Saadet'ten Tmo'ya Eleştiri
Saadet Partisi İl Başkanı Kadir Yalçın, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına değinerek açıklamada bulundu.
Saadet Partisi İl Başkanı Kadir Yalçın, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatlarına değinerek açıklamada bulundu.
Saadet Partisi İl Başkanı Kadir Yalçın açıklamasında; 'Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan 2026 yılı hububat alım fiyatları, maalesef üreticimizin beklentilerini karşılamaktan uzaktır. 2025 yılında buğday için ton başına 13 bin 500 TL, arpa için 11 bin TL olarak belirlenen alım fiyatları, 2026 yılında buğdayda 16 bin 500 TL arpada 12 bin 750 TL'ye yükseltilmiştir. Bu durum buğdayda yaklaşık yüzde 22, arpada ise yalnızca yaklaşık yüzde 16'lık bir artışa tekabül etmektedir. Oysa üreticinin en temel gider kalemi olan akaryakıttaki artış, bu oranların çok üzerindedir. 1 Haziran 2025 tarihinde 47 TL olan motorin fiyatı, 1 Haziran 2026 itibarıyla yaklaşık yüzde 45'lik bir artışla 68 TL'ye ulaşmıştır. Sadece mazottaki bu devasa artış bile ortadayken; gübre, tohum, ilaç, işçilik ve sulama maliyetleri de dikkate alındığında, açıklanan alım fiyatlarının çiftçimizin artan giderlerini karşılaması mümkün görünmemektedir. Üretici bir yıl boyunca emek vermekte, alın teri dökmekte; ancak hasat sonunda hak ettiği kazancı elde edememektedir. Özellikle arpa fiyatındaki artışın hem enflasyonun hem de üretim maliyetlerinin çok gerisinde kalması, hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizi de doğrudan etkileyecektir. Tarım ve hayvancılık birbirinden ayrı düşünülemez. Çiftçinin kazanamadığı bir ortamda üretimin sürdürülebilir olması imknsızdır. Saadet Partisi olarak her zaman olduğu gibi bugün de üreticimizin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. Çiftçimizin emeğinin karşılığını alabilmesi için alım fiyatlarının gerçek maliyetler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi, destekleme politikalarının güçlendirilmesi ve üreticinin üzerindeki maliyet yükünün azaltılması gerekmektedir. Türkiye'nin gıda güvenliği, çiftçimizin tarlada kalmasına bağlıdır. Üreticisini koruyamayan ülkeler, geleceğini de koruyamazlar. Yetkilileri çiftçimizin sesine kulak vermeye davet ediyoruz' denildi.