destanlaşmış kahramanı olan Şehit Şerife Bacı ile birlikte ismi yerel ve ulusal seviyede ön plana çıkmıştır. Gazi Halime Kocabıyık 20 Şubat 1976 tarihinde, 78 yaşında vefat etmiştir. Vefat haberi 21 Şubat 1976 tarihli Kastamonu gazetesinde: ‘Milli Mücadelemizin Kastamonulu kadın kahramanlarından Halime Çavuş’un öldüğü teessürle haber alınmıştır’ cümlesiyle duyurulmuştur. Vefatında Kastamonu’da olan Prof. Dr. Afet İnan cenazesine katılmış ve Milliyet gazetesinde ‘Gazi Halime Çavuş’ başlıklı onu metheden bir yazı yazmıştır. Halime Kocabıyık’ın kabri Duruçay Köyünde olup daha sonra kabri anıt mezar şeklinde yenilenmiştir. Halime Kocabıyık’ın hatırasını yaşatmak onu anmak, İstiklal Savaşı’nın hangi zorluklar, yokluklar içerisinde cephede ve cephenin gerisinde fedakârca çalışan askerlerimiz ve kadın erkek gönüllüler tarafından nasıl kazanıldığını genç kuşaklara tanıtmak milli ve vatani bir görevdir. Türk Ocağı tarafından 20 Şubat 2026 günü Cuma namazı sonunda saat 14.00’da Duruçay Köyü’nde Gazi Halime Çavuş’un kabri başında anma programı düzenlenecektir. 50’nci vefat yıldönümünde Gazi Halime Çavuş’u, onun şahsında Şehit Şerife Bacı, Rahime Kaptan gibi Türk harp tarihinde, harp edebiyatında iz bırakmış kahraman Türk kadınlarını rahmetle anıyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere İstiklâl Harbi sırasında cephede ve cephe gerisinde hizmet etmiş bütün kahramanlarımızı, şükranla ve rahmetle anıyorum. Muhterem gazi ve şehitlerimizin aziz ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.