Doç. Dr. Ersoy Soydan: 'Kastamonu Doğal Bir Film Platosu'

Kastamonu sinema açısından tercih edilen bir şehir olmasını değerlendiren İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı ve Dekan Yardımcısı Ersoy Soydan, kentin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin film yapımcıları için büyük bir avantaj sunduğunu belirtti.

Kastamonu sinema açısından tercih edilen bir şehir olmasını değerlendiren İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı ve Dekan Yardımcısı Ersoy Soydan, kentin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin film yapımcıları için büyük bir avantaj sunduğunu belirtti. 

Kastamonu’nun yalnızca şehir merkeziyle değil, köyleri, kasabaları ve ilçeleriyle birlikte adeta doğal bir film platosu olduğunu ifade eden Ersoy Soydan: “Kastamonu zaten gerek tarihsel kent kokusuyla gerek mimari dokusuyla sadece kent merkezi değil, köyleri, kasabaları, ilçeleriyle doğal bir film platosu gibi. Dolayısıyla burada çekim yapmak istediğimizde, aslında dönem filmleri, dönem dizileri de dahil olmak üzere özel bir gayret göstermeye gerek yok. Bundan dolayı Kastamonu hem doğal güzellikleriyle hem mimari dokusuyla hem tarihi kent dokusuyla, köylere ve kasabalara da yayılan yapısıyla son derece film yapımcılığı için uygun bir yer. Bunu söylemek lazım. Ve doğal bir film platosu olması nedeniyle tercih edilen bir yer” dedi.

‘Dünyada Film Turizmi Diye Bir Kavram Var’

Kentin bu potansiyeline rağmen yeterince değerlendirilmediğini vurgulayan Soydan: “Film ve dizi yapımcılarının ilgisini çekmek konusunda eksiklikler var. Tanıtım eksikliği var kuşkusuz. Bununla ilgili çalışmalar yapılması gerekiyor. Dünyada film turizmi diye bir kavram var. Mesela birçok ülke, İskoçya, Yeni Zelanda, Hırvatistan gibi yerlerde ünlü filmlerin ve dizilerin çekimlerinden sonra film yapımcılarının kendi ülkelerinde ve bölgelerinde çekim yapmaları için özel teşvikler verilir. Hatta kataloglar çıkarılır. Bunu yaparak insanlarda seyahat güdüsü yaratmaya çalışırlar. Film-dizi turizm yaklaşık 40 farklı sektörü doğrudan etkileyen bir alan. Konaklama, ulaşım, yeme-içme gibi birçok sektör bu süreçten faydalanıyor. Çekim yapılan bölgelerde hem ekonomik hareketlilik artıyor hem de bölgenin değeri yükseliyor” diye konuştu.

‘Yapımcıların Önüne Sunulması Gerekiyor’

Kastamonu’nun tanıtımında sinema ve televizyonun güçlü bir araç olduğuna dikkat çeken Soydan, kent merkezinde 600 tescilli tarihi konağın bulunduğunu kent genelinde ise 1400 tescilli yapının bulunduğunu ve bu mirasın daha etkin kullanılabileceğini söyledi. Ancak mevcut yapımlarda kentin adının yeterince öne çıkarılmadığını belirterek bunun önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti. Ersoy Soydan; “Kastamonu’nun birçok mahallesi, özellikle Kale’nin eteklerindeki, Karaçomak Vadisi çevresindeki mahalleler, ilçeler, köyler ve kasabalar bu anlamda çok müsait. Bu ciddi bir potansiyel ve yapımcıların önüne sunulması gerekiyor” dedi.

‘Dizi Ve Film Yapımcılarına Teşvikler Sağlanmalıdır’

Kastamonu’nun bir “sinema şehri” haline gelebilmesi için yapılması gerekenlere de değinen Soydan; “Bu konuda yapılması gereken şey, kentin tanıtım faaliyetlerinin artırılmasıdır. Dizi ve film yapımcılarına teşvikler sağlanmalıdır. Sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları zaman zaman sponsor olmalı, destek vermelidir. Bu dünyanın her yerinde var; Hırvatistan’da da, Fransa’da da, Yeni Zelanda’da da, Malta’da da var. Kısa vadede sonuç vermese de orta ve uzun vadede ciddi gelir sağlayan bir sistemdir. Diziler ve filmler insanların seyahat planlarını etkiliyor. İnsanlar izledikleri yerleri görmek istiyor. Bu çok güçlü bir etkidir. Kastamonu’da çekilen filmlerde ise en büyük sorun, çoğu zaman kentin adının geçmemesidir. Bu ciddi bir eksikliktir. Kentin sembol mekânları, Saat Kulesi, kale gibi yapılar daha fazla görünür olmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘Bu Teknoloji İyi Yönetilmek Zorunda’

Röportajda yapay zekânın sinema ve televizyon sektöründeki etkilerine de değinen Soydan; “Yapay zeka hayatımıza girdi ve birçok sektörü değiştirdi. Bazı meslekleri ortadan kaldırdı. Buna karşı gelmek mümkün değil. Bu teknoloji iyi yönetilmek zorunda. Bugün reklam sektöründe yapay zekâ ile yapılan filmler görüyoruz. Bu büyük bir kolaylık ama aynı zamanda da bir tehdit. Post-prodüksiyon süreçlerinde çalışan birçok insanın işsiz kalma riski var. Çünkü artık birçok işi yapay zekâ tek başına yapabiliyor. Dünyada dijitalleşme zaten birçok şeyi değiştirdi, yapay zekâ bunu daha da hızlandırdı. İnsan emeğinin daha da değersizleşeceğini söyleyebiliriz. Biz de ‘Ahşabın Cazibesi’ adlı bir belgesel çektik. İki sene uğraştım, yüzlerce saat çekim yaptık. Çok zahmetli bir süreçti. Ama bugün yapay zekâ ile bunların nasıl yapılacağı tartışılıyor. Bu sürecin nereye gideceğini şu an net söylemek zor, buna karşı gelmekte oldukça zor” şeklinde konuştu.

Ahşabın Cazibesi Belgeseli Finalde

Soydan ayrıca, Kastamonu’nun tanıtımına katkı sağlamak amacıyla hazırladıkları “Ahşabın Cazibesi” adlı belgeselden de bahsetti. Doç. Dr. Ersoy Soydan; “Ahşap yapıların durumu, korunması, yeniden değerlendirilmesi, yangın tehlikesi gibi konuları ele alıyoruz. Aynı zamanda yeni ahşap yapıların yapılmasını teşvik etmek istiyoruz. Kastamonu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kent olarak alınması için kamuoyu oluşturmayı amaçlıyoruz. İlk gösterimimizi 30 Mart’ta Kastamonu Üniversitesi’nde yaptık. 23 Mayıs’ta İstanbul’da ikinci gösterimi gerçekleştireceğiz. Ulusal ve uluslararası festivallere katıldık. İlk katıldığımız Karabük Altın Safran Festivali’nde finale kaldık” dedi.

Yapım ve yönetmenliğini Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgesel, yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın ürünü olarak hazırlandı. Çekimlerde Kastamonu’nun merkezinden ilçelerine, köylerinden yaylalarına uzanan geniş bir coğrafya kayıt altına alındı. Belgeselde Kastamonu’nun ahşap mimari mirası ön plana çıkarıldı. Tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı işlenirken özellikle Mahmut Bey Camii, İnebolu’nun aşı boyalı evleri ve Tosya gümeleleri belgeselde öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.

“Ahşabın Cazibesi”, Ulusal Kültürel Miras ve Korumacılık kategorisinde finalist olarak 10-14 Haziran 2026 tarihleri arasında Safranbolu’da düzenlenecek festivalde izleyiciyle buluşacak. Festival sürecinde finalist yapımlar gösterilecek, ödüller ise düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Belgeselin, Kastamonu’nun kültürel mirasını görünür kılarak hem tanıtıma hem de kültürel hafızanın korunmasına katkı sunmayı amaçladığı ifade edildi.

Özel Haber

Bakmadan Geçme