MHP'de Usturacı Güven Tazeledi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kastamonu Merkez İlçe Başkanlığı'nın 15. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Mevcut Merkez İlçe Başkanı Enis Usturacı, tek aday olarak girdiği seçimde yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kastamonu Merkez İlçe Başkanlığı’nın 15. Olağan Kongresi gerçekleştirildi. Mevcut Merkez İlçe Başkanı Enis Usturacı, tek aday olarak girdiği seçimde yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi.
MHP Kastamonu Merkez İlçe Başkanlığı’nın olağan kongresi, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede faaliyet raporu ile mali rapor okunarak üyelerin bilgisine sunuldu. Faaliyet raporu ve mali rapor, yapılan görüşmelerin ardından ayrı ayrı ibra edildi.
Mevcut İlçe Başkanı Enis Usturacı, tek aday olarak seçime girdi. Yapılan seçim sonucunda Usturacı, delegelerin oylarıyla yeniden MHP Kastamonu Merkez İlçe Başkanı oldu.
'Liderimizin Hep İfade Ettiği Gibi; Adımız Belli, Türk milletiyiz. Devletimiz Belli, Türkiye Cumhuriyeti’yiz'
Açılış konuşmalarını yapan Divan Başkanı Turan Şahin, “Bugün bu salonu şereflendiren, vatan için çarpan yürekler dimdik aramızdalar. Bu yüreklerin Bilge Lideri Devlet Bahçeli Bey de Cenabı Allah’a şükürler olsun ki tüm heybetiyle başımızda durmaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak tüm vatandaşlarımızı her şeyden önce Türkiye, herkes eşit bir Türkiye anlayışıyla milli birlik ve kardeşlikte buluşmaya, Türkiye’nin kutlu geleceğini birlikte inşa etmeye davet ediyoruz. Partimiz, katışmacı değil uzlaşmacı, bölen değil birleştiren, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kaostan değil huzurdan beslenen ve sorumluluk almak için gayret gösteren bir siyasi partidir. Milliyetçi Hareket doğal bir harekettir. Liderimizin duasıyla Hazreti Yusuf’u kuyuda, Hazreti Yunus’u balığın karnında, Hazreti İbrahim’i ateşte, Efendimiz’i mağarada darda bırakmayan Cenabı Allah’ın bizleri de zorda bırakmayacağına iman ettik. Ülke ve millet hayatı ne zaman sıkıntıya girmiş olsa Milliyetçi Hareket, onun Bilge Lideri Devlet Bahçeli Bey, ‘Önce ülken ve milletin’ anlayışıyla hareket etmiştir. Müsaadenizle bu bağlamda yakın tarihten birkaç örneği hatırlatmak isterim. Öncelikle Milliyetçi Hareket Partisi’nin hükümet ortağı olduğu 57. Hükümet döneminde, 2001 yılında yapılan anayasa değişikliğinde devletin korunmasını, Milliyetçi Hareket Partisi adaletin temeli, adaleti de devletin temeli olarak görmektedir. 2007 yılına gelindiğinde, 11. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 367 krizi yaşandığında, dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Cumhurbaşkanı seçilebilmek için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde aranan karar yeter sayısı olan 367 sayısının aynı zamanda toplantı yeter sayısı olarak da aranması gerektiği fikrini ortaya atmış. O dönem Adalet ve Kalkınma Partisi Cumhurbaşkanı adayı olarak Abdullah Gül’ü göstermiş. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tamamı, Doğru Yol Partisi’nin 2 milletvekili hariç tamamı, ama Vatan Partisi’nin tamamı oylamaya katılmamıştı. 361 milletvekili oylamaya katılmış, Cumhuriyet Halk Partisi bu oylamayı Anayasa Mahkemesi’ne taşımak suretiyle iptal ettirmişti. Cumhurbaşkanı seçilemeyince erken seçimlere gidilmiş, 14 Temmuz 2007 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi, Genel Başkanımızın liderliğinde 71 milletvekiliyle Meclis’te temsil edilmişti. Genel Başkanımız yaptığı açıklamada, o dönem kendi Cumhurbaşkanı adayımızı göstereceğimizi, MHP grubunun tamamının oylamaya katılacağını ifade etmek suretiyle Cumhurbaşkanı seçim krizini ortadan kaldırmıştır. Buradaki düşünce, milli iradeye saygı, ‘Önce ülken ve milletin’ düsturu olmuştur. 2008 yılına gelindiğinde başörtüsü yasağı sorumluluğu, bir değişiklik yapılması gerektiğini teklif etmiş, hem kamu hizmetlerinin görülmesinde hem kamu hizmetlerinden faydalanılmasında eşitlik ilkesinin düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymuş. Bu anayasa değişikliği 411 milletvekilinin oyuyla kabul edilmiştir. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi, başörtüsü yasağı sorunu noktasında herhangi bir problem olmamasının temelinde de milliyetçilik ve bilgeliklerimizle Mehmet Bahçeli Bey’in tutumu ve yaklaşımı son derece önemli olmuştur. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminin yaşandığı geceye gelindiğinde, Genel Başkanımıza güvenli bir yere, liderimiz, bir saldırı olursa genel merkezimizde mukavemet edeceğiz demek suretiyle genel merkezimizin tüm ışıklarını yaktırmış, divanını toplamış, saat 22 sularında dönemin Başbakanı Binali Yıldırım Bey’i aramak suretiyle Milliyetçi Hareket Partisi’nin hain darbe girişiminin karşısında olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin meşru hükümetinin yanında yer aldığını ifade etmek suretiyle darbe girişiminin seyrini aziz milletimizin lehine çevirmiştir. Sonrasında Yeni Kapı ruhuyla doğan Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle beraber katı kuvvetler ayrılığının pekiştiği, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkesinin sağlandığı, hükümet ekme, hükümet kurmaz olduklarının ortadan kaldırıldığı, özellikle de lütfen buraya dikkat buyurunuz, hem yasamayı hem yürütmeyi aziz milletimiz seçtiği için egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olma ilkesi tezahür etmiştir. 1923 yılında sistemin yürümeye girdiği 2018 yılına kadar Türkiye Cumhuriyeti’nin 65 hükümeti olmuştur. 5 yıllık çalışma hayatını 95 yıla böldüğümüzde 19 hükümet görev yapması gerekirken 65 hükümet görev yapmıştır. Bazı hükümetlerin süresi 25 gün çıkmıştır. Bugün için hükümet etme, hükümet kurma zorluklarının ortadan kaldırılması Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde gerçekleşmiştir. Bu verdiğimiz örnekler, Türk milliyetçiliğinin temsil ettiği devlet ve millet varlığını uzlaştırıcı, karmaştırıcı düşünce sistemini anlatan sayısız örnekten sadece birkaç tanesidir. Dillerimizin ifade ettiği gibi bizim için önemli olan dürüstlük, samimiyet ve tutarlılıktır. Ülke ve millet meselelerinin çözümünde bizler için herhangi bir rant, herhangi bir hasat, herhangi bir harman söz konusu değildir. Bizim için önemli olan ülkemizin temel bir meselesinin çözümünden duyduğumuz manevi haz, gönül rahatlığı ve vicdan huzurudur. Türkiye sevdalıları için de değerli ve önemli olan da budur. Günümüze gelindiğinde, liderimizin ifadesiyle etrafımız ateşten meydana aydınlamaktadır. Uçuşan füzeler, hedefine çarpan insansız hava araçları, istihbarat kapışmaları, ölen siviller, kaybolan değer ve medeniyetler, yeryüzünden silinmek istenen Gazze, karşı terörsüz Türkiye, iç barış ve huzurumuzun ebedi güvencesidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak terörün kökünün kazınması, Türkiye’nin gündeminden çıkarılması en önemli stratejik hedeflerimizden birisidir. Gelecek nesillere her yönüyle güvenceye kavuşturulmuş bir devlet, bir millet, bir vatan emanet etmek mecburiyetinde olduğumuza inanıyoruz. Geleceği öngören siyasi teorisyen sıfatıyla Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey, Kızıl Elma hedefine giden yolda mevcut siyasi parametrelerin yeniden tanzimini evvelden görmüş, içerisine girdiğimiz yüzyılda kaotik bir hal alan bölgesel ve küresel konjonktür karşısında tayin edici paradigma değişikliğine olan ihtiyacı erkenden tespit etmiş, Türkiye’nin Birinci Dünya Savaşı öncesini çağrıştıran, Birinci Dünya Savaşı öncesini anımsatan bölgesel ve küresel bir kuşatmayla karşı karşıya olduğunu fark etmiş, bu bağlamda Cumhur İttifakı ortak bilinciyle hem caydırıcılık için hem kararlılık için ülkede iç barışın tahkimi, milli birlik ve bütünlüğün takviyesini temin etmek maksadıyla Terörsüz Türkiye hamlesini 22 Ekim’de Meclis Grup Toplantısı’nda yapmıştır. Ne yapıyorsak milletimizle birlikte yapacağız düşüncesinden hareketle, milli iradenin tecelligâhı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan komisyon çalışmalarını yapmış, raporunu tamamlamıştır. 5 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla da çerçeve yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulmuş, itibarıyla da Adalet Komisyonu’nda teklif kabul edilmiştir. Bir devlet politikası halini alan Terörsüz Türkiye, inşallah başarıyla tamamlandığında ebedi biçimde refah, huzur ve güvenli bir gelecek tesis edilmiş olacaktır. Liderimizin hep ifade ettiği gibi adımız belli, Türk milletiyiz. Devletimiz belli, Türkiye Cumhuriyeti’yiz. Bugüne kadar terörle mücadelede büyük fedakârlıklar sergileyen binlerce şehidimizin aziz hatıralarının yaşatılması, geride bıraktıkları ailelerinin ve gazilerimizin hak ve menfaatlerinin korunmasını Milliyetçi Hareket Partisi her zaman ve her şartta öncelikli bir görev olarak kabul etmektedir. Programımıza bakıldığında, buraya lütfen dikkat buyurunuz, partimizin misyon ve vizyonu devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliğini, birlik ve bütünlüğünü, hak ve menfaatlerini korumak şeklinde düzenlenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Tek Vatan, Tek Millet, Türkiye’ye inanmakta, hiçbir siyasi çıkar kaygısı taşımadan, nefsin tasavvufuna kapılmadan, sağın solun tahrikine, tehdidine aldırmadan, ‘Önce ülken ve milletin’ anlayışına barış ve kardeşlik ruhuyla bağlanmaktadır. Terörle mücadeleye bu zamana kadar ayrılan devasa kaynaklar Doğu’nun ve Güneydoğu’nun sosyal ve ekonomik kalkınmasına ayrılmış olsaydı, bölgenin nasıl bir yıldız gibi parlayacağı, yoksulluk, işsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizliğin nasıl ortadan kalkacağını vatansever her insanımız elbette tasdik edecektir. Liderimizden ilhamla niyetimiz salih, sözümüz samimi, özümüz sadık, gözümüz pek; korkacak, çekinecek, ürkecek hiçbir şeyimiz yok, tarafımız doğru, alnımız pak, yönümüz hak. Bu duygu ve düşüncelerle, bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, ‘Sabaha kadar ülkeyi düşüneceksiniz, devletimizi düşüneceksiniz, saçlarınız ağarmalı, uykularınız kaçmalı’ diyen, ‘Önce ülken ve milletin’ düsturunu da bizim gönlümüze yerleştiren saygıdeğer Genel Başkanımızı Cenabı Allah başımızdan eksik etmesin, yolundan ve izinden ayırmasın. Liderimizin gecesini gündüzünü ülkemizin ve milletimizin menfaatine harcadığına bizler el hak şahidiz. Bugün bu salonu şereflendiren kıymetli teşkilat mensuplarımızın, değerli misafirlerimizin Rabbim ayağına taş değdirmesin. Hazırlar ve hızırlar yardımcınız olsun. Evimiz, ocağımız şeref olsun” diye konuştu.
'Milliyetçi Hareket Partisi’nin Gerçek Makamı, Aziz Milletimizin Gönlüdür'
MHP Kastamonu Merkez İlçe Başkanı Enis Usturacı ise yaptığı açıklamada, “Öncelikle bu kutlu göreve bizleri layık gören; Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’ye, güven ve teveccühlerinden dolayı şükranlarımı arz ediyorum. Aynı şekilde, her daim desteğini yanımızda hissettiğimiz Sayın İl Başkanımız Emre Şahin’e teşekkür ediyor, birlikte yürüdüğümüz bu kutlu davada omuz omuza çalışmaktan da onur ve şeref duyuyorum. Bugün burada, davamıza olan sadakatimizi tazelemek, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek, Türk milliyetçiliğinin sarsılmaz iradesini bir kez daha haykırmak için toplandık. Çünkü biz biliyoruz ki; Bizim davamız koltuk davası değildir. Bizim davamız makam davası değildir. Bizim davamız; ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde ilelebet yaşayacak büyük Türk milletinin davasıdır. Göreve geldiğimiz ilk gün bir söz vermiştik. ‘Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız’. Bugün, Allah’a hamdolsun ki o sözün hesabını verebilecek bir vicdanla karşınızdayım. Merkeze bağlı 177 köyümüzün 156’sını, merkez 20 mahallemizi ziyaret ettik. Sadece gittik demek için gitmedik. Dinledik. Not aldık. Çözüm aradık. Vatandaşımızın derdiyle dertlendik. Muhtarlarımızın taleplerini ilgili kurumlara taşıdık. Esnafımızın yanında olduk. Çiftçimizin yanında olduk. Gençlerimizin yanında olduk. Yaşlılarımızın duasını aldık. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi’nin gerçek makamı, aziz milletimizin gönlüdür. Bu başarı; teşkilat ruhunun, ortak aklın, fedakârlığın ve dava şuurunun eseridir. Bu başarıda; İl Başkanımız Sayın Emre Şahin’in, Ülkü Ocakları İl Başkanımız Sayın Yusuf Ekşioğlu’nun, KAÇEP İl Başkanımız Sayın Serap Uzunsokaklı’nın, yönetim kurullarımızın, mahalle ve köy temsilcilerimizin, kadınlarımızın, gençlerimizin ve gecesini gündüzüne katarak çalışan tüm teşkilat mensuplarımızın büyük emeği vardır. Her bir dava arkadaşıma gönülden teşekkür ediyorum. Hayatta insana bırakılabilecek en büyük miras mal değildir, mülk değildir. Benim evladıma bırakacağım en büyük miras; şerefle taşımış olduğum Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarında hizmet etme onuru, vatan sevgisi, millet sevdası ve ülkücü duruştur. Çünkü makamlar gelip geçer; ancak davaya sadakat, vatana hizmet ve milletimizin gönlünde bırakılan güzel izler daima baki kalacaktır. Rabbim bizleri bu kutlu davaya layık olabilenlerden eylesin. Çünkü biz biliyoruz ki; Birlikte rahmet vardır. Ayrılıkta azap vardır. Ülkücünün gücü, teşkilatının birliğidir. Allah’a hamdolsun ki bugün Kastamonu’da teşkilatlarımız dimdik ayaktadır. Kimsenin şahsi hesabı yoktur. Kimsenin makam kavgası yoktur. Bizim tek sevdamız vardır; Liderimiz… Teşkilatımız… Ve büyük Türk milleti… Milliyetçi Hareket Partisi, Genel Başkanımız Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu devlet aklı ve milli duruş doğrultusunda; Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını, milletimizin huzurunu ve vatanımızın bölünmez bütünlüğünü her şeyin üzerinde tutmaktadır. Bizler de Kastamonu teşkilatı olarak bu kutlu davamızın neferleri olmaya devam edeceğiz. Kongremiz; ayrılığın değil birlikteliğin, kırgınlığın değil kardeşliğin, şahsi hesapların değil dava şuurunun kongresi olacaktır. Bugün bu kürsüden bir kez daha söz veriyorum. Bugünden sonra daha çok çalışacağız. Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Daha güçlü bir teşkilat yapısıyla, daha büyük hedeflere birlikte yürüyeceğiz. Sözlerime son verirken; Milliyetçi Hareket Partisi Kastamonu Merkez İlçe Başkanlığımızın Olağan Kongresi’nin; partimize, teşkilatımıza, Kastamonu’muza, aziz milletimize ve Türk-İslam âlemine hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bu kutlu davaya gönül vermiş tüm dava arkadaşlarıma, teşrifleriyle bizleri onurlandıran tüm misafirlerimize ve kıymetli delegelerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Konuşmamı, Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin bizlere istikamet çizen şu anlamlı sözüyle tamamlamak istiyorum: ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben.’ İşte bizim siyaset anlayışımız budur. İşte bizim davamız budur. İşte bizim yolumuz budur. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyor; Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ifadelerini kullandı.
'Lider Ülke Türkiye Ülkümüz Doğrultusunda Çalışmalarımıza Gece-Gündüz Demeden Artırarak Devam Edeceğiz'
Açıklamalarda bulunan MHP Kastamonu İl Başkanı Emre Şahin, “Milliyetçi Ülkücü Hareket’in Lideri, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Bey’in, ‘Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda’ şiarıyla başlatmış olduğu 15. Olağan Kongre takvimimize 4 Ağustos itibarıyla başlamış olup, bugün 8. kongremiz olan Merkez İlçe Kongremizi hep birlikte gerçekleştirmenin heyecanını yaşıyoruz. İnşallah birlik ve beraberlik içerisinde, güçlenen ve inanan kadrolarımızla 15 Ağustos tarihinde 20 ilçe kongremizi tamamlamış olacağız. Yenilenen ve güçlenen dinamik kadrolarımızla; emrinde olmaktan, çizdiği istikamette yol yürümekten her daim büyük bir onur ve şeref duyduğum Liderim, Genel Başkanım Sayın Devlet Bahçeli Bey’in zor zamanlarda sergilediği feraset, milli meselelerde ortaya koyduğu kararlı duruş ve devletimizin bekasını her türlü hesabın üzerinde tutan liderliğiyle, ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ anlayışıyla, Lider Ülke Türkiye ülkümüz doğrultusunda çalışmalarımıza gece-gündüz demeden artırarak devam edeceğiz. Bugün bu salonu dolduran her bir dava arkadaşım bu kutlu yürüyüşün vazgeçilmez bir parçasıdır. O yüzden, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve birlikte Milliyetçi Hareket Partisi olacağız. Ben, bugüne kadar Merkez İlçe Başkanlığımızda davamıza hizmet eden tüm yöneticilerimize hizmetlerinden ötürü teşekkürlerimi sunuyorum. Seçilecek kıymetli dava arkadaşım Enis Başkanıma ve değerli yönetim kurulumuza üstün başarılar diliyorum. Son olarak bu salondan haykırıyorum, ‘Yürümezsek hak yolda, erimezsek hak yolda, çürümezsek hak yolda, gök girsin kızıl çıksın.’ Gerçekleşen kongremizin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, her birinize katılımlarınızdan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” diyerek sözlerini tamamladı.