Hayallerinin Peşinden Koştu
Kastamonu Belediyesi, 28 yıl aradan sonra Sarı Otobüslerle yeniden kent içi toplu taşıma hizmeti vermeye başladı. Aylar süren hazırlıkların ardından yola çıkan filonun ilk kadın şoförü Perihan Çaycı oldu.
Kastamonu Belediyesi, 28 yıl aradan sonra Sarı Otobüslerle yeniden kent içi toplu taşıma hizmeti vermeye başladı. Aylar süren hazırlıkların ardından yola çıkan filonun ilk kadın şoförü Perihan Çaycı oldu.
Kendisi hakkında bilgi veren Perihan Çaycı; “Aslen Çorum’un Kargı ilçesindenim. Dokuz kardeşli bir ailede büyüdüm ve kardeşlerin yedincisiyim. Babam Bağ-Kur emeklisiydi; aynı zamanda çiftçilik yapardı. Çeltik tarlalarımız vardı, pirinç üretirdik. Annem ise ev hanımıydı. On altı yaşında görücü usulüyle evlenerek Kastamonu’ya geldim ve yaklaşık yirmi altı yıldır burada yaşıyorum. Bir kızım ve bir oğlum var. O dönemin şartları nedeniyle yalnızca ilkokulu okuyabildim. Özellikle kız çocuklarının eğitimine devam etmesi her zaman mümkün olmuyordu. Ancak eğitim hayatımı yarım bırakmak istemedim. Şu anda lise eğitimime dışarıdan devam ediyorum. Allah’ın izniyle liseyi bitirip üniversiteye de gideceğim. Kaç yaşına gelirsem geleyim sınavlara girmeye devam edeceğim; gerçekleştirmek istediğim hayallerim var” dedi.
‘Araç Kullanma İsteğim Hep İçimde Kaldı’
Şoförlüğe olan ilgisine değinen Çaycı; “Çocukluğumdan beri araçlara büyük bir ilgim vardı. Babamın otomobili yoktu; sepetli bir motosikleti vardı. Başkalarının araç kullandığını gördüğümde, ‘Bir gün ben de araba kullanacağım’ derdim. Çocukluk hayallerimden biri savcı olmaktı. Eğitimime devam edemediğim için bu hayalimi gerçekleştiremedim ancak araç kullanma isteğim hep içimde kaldı. Ehliyet almamda rahmetli kayınpederimin büyük desteği oldu. Allah rahmet eylesin. Bir gün sürücü kursunda çalışan bir tanıdığıyla karşılaşmış. Eve geldiğinde bana ehliyet almak isteyip istemediğimi sordu. Zaten çok hevesliydim; hemen kabul ettim. Onun desteğiyle bütün sınavları ilk seferde geçerek 2010 yılında ehliyetimi aldım. Eşim çocukken geçirdiği bir trafik kazası nedeniyle araç kullanmıyor. Ehliyetimi aldıktan kısa süre sonra otomobilimizi aldık ve zamanla ailemizin şoförü ben oldum. Şehir içinde veya şehir dışında nereye gitsek aracı ben kullandım. Yakın çevremde başlangıçta, ‘Yapamazsın, ehliyet almakla şoför olunmaz’ diyenler oldu. Ancak başardıktan sonra herkesin fikri değişti ve beni takdir etmeye başladılar. Ailem ve çocuklarım bu süreçteki en büyük destekçilerim oldu. En büyük teşekkürüm onlaradır” ifadelerini kullandı.
‘Çok Sayıda Tebrik Mesajı Aldım’
Mesleğe başlama sürecine de değinen Çaycı, “Oğlum on yaşına geldiğinde artık çalışabileceğimi düşündüm. Bazı arkadaşlarım SRC belgesi almanın kolay olmadığını ve bunu yapamayacağımı söylediler. Ben de ‘Yapacağım’ diyerek kursa yazıldım. Ardından otobüs ehliyetimi aldım ve bütün sınavları ilk seferde geçtim. Eski işimden ayrıldıktan sonra bir arkadaşım servis şoförlüğü yapabileceğimi söyledi. Onun yönlendirmesiyle Abdullah Parmaksızoğlu ile görüştük. Başlangıçta kadın bir servis şoförü fikrine temkinli yaklaştı. O sırada eşi Aysel Hanım geldi ve ‘Şu anda kadın şoförümüz yok, neden olmasın?’ diyerek beni cesaretlendirdi. Kendisine hâlâ minnettarım. Ertesi gün işe başladım. Güzergâhı öğrenmek için iki gün deneyimli bir şoförle birlikte çalıştım. İlk dört ay Hazerbey Okullarının, daha sonra Candaroğulları ve Behiye Barut okullarının servislerini yaptım. 2022’den itibaren üç yıl boyunca okul servisi şoförü olarak çalıştım. Kastamonu’da kadın servis şoförü olarak Ayfer Hanım’dan sonra ikinciydim. O dönemde kadın servis şoförü sayısı çok azdı; bugün bu alanda çalışan kadınların sayısının artması beni çok mutlu ediyor. Benden önce bu yolu açan Ayfer Hanım’ın hakkını da teslim etmek isterim. Tepkiler genel olarak çok güzeldi. İnsanlar, ‘Kadın minibüs kullanıyor, ne güzel’ diyordu. Özellikle kadın velilerle daha kolay iletişim kuruyorduk. Öğrencilerle ilişkimiz de anne-çocuk ilişkisi gibi sıcak ve güven vericiydi. Okul servisinde çocuk taşımanın sorumluluğunu öğrendim. Bugünkü sürüş disiplinimin oluşmasında bu deneyimin büyük katkısı var. Sarı Otobüs projesi, Belediye Başkanımız Hasan Baltacı’nın seçim vaatlerinden biriydi. Büyük otobüs kullanmaya karşı içimde hep bir heves vardı. Eşim de ‘Sarı Otobüsler geldiğinde bu işi sen yaparsın’ diyordu. Ben de kendime güveniyor ve yapabileceğime inanıyordum. Şoför alımı ilanını görünce bütün evrakımı hazırlayarak başvurdum. Ardından heyecanlı bir bekleme süreci başladı. Bir sabah işe kabul edildiğimi bildiren mesajı aldım ve sonrasında eğitim sürecimiz başladı. İlk gün çok heyecanlıydım. Sarı Otobüsler kentte ilk kez hizmete başlıyordu ve direksiyon başındaki tek kadın bendim. Yolcular, ‘Kadın şoförümüz siz misiniz?’, ‘Başka kadın şoför var mı?’ diye soruyordu. Çok sayıda tebrik mesajı aldım. En coşkulu tepkiler kadınlardan, çocuklardan ve özellikle 65 yaş üstü yolculardan geliyordu. ‘Maşallah kızım, seninle gurur duyduk’ diyenler oluyordu. Aradan zaman geçmesine rağmen otobüsüme ilk kez binen veya Kastamonu dışından gelen yolculardan benzer tepkiler almaya devam ediyorum” şeklinde konuştu.
‘Meslektaşlarım Tarafından Kabul Gördüğümü Söyleyebilirim’
Yolcular tutumuna hakkında konuşan Çaycı; “En çok ‘Şoför Hanım’ diyorlar. Daha samimi davrananlar ‘abla’, ‘kızım’ veya ‘yavrum’ diye sesleniyor. Özellikle yaşlı yolcular, ‘Maşallah kızım, ne güzel bir iş yapıyorsun’ diyerek mutluluklarını ifade ediyor. Çocuklar da genellikle ‘abla’ diyor. Beni okul servisinden tanıyan çocuklar, ‘Abla, sen buraya mı geldin?’ diye sevinçle karşılıyor. Kadın olduğumu gördüğü için trafikte yol veren ve nazik davranan çok kişi var. Kadınlardan, çocuklardan ve özellikle 65 yaş üstü yolculardan güzel tepkiler alıyorum. Bunun yanında, ‘Kadın park edemez’ veya ‘Büyük araç kullanamaz’ gibi önyargılarla yaklaşanlar da olabiliyor. Ancak olumlu tepkiler çok daha fazla. İnsanların zamanla alıştığını ve kadınların bu işi başarıyla yapabileceğini gördüğünü düşünüyorum. Kendi iş arkadaşlarımın hepsi çok iyi ve yardımsever. Garajda da trafikte de ihtiyaç duyduğumda destek oluyorlar. Diğer toplu taşıma şoförleriyle de genel olarak bir sorun yaşamıyorum. Gerektiğinde yol veriyor ve çıkış yapmamı bekliyorlar. Meslektaşlarım tarafından kabul gördüğümü ve desteklendiğimi söyleyebilirim” diye konuştu.
‘Soğukkanlı Bir Şoför Olduğumu Düşünüyorum’
Trafikteki diğer sürücülerin tutumuna da değinen Perihan Çaycı; “Nezaketle yaklaşan sürücüler çoğunlukta. Ancak her meslekte olduğu gibi burada da sabırsız kişilerle karşılaşabiliyoruz. Yolcu indirmek için sağda durmamız gerekiyor. Yol dar olduğunda kısa süreliğine trafiği yavaşlatabiliyoruz. Böyle anlarda korna çalarak tepki gösterenler olabiliyor. Sakin ve sabırlı kalmaya çalışıyorum. Uzun yıllardır araç kullandığım ve okul servisi deneyimim olduğu için trafikteki diğer araçların ne yapabileceğini çoğu zaman önceden kestirebiliyorum. Sinyal vermeseler bile hangi yöne gideceklerini davranışlarından anlayabiliyorum. Bu deneyim, büyük otobüs kullanırken bana önemli bir avantaj sağlıyor. Temkinli, dikkatli ve soğukkanlı bir şoför olduğumu düşünüyorum. Sonuçta can taşıyoruz. En başta kendi canımızdan, ardından taşıdığımız insanların güvenliğinden sorumluyuz. Okul servisinde çocuk taşıdığım yıllardan beri bu sorumluluğun bilincindeyim. Direksiyon başına geçtiğimde dikkatim doğal olarak en üst seviyeye çıkıyor. Büyük araç kullanırken kendinizden emin olmanız, trafik kurallarına ve hız sınırlarına uymanız gerekiyor. Kadınların da büyük araçları güvenle kullanabildiğini gösterdiğimize inanıyorum. İyi şoförlüğün temelinde cinsiyetten önce sorumluluk, deneyim ve dikkat bulunuyor” ifadelerini kullandı.
‘Annelerinin Yapabileceğine Her Zaman İnandılar’
Aile ve sosyal hayatına etkilerine de değinen Çaycı; “Sarı Otobüsler ilk kez hizmete başladığı için başlangıçta yoğun ve uzun mesailerimiz oldu. Yeni ulaşım modelini Kastamonu halkına tanıtmak ve sevdirmek gibi bir sorumluluk üstlenmiştik. Bu süreçte ailem bana çok destek oldu ve hâlâ destek olmaya devam ediyor. İnsan işini severek yaptığında yoğunluk daha kolay geliyor. Ben mesleğimi gerçekten çok seviyorum. Motivasyonum yüksek olduğu için uzun çalışma saatlerini yalnızca bir zorluk olarak görmüyorum. Birkaç kadın benimle konuşarak bu işi yapmak istediklerini söyledi. Nasıl başlayabileceklerini ve yapıp yapamayacaklarını sordular. Onlara her zaman aynı şeyi söylüyorum: Eğer gerçekten içlerinden geliyorsa yapabilirler. Önemli olan bir işi gönülden istemek, gerekli hazırlığı yapmak ve vazgeçmemek. Ekibimize katılacak kadın şoförlere de dikkatli ve soğukkanlı olmalarını, hız sınırlarına ve trafik kurallarına mutlaka uymalarını tavsiye ederim. Bu meslek cesaret kadar sorumluluk da gerektiriyor. İşe başvururken bile, ‘Senin şansa ihtiyacın yok, sen bunu yaparsın’ diyorlardı. Özellikle kızım, bu işin tam bana göre olduğunu ve kesinlikle seçileceğimi söylüyordu. Daha önce okul servisi kullandığım için beni direksiyon başında görmeye zaten alışkınlardı. Bu nedenle otobüs şoförü olmam onlar için sıra dışı bir durum değil; annelerinin yapabileceğine her zaman inandılar” şeklinde konuştu.
‘Hayallerinin Peşinden Koşmak Çok Güzel’
Perihan Çaycı son olarak; “”Bu adımı çok değerli buluyorum. Bize böyle bir imkân sağladığı için Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı’ya çok teşekkür ediyorum. Bu uygulamayla ‘Kadınlar yapamaz’ düşüncesi somut biçimde kırıldı. Kadınların çalışma ve sosyal hayata katılımı açısından çok güzel bir adım atıldı. Halktan aldığımız olumlu tepkiler de bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu gösteriyor. İnsanlarla iletişim hâlinde olmayı çok seviyorum. Tır şoförlüğü gibi tek başıma uzun süre yolda olacağım bir işte sıkılabilirdim. Otobüs şoförlüğünde ise her gün farklı insanlarla karşılaşıyor, yeni şeyler öğreniyor ve yolcuların güzel sözleriyle motive oluyorum. Şu anda yaptığım işten ve bulunduğum kurumda çalışmaktan mutluyum. Mesleğimi uzun yıllar sürdürmek ve emekli olana kadar otobüs şoförü olarak çalışmak istiyorum. Ben çocukluktan gelen bir hayalimi gerçekleştirdim ve bugün olmak istediğim yerdeyim. Kadınlara tavsiyem şu: İstedikleri şey şoförlük veya bambaşka bir meslek olabilir. Eğer bir şeyi gerçekten gönülden istiyorlarsa o yolda ilerlemekten vazgeçmesinler. Önlerine engeller çıkabilir, ‘Yapamazsın’ diyenler olabilir. Ama insan kararlı olur, çalışır ve kendine inanırsa başarabilir. Hayallerinin peşinden koşmak çok güzel; gerçekten isteyince oluyor” dedi.