- Haberler
- Siyaset
- CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: 'İnsanlar Doğdukları Toprakları Neden Terk Ediyor?'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya: 'İnsanlar Doğdukları Toprakları Neden Terk Ediyor?'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP İl Başkanlığı'nda gündeme ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Düzenlenen basın açıklamasında Kaya, ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP İl Başkanlığı’nda gündeme ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Düzenlenen basın açıklamasında Kaya, ülke ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Açıklamalarda bulunan CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, “Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu olarak Türkiye’nin dört bir yanında sürdürdüğümüz İl Yönetici Eğitimlerimize bugün Kastamonu’da devam ediyoruz. Kastamonu’daki eğitimimizi sıradan bir eğitim programı olarak görmüyoruz. Çünkü Kastamonu, Millî Mücadele’nin yalnızca cephe gerisi değil; cephenin nefesi, Anadolu direnişinin en önemli merkezlerinden biridir. İnebolu’dan Ankara’ya uzanan İstiklal Yolu’nda cephane taşıyanların, kağnısıyla bağımsızlık mücadelesine omuz veren Şerife Bacıların kentidir Kastamonu. Bu nedenle Kastamonu’daki İl Yönetici Eğitimimizi, Millî Mücadele’nin neferi, Cumhuriyetimizin öncü eğitimcisi ve Maarif Vekili Mustafa Necati’nin aziz anısına armağan ediyoruz. Mustafa Necati, Millî Mücadele yıllarında bir yılı aşkın süre Kastamonu’da görev yaptı. Kastamonu’nun toplumsal, kültürel ve ekonomik yaşamıyla yakından ilgilendi. Daha sonra Cumhuriyetimizin Maarif Vekili olarak öğretmeni Cumhuriyet’in öncü gücü, eğitimi de yeni devletin temel direği olarak gördü. Talim ve Terbiye Kurulunun kuruluşundan öğretmen yetiştirme politikalarına, okullaşmadan Millet Mekteplerine kadar Cumhuriyet’in eğitim devriminin kurumsallaşmasına büyük emek verdi. Biz bugün Mustafa Necati’nin eğitim anlayışını, Kamusal Eğitim Cumhuriyeti hedefimizle geleceğe taşıyoruz. Mustafa Necati’nin bu eğitim anlayışının izlerini Kastamonu’nun Göl Köy Enstitüsü’nde de görüyoruz. Göl Köy Enstitüsü’nde de öğrenciler yalnızca dersliklerde öğrenmedi; kendi okulunun binalarını kurdu, ihtiyaç duyulan tuğlayı üretti, emeği eğitimle buluşturdu. Kendi tuğlasını üreten Enstitü, diğer Köy Enstitülerine de örnek oldu. ‘Yaparak, yaşayarak öğrenme ve öğretme’ anlayışı bu topraklarda hayat buldu” dedi.
‘Kastamonu Üretiyor Ama Gençlerini Kastamonu’da Tutamıyor’
Kastamonu’nun gençlerini şehirde tutamadığını vurgulayan Kaya; “Kastamonu; toprağıyla, ormanıyla, tarımıyla, hayvancılığıyla, tarihiyle ve insanıyla büyük bir zenginliğe sahip. Taşköprü sarımsağı yalnızca Kastamonu’nun değil, Türkiye’nin markasıdır. Ancak üreticinin alın terini gerçek anlamda değerlendirecek işleme, paketleme, depolama ve pazarlama altyapısı yeterince geliştirilememiştir. Sarımsağı tarladan çıkarıp ham ürün olarak satmak yetmez. Sarımsağı Kastamonu’da işleyeceğiz, Kastamonu’da markalaştıracağız, dünyaya Kastamonu’dan satacağız. Tarım ve hayvancılıkta küçük aile işletmelerini destekleyeceğiz. Üreticiyi yüksek yem, mazot, gübre ve enerji maliyetlerinin altında ezdirmeyeceğiz. Kooperatifleşmeyi güçlendirecek, üreticinin ürününün değerini aracının değil, üreticinin belirlediği bir düzen kuracağız. Kastamonu’nun en önemli meselelerinden biri de göçtür. İnsanlar doğdukları toprakları sevdikleri hâlde neden terk ediyor? Çünkü genç iş bulamıyor. Çünkü üretici ürettiğinin karşılığını alamıyor. Çünkü üniversiteyi bitiren genç, geleceğini Kastamonu’da kurabileceğine inanmıyor. Bizim hedefimiz Kastamonuluyu İstanbul’a göç etmeye mecbur bırakmak değil, İstanbul’daki Kastamonulunun isterse kendi memleketine dönüp insanca yaşayabileceği bir Kastamonu yaratmaktır. Bunun için tarıma dayalı sanayiyi büyüteceğiz. Orman ürünleri sanayisini geliştireceğiz. Hayvancılığı yeniden ayağa kaldıracağız. Kastamonu Üniversitesi ile üretim sektörleri arasında güçlü bir bağ kuracağız. Gençlerin mezun olduktan sonra valizlerini toplayıp başka kentlere gitmek zorunda kalmadığı bir ekonomik düzen kuracağız” ifadelerini kullandı.
‘Kastamonu Üniversitesi Kentin Kalkınmasının Motoru Olmalı’
Üniversitenin şehrin kalkınmasına destek olması gerektiğini ifade eden Kaya; “Üniversite yalnızca diploma veren bir kurum değildir. Üniversite bulunduğu kentin aklıdır, bilimidir, üretim gücüdür. Kastamonu Üniversitesini tarım, hayvancılık, ormancılık, gıda teknolojileri ve turizm başta olmak üzere kentin üretim potansiyeliyle buluşturmak zorundayız. Üniversite öğrencisinin barınma ve beslenme sorununu çözmeden ‘gençlere sahip çıkıyoruz’ diyemeyiz. Gençlerimizi uyuşturucunun, sanal kumarın ve dijital bağımlılığın insafına terk edemeyiz. Gençlere yasak koymak yetmez; umut vermek, iş vermek, kültür, sanat ve spor alanları açmak gerekir. Genç geleceğini görebiliyorsa uyuşturucu tacirinin, sanal kumar çetesinin kapısına gitmez” şeklinde konuştu.
‘Emeklinin Kentinde Emekliyi Yoksulluğa Mahkûm Edemezsiniz’
Açıklamalarına devam eden Kaya; “Kastamonu aynı zamanda yaşlı nüfusun ve emeklilerin önemli ağırlığa sahip olduğu kentlerimizden biridir. Bugün emekli pazara çıkarken düşünüyor. Faturasını öderken düşünüyor. İlacını alırken düşünüyor. Bir ömür çalışan insanlarımızın yaşamlarının son dönemini geçim kaygısıyla geçirmesini kabul etmiyoruz. Engelli yurttaşlarımızın eğitimden ulaşıma, istihdamdan sosyal yaşama kadar karşılaştıkları engelleri kaldırmak da sosyal devletin görevidir. Biz insanı yardıma muhtaç hâle getirip sonra yardım dağıtan değil, insanın onuruyla yaşayacağı koşulları sağlayan sosyal devleti kuracağız” diye konuştu.
‘14 Eylül’de Okullar Açılıyor; Sorunlar İse Hâlâ Kapıda’
Okulların açıklamasına değinen Kaya; “14 Eylül’de milyonlarca öğrencimiz, öğretmenimiz, okul yöneticimiz ve eğitim emekçimiz 2026-2027 eğitim öğretim yılına başlayacak. Buradan öğrencilerimize, öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize ve velilerimize başarılı bir eğitim öğretim yılı diliyorum. Ancak başarı dilemek yetmez. Çocuğun okula aç gidiyorsa eğitimde fırsat eşitliğinden söz edemezsiniz. Okulun temizlik personeli yoksa kamusal eğitimden söz edemezsiniz. Okul güvenliğini sağlayamıyorsanız çocuklarımızı koruduğunuzu söyleyemezsiniz. Öğretmen ücretli, sözleşmeli, güvencesiz çalışıyorsa nitelikli eğitim sistemi kuramazsınız. Üniversite öğrencisi barınacak yurt bulamıyorsa eğitim hakkından söz edemezsiniz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak açıkça söylüyoruz: Her çocuğa okulda en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek vereceğiz. Okullarımızın temizlik ve güvenlik personelini kamu eliyle sağlayacağız. Öğretmen açığını ücretli öğretmenlikle değil, güvenceli ve kadrolu atamalarla çözeceğiz. Öğrencinin barınmasını, beslenmesini ve ulaşımını eğitim hakkının bir parçası olarak göreceğiz. Laik, bilimsel, demokratik ve parasız eğitimi yeniden Türkiye’nin temel eğitim politikası hâline getireceğiz” dedi.
‘Kastamonu Devrimlerin Kentidir’
Yıldırım Kaya son olarak; “Kastamonu’nun Cumhuriyet tarihimizde özel bir yeri vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1925 yılında Şapka ve Kıyafet Devrimi’nin tarihsel adımlarından birini bu topraklarda attı. Kastamonu o gün Cumhuriyet’in değişim iradesine sahip çıktı. Şimdi Kastamonu’nun önünde yeni bir değişim zamanı var. Bu kez değişimin adı; demokrasi, adalet, üretim ve halkın iktidarıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık çınardır. Savaş meydanlarında kurulan Cumhuriyet’in siyasal taşıyıcısı, bugün Türkiye’yi yeniden ayağa kaldıracak iradenin de adresidir. Biz Kastamonu’ya yalnızca sorunları sıralamaya gelmedik. Çözümü anlatmaya geldik. Göçün çözümü üretimdir. İşsizliğin çözümü yatırımdır. Çiftçinin sorununun çözümü planlı tarım ve güçlü kooperatifçiliktir. Gençlerin umutsuzluğunun çözümü eğitim ve istihdamdır. Emeklinin yoksulluğunun çözümü sosyal devlettir. Eğitimdeki eşitsizliğin çözümü; Kamusal Eğitim Cumhuriyeti’dir. Ve Türkiye’nin bütün bu sorunlarının demokratik çözüm adresi halkın iktidarıdır. Mustafa Necati’nin Cumhuriyetçi eğitim anlayışından, Şerife Bacı’nın bağımsızlık iradesinden, İstiklal Yolu’nun mücadele ruhundan güç alarak Kastamonu’dan bir kez daha söylüyoruz: Hiçbir çocuğu geride bırakmayacağız. Hiçbir genci umutsuzluğa terk etmeyeceğiz. Hiçbir üreticiyi toprağından koparmayacağız. Hiçbir emekliyi yoksulluğa mahkûm etmeyeceğiz. Kastamonu üretecek. Kastamonu kazanacak. Gençler kendi memleketlerinde gelecek kuracak. Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız. Kamusal Eğitim Cumhuriyeti’ni kuracağız. Ve hep birlikte Türkiye’yi halkın iktidarıyla buluşturacağız” dedi.