İGM'de TMO Ve Köy İkametleri Gündeme Geldi
İl Genel Meclisi'nin (İGM) Temmuz ayı olağan toplantıları devam etti. Meclisin 4 Temmuz tarihli birleşimi, İGM Başkanı Doğan Ünlü başkanlığında gerçekleştirildi.
İl Genel Meclisi’nin (İGM) Temmuz ayı olağan toplantıları devam etti. Meclisin 4 Temmuz tarihli birleşimi, İGM Başkanı Doğan Ünlü başkanlığında gerçekleştirildi.
Toplantıda ilk olarak, İl Özel İdaresi mülkiyetindeki Merkez ilçesi Beyçelebi Mahallesi 1019 ada 50 parsel üzerinde bulunan çay evi, çardaklar ve müştemilatların kiraya verilmesine ilişkin Hukuk İşleri Komisyonu raporu meclis üyelerince görüşülerek karara bağlandı.
Ardından, Kastamonu’nun ilçe ve köylerindeki ilköğretim okullarında müzik ve resim atölyelerinin mevcut durumuna ilişkin Eğitim, Kültür ve Sosyal İşler Komisyonu raporu değerlendirildi. Atölyesi bulunmayan okullara bu imkânların kazandırılmasına yönelik yapılabilecek çalışmalar meclis üyelerince ele alınarak rapor kabul edildi.
Toplantıda ayrıca, köylerde evi bulunmasına rağmen ikametgâhı başka illerde olan vatandaşların tespit edilmesi ve ikamet adreslerini yeniden köylerine almalarının teşvik edilmesine yönelik hazırlanan AR-GE Araştırma ve Geliştirme Komisyonu raporu da görüşülerek karara bağlandı.
Meclisin son gündem maddesinde ise Alatarla (Kastamonu) 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nın iptal edilmesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görüşünü içeren İl Özel İdaresi teklifi görüşülerek karara bağlandı.
Toplantıya misafir olarak katılan Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Müdürü Hakan Delioğlu gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
İGM toplantısında açıklamalarda bulunan TMO Müdürü Hakan Delioğlu, “Toprak Mahsulleri Ofisi, 1938 yılında çiftçinin elindeki hububatın arz fazlası olduğu dönemlerde fiyatların düşmesini önlemek amacıyla kurulmuş bir kurumdur. Türkiye genelinde 35 başmüdürlük ve yaklaşık 190 şube müdürlüğü ile hizmet vermektedir. Kastamonu’da ise 2023 yılında şube müdürlüğü olarak hizmet vermeye başladık. Daha önce geçici alım merkezi olarak faaliyet gösteriyorduk. Ancak geçici merkez olduğu için her zaman açılamıyor, çiftçilerimizin ihtiyacına tam olarak cevap veremiyordu. Son 3 yılda Kastamonu’da 10 bin tonun üzerinde hububat alımı gerçekleştirdik. Önceki 10 yıllık ortalamamız ise 3 bin tonun altındaydı. Her yıl yaklaşık bin üreticimizden ürün alıyoruz. 2023 yılında Valiliğimizin tahsis ettiği yaklaşık 100 metrekarelik bir alanda hizmet vermeye başladık. Depolamayı ise kiraladığımız alanlarda gerçekleştiriyoruz. TMO, Türkiye genelinde kendi depoları, lisanslı depolar veya kiraladığı alanlarda depolama yapmaktadır. Kastamonu’da da çiftçilerimizden kiralanan alanlarda depolama yapıyoruz. Şeker Fabrikası’nın Subaşı mevkisindeki kantar alanını TMO olarak talep ettik. Bu alan bize tahsis edildi. Bu yıl kantarımız, alım binamız ve otomatik numune alma sistemiyle burada hizmet vereceğiz. İkinci grup ürünler de alınabiliyor. Ancak rutubet konusunda kesinlikle taviz veremiyoruz. Çünkü ürünler aynı depoya boşaltılıyor ve rutubeti yüksek bir ürün diğerlerini de bozabiliyor. Diğer kalite kriterlerinde belirli toleranslarımız var. İlk yıllarda bize gelen her 10 üreticiden yaklaşık 4’ünün ürünü çeşitli nedenlerle geri dönüyordu. Geçen yıl ise bu oran 20 üreticide bire kadar düştü. Çiftçilerimiz artık daha bilinçli üretim yapıyor, ilaçlamasını ve bakımını daha iyi gerçekleştiriyor. Üreticilerimiz hasattan önce küçük bir numune getirerek kontrol ettirebilirler. Böylece ürünlerini teslim etmeden önce eksiklerini görebilirler” diye konuştu.
TMO Müdürü, daha önce alımların Devrekani yolunda kiralık bir tesiste yapıldığını belirterek, “Orası kiralık bir alandı. Kantarımız, alım binamız ve diğer ekipmanlarımız kiralıktı. Yoğun trafik nedeniyle sık sık kazalar yaşanıyordu. Şeker Fabrikası’nın bulunduğu alan ise devlet arazisi olduğu için bize uygun şartlarla tahsis edildi. Kendi kantarımızı kurduk. Geçen yıl kantar kirasına ödediğimiz parayla bu yıl kendi kantarımızı kurmuş olduk. Türkiye genelinde yaklaşık 200 TMO alım noktası bulunuyor. Kastamonu merkezde kurulması il genelindeki üreticilere hizmet açısından daha uygun. Ancak ilerleyen dönemlerde yoğun üretim yapılan bölgelerde geçici alım merkezleri kurulması değerlendirilebilir” dedi.
İGM Başkanı Ünlü ise, “Bu konuyla ilgili sanırım 2 yıl önce Genel Müdürlük tarafından bir çalışma yapılmıştı. Çiftçilerimizin beklentisi şu; TMO fiyatını erken açıklarsa özel sektör de ona göre fiyat belirliyor. Örneğin TMO 16,5 ya da 17,5 lira gibi bir fiyat açıklarsa, piyasada da buna yakın bir fiyat oluşuyor. Böylece genel bir fiyat dengesi sağlanmış oluyor. Çiftçilerimizden bu yönde talepler geliyor. Fiyatın erken açıklanması üretici açısından daha faydalı olur. Bir diğer konu da tanzim satışları. İnşallah ilerleyen dönemlerde içerik ve ürün alımlarıyla birlikte tanzim satış uygulamaları da devam eder. Geçen yıl Kastamonu’da tanzim satışı gerçekleştirdik. Yaklaşık 200 ton ürün satışı yapıldı. Vatandaşlarımız bundan memnun kaldı. Tanzim satış kolay bir uygulama değil. Piyasada olağanüstü fiyat artışları yaşandığında ya da ürün temininde sıkıntı olduğunda TMO devreye giriyor, elindeki ürünleri uygun fiyatla vatandaşın hizmetine sunuyor. Amaç piyasayı düzenlemek ve vatandaşın uygun fiyatla ürüne ulaşmasını sağlamak” ifadelerini kullandı.
Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç yaptığı açıklamada, “Toprak Mahsulleri Ofisi ile ilgili ben de katkıda bulunmak istiyorum. Gerçekten Toprak Mahsulleri Ofisi’nin şu anda Subaşı mevkisinde, şeker fabrikalarına ait alanda faaliyet göstermeye başlamış olması atılan en önemli adımlardan biridir. Elbette Devrekâni olarak, Seydiler olarak herkes bu tür bir tesisin kendi ilçesinde olmasını ister. Biz de isteriz. Ancak olaya büyük fotoğraftan baktığımızda, Kastamonu geneli düşünüldüğünde, bütün ilçelere yakın bir merkez noktada ve mülkiyeti devlete ait bir alanda bulunmasının çok doğru bir karar olduğunu düşünüyorum. Kıymetli Başkanım, il başkanlığınız döneminden bu yana şahidim. Her platformda Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Kastamonu’da kalıcı bir deposunun yapılması için büyük gayret gösterdiniz. Biz de hem mesleğimiz hem de görevimiz gereği bunu hararetle savunduk. Söylenen hep şuydu: Biz Kastamonu olarak da, Devrekâni olarak da bunu biliyoruz. Ancak ülke geneli değerlendirildiğinde buğday, arpa ve hububat üretiminde Türkiye ortalamasının oldukça altındayız. Buna rağmen böyle bir üretim kapasitesine sahip bir ilin Toprak Mahsulleri Ofisi açısından bu noktaya gelmesi gerçekten önemli bir başarıdır. Öncelikle bunun altını çizmek isterim. Bundan sonraki adımın nasıl olması gerektiğine ilişkin düşüncem şudur: Gölköy’de eskiden pancar alım noktası olarak kullanılan alanın, bildiğim kadarıyla beş yıllığına Toprak Mahsulleri Ofisi’ne kiralanmış olması, artık buranın kalıcı bir TMO merkezi olacağının göstergesidir. Bundan sonraki süreçte dikey ya da yatay silolardan hangisi daha uygun olacaksa onların yapılması ve buradaki müdürlüğün kalıcı hale getirilmesi için çalışmaların o bölgede yoğunlaştırılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum. Tekrar ifade ediyorum; herkes bu yatırımın kendi ilçesine gelmesini, çiftçisinin daha az yol gitmesini ister. Ancak doğru olan bir doğru vardır ve doğru olanın peşinden gitmek en doğrusudur. Bu vesileyle il başkanımıza, Sayın Tarım Bakanımıza, Toprak Mahsulleri Ofisi çalışanlarına, emeği geçen milletvekillerimize ve katkı sunan herkese şahsım ve Devrekânili çiftçiler adına teşekkür ediyorum. Az önce söylenenler de doğrudur. Kastamonu geneline bakıldığında pancar ve hububat üretiminde Devrekâni ile Seydiler önde gelen ilçeler arasındadır. Bu da coğrafyanın bize sunduğu bir imkândır. Rabbim bize geniş tarım arazileri nasip etmiş, biz de bunları değerlendiriyoruz. Devrekâni’nin toplam yüzölçümünün üçte birinden biraz fazlası tarım arazisidir. Yaklaşık 250 bin dönüm tarım arazimiz bulunuyor ve bunun yaklaşık 150 bin dönümünde her yıl aktif hububat üretimi yapıyoruz. Aklımda kaldığı kadarıyla Seydiler’de bunun yaklaşık yarısı kadar bir alan var. Ancak o bölge de hem hububatın hem de pancarın önemli üretim merkezlerinden biridir. Bu gelişmeye çiftçilerimiz de sevindi. Ancak Ziraat Odası Başkanımızdan ve çiftçilerimizden ‘Neden buraya geliyor?’ şeklinde sorular da geliyor. Ancak tekrar söylüyorum; doğruların peşinden gitmek en doğru yaklaşımdır. Bizim Devrekâni ilçesi olarak iki önemli sorunumuz var. Buraya hem bunları ifade etmek hem de bu konularda sizlerin desteğini istemek için geldim. Birinci konumuz, Devrekâni ile Taşköprü arasında bağlantıyı sağlayan yolumuzdur. Devrekâni sınırları içerisindeki bölüm tamamen rehabilite edildi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Uzun bir güzergâh olmasına rağmen BSK asfalt olarak tamamlandı. Yol üzerindeki birkaç eksik nokta da takip ediliyor ve gerekli çalışmalar yapılıyor. Ancak bir noktaya kadar şarampoller yapılmış olmasına rağmen devamındaki bölümde eksiklik bulunmaktadır. Burası belediye sınırları içerisindedir. Devrekâni Belediyesinin ise bu şarampolleri tek başına yapabilecek mali gücü bulunmamaktadır. İl Genel Meclisi üyelerimiz bu konuyu önergeyle gündeme taşıdı. Sağ olsunlar yerinde inceleme de yaptılar ve ihtiyacı gördüler. Benim istirhamım şudur: Devrekâni Belediye Başkanı olarak elimden gelen katkıyı sunmaya hazırım. Ancak imkânlarımız sınırlı. Bu nedenle İl Genel Meclisi üyelerimizin, Sayın Başkanımızın ve özellikle İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğimizin desteğini talep ediyorum. Her ne kadar belediye sınırları içerisinde bulunsa da sizin sorumluluk alanınızdaki köylerin tamamı bu yolu kullanıyor. Bu hususu özellikle ifade etmek istedim. İkinci konumuz ise yine Toprak Mahsulleri Ofisi ile bağlantılıdır. Devrekâni’yi Kastamonu’ya bağlayan, halk arasında eski Kastamonu yolu olarak bilinen ve bugün ihtisas tarım bölgesinin önünden geçen bir yolumuz var. Bu yol başta Devrekânili çiftçiler olmak üzere Seydiler ve Ağlı ilçelerindeki çiftçiler tarafından özellikle pancar hasadı döneminde şeker fabrikasına ulaşmak için kullanılmaktadır. Yolun belli bir kısmı uzun yıllardır yapılamıyordu. Bunun yaklaşık iki kilometresini geçmiş dönemde belediye olarak biz yaptık. Daha sonra İl Özel İdaremiz de yaklaşık 3,5-4 kilometrelik kısmını tamamladı. Bunun için ayrıca teşekkür ediyorum. Ancak geriye yaklaşık 14 kilometrelik bir bölüm kaldı. Bu bölümden sonrası zaten merkeze bağlı olduğu için yapılmış durumda. Yolun bir noktasından sola gidildiğinde şeker fabrikasına, sağa devam edildiğinde ise Camili Köyü üzerinden Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Gölköy’deki alım noktasına ulaşılıyor. Hasat döneminde, özellikle hububat ve pancar sezonunda traktörler bu yolu yoğun şekilde kullanıyor. Trafik yükü oldukça fazla oluyor. Çiftçilerimiz ürünlerini bu güzergâhtan taşıyor. Yol hem uzun hem de yoğun kullanılıyor. Eğer sizlerin desteğiyle bu kalan 14 kilometrelik bölüm de kısa sürede rehabilite edilirse Devrekâni, Seydiler ve belki de Ağlı ilçelerindeki çiftçiler şeker fabrikasına ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım noktasına çok daha güvenli ve hızlı şekilde ulaşabileceklerdir. Ben bugün vaktinizi bu konular için aldım. Bana söz verdiğiniz için Sayın Başkanımıza tekrar teşekkür ediyorum. Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. İki yol da tamamlandığında, yıllardır yaşanan önemli ulaşım sorunlarının büyük ölçüde çözüleceğine inanıyorum. Şurada, Kastamonu Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgemizin yapım çalışmaları devam ediyor. Bugün itibarıyla yüzde 92 seviyesine ulaştık ve projeyi tamamlamak üzereyiz. Bölge, bin 290 dekar alan üzerine kuruldu. Birçok İl Genel Meclisi üyemiz de bölgeyi ziyaret ederek çalışmaları yerinde gördü. Toplam 95 işletme parselinden oluşuyor. Bu parsellerin 15’i sanayi parseli, diğerleri ise hayvancılık işletme parselleri olarak planlandı. Büyük ölçüde yatırımcılarımıza tahsislerini gerçekleştirdik. Bölgede 100 başlık, 250 başlık ve 500 baş ve üzeri işletme parsellerimiz bulunuyor. Beş yüz baş ve üzeri yalnızca bir parselimiz var. Onu da Sayın Bakanımızla yaptığımız istişareler sonucunda Et ve Süt Kurumu’nun yatırım yapması amacıyla ayırdık. İnşallah kısa süre içerisinde Et ve Süt Kurumu’nun yatırımını da Devrekâni’mize ve bölgemize kazandıracağız. Yüz başlık parsellerimizin tamamını tahsis ettik. Sadece bir yatırımcımız henüz sözleşmesini imzalamadı. Onun da önümüzdeki hafta gelerek imza atacağını öğrendik. İki yüz elli başlık parsellerimizden ise hatırladığım kadarıyla sekiz adet kaldı. Dolayısıyla bölgedeki yatırım alanlarının büyük bölümü yatırımcılarla buluşturulmuş durumda. Devletimizin bu projeye ayırdığı ödenek, eski para birimiyle bir katrilyon liranın üzerine çıktı. Bölgede içme suyu, yağmur suyu altyapısı, elektrik ve telekom tesisatı, yollar, ihata çitleri ile kazı ve dolgu çalışmalarının yaklaşık yüzde 93’ünü tamamladık. Toplam 6 milyon metreküp kazı ve dolgu çalışması gerçekleştirdik. Yaklaşık üç yıldır aralıksız kazı ve dolgu yaparak projeyi planlanan kot seviyesine ulaştırmak için çalışıyoruz. Bunları da tamamladık. Kısa süre içerisinde açılışını gerçekleştireceğiz. Bununla birlikte hayvancılıkla ilgili tüm çıktıları ekonomiye kazandıracak çalışmalarımız da devam ediyor. Bunlardan biri de hayvan atıklarının biyogaz yöntemiyle elektrik enerjisine, biyometan yöntemiyle ise doğal gaza dönüştürülmesi projesidir. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza bir proje sunduk. Süreç olumlu ilerliyor. Yakın zamanda onaylanmasını bekliyoruz. Onayın ardından bölgede hem doğal gaz hem de elektrik enerjisi üretmiş olacağız. Her zaman şunu ifade ettim; Organize Tarım Bölgesi coğrafi olarak Devrekâni sınırları içerisinde olsa da biz burayı yalnızca Devrekâni’ye ait bir yatırım olarak görmedik. Elbette Devrekâni’den, komşu ilçelerimiz Seydiler, Ağlı, Abana, Bozkurt, Çatalzeytin, Taşköprü ve merkezden yatırımcıların gelmesini çok istedik. Bunun yanında Kastamonu dışından da yatırımcıların gelmesini arzu ettik. Çünkü dışarıdan yatırımcı gelmesi, dışarıdan sermayenin gelmesi ve ticari hareketliliğin bölgemize taşınması anlamına geliyor. Rabbim de gönlümüze göre verdi. Bugün bölgemizde Devrekâni’den, komşu ilçelerden, Kastamonu merkezden ve il dışından onlarca yatırımcımız bulunuyor. Yatırımlarını sürdürüyorlar. Buranın bu kadar kısa sürede yatırımcı bulmasının en önemli sebeplerinden biri de Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yürütülen Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı oldu. Üst limiti 30 milyon lira olan projelerde yüzde 70 hibe desteği sağlanıyor. Yani 30 milyon liralık bir yatırım yaptığınızda bunun 21 milyon lirasını devletimiz hibe olarak karşılıyor. Bu da işletmelerin büyük ölçüde devlet desteğiyle kurulabilmesi anlamına geliyor” diyerek sözlerini tamamladı.