Nefise Köylü

Kastamonu'nun Sokak Hayvanları

Nefise Köylü

Hayvanları korumak, insanların hayvanlara iyi davranmalarını ve onların daha iyi koşullarda beslenmelerini ve barınmalarını sağlamak, hayvanlara karşı yapılan haksızlıkların önüne geçebilmek ve onlarla sistematik şekilde ilgilenebilmek için 1908’de ülkemizde ‘Hayvanları Koruma Derneği’ kuruldu.

Bu kurum bilinen ilk hayvan koruma kurumudur. Aynı amaçla Hollanda’da Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu kuruldu ve 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü ilan edildi. Biz de her yıl 4 Ekim’de Hayvanları Koruma Günü’nü kutluyoruz. 

Doğanın bir dengesi olduğunu ve bu denge içinde her canlının kendine ait yaşam biçimi ve hakkı olduğu, hayvanların da can taşıdığı, insanlar gibi bir kısım haklara sahip olması gerektiği herkesin kabul edebileceği bir gerçektir.

Tüm canlılar en az insanlar kadar yaşam hakkına sahiptir. Bilhassa kedi ve köpeğin yaşam alanları insanların bulunduğu yerlerdir. Onların isteği sadece biraz sevgi ve ilgi… Dünyamız bütün canlıların denge içinde yaşamasıyla güzelliğini devam ettirebilmektedir. Hayvan sevgisi, insandaki yardımlaşma, iyilikseverlik ve sevgi gibi duyguları geliştirir.
Hayvanları sevenler, tüm canlıları, dünyayı kısacası yaşamayı severler.
Bazen hayvanlara kötü davranışlarda bulunan insanları görebiliyoruz. Halbuki onlar bizim yaşam paydaşlarımız, sevimli dostlarımız. Onlarla bir arada yaşamak mümkün. Sokaklar bizim ortak yaşam alanlarımız.
Bir kente gittiğinizde eğer o kentte sokakta yaşayan hayvanlar sizi takip ediyorlar ve huzur içerisindeyseler o kentte yaşayın. Orası iyi insanlarla doludur.

Kızılay gönüllüsü olarak 2024 yılında gerçekleştirmiş olduğumuz Kedi Evi projesi ile ulusal basında canım memleketim Kastamonu’nun adını hayvan sevgisi ve sokak hayvanlarını koruma hususunda gündeme getirmiştik. Sonrasında bu etkinliklerin devamlılığı sağlamanın daha büyük önem teşkil ettiğine birçok yazımda vurgu yaptım.

Evet etkinliklerle farkındalık yaratmak çok güzel ve çok da faydalı olsa da bu etkinliklerin ve sosyal sorumluluk projelerinin SOKAK HAYVANLARIMIZ İÇİN devamlılığını sağlamak çok daha önemli.

Sokakta gördüğünüz bir hayvana marketten 20 TL’ye alıp ikram edeceğiniz bir mama gözünüze çok gelmez biliyorum. Sizin için ufak bir sadaka onlar için 1 günlük daha ömür demek.

Kedi beslemek sünnettir. İslamiyet’i kendine yol bilen herkes bilir ki, hayvanlar Allah’ın dilsiz kullarıdır. En büyük sadaka aç susuz kalmış bir hayvanı beslemektir.

Müezza (Arapça: معزة), Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in kedisidir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, Uhud seferinde önlerine yavrusunu emziren siyah-beyaz bir Habeş kedisi çıkınca askerin güzergâhını değiştirmiş; dönüşte de bu kediyi sahiplenerek Müezza adını vermiştir.

Kediler candır. Diğer hayvanlar gibi…

Kediler benim için çok başka. Beni tanıyanlar, aynı zamanda Allah’ın bana arkadaş ettiği kedi dostum Naci’yi de çok yakından tanıyor. Hayvanlarda Allah’ın kulları, biz onların sahipleri değiliz. Şanslı isek ancak nasip olursa onlarla dost olabiliriz.

Tekrar söylüyorum

Hayvanları sevenler, tüm canlıları, dünyayı kısacası yaşamayı severler.
Hayvanları sevmeyen insanlardan hep bir korkmuşumdur. Hayvanları sevmeyen insanların vicdanlarını ve iyi niyetlerini hep sorgularım.
Sebepsiz yere hayvanlara zarar vermeye yeltenen, eğlence olsun diye hayvanları sahiplenip sonra sokaklara bırakan, densiz, vicdansız, günahkâr, cani insanlara hiç bu güzel yazıda değinmek istemiyorum. Çünkü devletimiz ve yasalarımız var olsun artık cezasız kalmıyorlar.
Canım ülkemde ve canım memleketimde hayvanlara daha çok değer verilen ve korunan güzel günler diliyorum.

Kastamonu'nun Sokak Hayvanları

Kastamonu'nun Sokak Hayvanları

Kastamonu'nun Sokak Hayvanları

 

Yazarın Diğer Yazıları