İl Sağlık Müdürü Dr. Yavuzyılmaz: 'Hastanelerin Kurumsal Kimliği Korunacak'
İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan 'Bağlı ve Ek Sağlık Tesisleri ile Bölgesel Başhekimlikler Yönergesi' kapsamında basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.
İl Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonu’nda, İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz başkanlığında düzenlenen toplantıda, son günlerde tartışma konusu olan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile ilgili konuya değinildi.
Açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, “Son günlerde kamuoyunu ciddi şekilde meşgul eden bir gündemimiz bulunuyor. Bu konu, birçok ilde uygulanmaya başlanan bölgesel başhekimlik modeliyle ilgilidir. Bu uygulamanın ne olduğu, nasıl işleyeceği ve amacının ne olduğu konusunda kamuoyunu doğrudan bilgilendirmek istedik. Aslında bizler her konuyu basın toplantısıyla açıklamayı tercih etmiyoruz. Ancak herhangi bir açıklama yapılmadığında farklı değerlendirmeler ortaya çıkıyor ve kamuoyu yanlış bilgilendirilebiliyor. Bu nedenle konuyu birinci ağızdan anlatmayı uygun gördük. Öncelikle bölgesel başhekimliğin ne olduğunu açıklamak istiyorum. Bölgesel başhekimlik, Sağlık Bakanlığımızın yayımladığı yeni yönetmelik kapsamında uygulamaya alınan; hastanelerin ortak kullanımını esas alan, ancak her sağlık tesisinin kurumsal kimliğini ve yapısını koruyan bir yönetim modelidir. İlimizde A2 rolünde hizmet veren ve yatak kapasitesi kısa süre önce 305’e çıkarılan Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile A1 rolündeki 545 yatak kapasiteli Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi, toplam 850 yatak kapasitesiyle hizmet vermeye devam edecektir. Bölgesel başhekimlik modeli kapsamında yalnızca personel yönetimi ile idari ve mali süreçler ortak şekilde yürütülecektir. Bu uygulama yeni ortaya çıkmış bir karar değildir. 6 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan ‘Bağlı ve Ek Sağlık Tesisleri ile Bölgesel Başhekimlikler Hakkında Yönetmelik’ doğrultusunda yürütülmektedir. Yönetmeliğin amacı; ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerine erişimi artırmak, sağlık hizmetlerinin daha verimli sunulmasını sağlamak ve mali kaynakların daha etkin kullanılmasına imkân tanımaktır. Bu uygulamayla sağlık hizmetlerini daha etkin ve verimli sunmayı hedefliyoruz. Burada özellikle altını çizmek isterim ki her iki hastanenin de kurumsal kimliği korunacaktır. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi de Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi de mevcut isimleri ve yapılarıyla hizmet vermeye devam edecektir. Sosyal medyada dile getirildiği gibi herhangi bir hastanenin kapatılması ya da tabelasının indirilmesi söz konusu değildir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi kısa süre önce 250 yataktan 305 yatağa çıkarılmıştır. Böyle bir hastanenin kapatılmasının gündemde olması zaten söz konusu değildir. Personel görevlendirmeleri de keyfî şekilde yapılmayacaktır. Sağlık Bakanlığının belirlediği personel dağılım cetvelleri bulunmaktadır. Her hastanenin sahip olması gereken doktor, hemşire ve diğer personel sayıları yönetmelikle belirlenmiştir. Hiç kimsenin istediği personeli istediği yere gönderme yetkisi bulunmamaktadır. Yönetmelik açıkça, Sağlık Müdürlüğünün teklifi ve Bakanlığın onayıyla bölgesel başhekimlik görevinin bu hastanelerden herhangi birine verilebileceğini ifade etmektedir. Biz, yatak kapasitesi ve hizmet hacmi daha büyük olduğu için Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesini bölgesel başhekimlik merkezi olarak teklif ettik. Aynı şekilde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi de teklif edilebilirdi. Bu tamamen idari bir tercihtir ve hiçbir hastanenin kapatılması anlamına gelmez. Buradaki temel amaç, hizmetlerin daha bütüncül ve verimli yürütülmesini sağlamaktır. Bugün iki hastanede ayrı ayrı mutfak, satın alma, personel işleri, depo ve maaş birimleri bulunuyor. Bunların tek merkezden yürütülmesiyle hem personel hem de maliyet açısından önemli tasarruf sağlanacaktır. Örneğin iki hastanenin ayrı ayrı satın alma yapması yerine ortak satın alma yapılması, daha fazla ürün alımı sayesinde daha uygun fiyatlarla malzeme temin edilmesini sağlayacaktır. Böylece kamu kaynakları daha verimli kullanılacaktır” diye konuştu.
‘Bu Model Yalnızca Kastamonu’ya Özgü Değildir’
Açıklamalarına devam eden Yavuzyılmaz, “Bu uygulamanın amacı herhangi bir hastaneyi küçültmek ya da kapatmak değildir. Hedef; vatandaşın aldığı sağlık hizmetini daha kaliteli, daha verimli ve kamu kaynaklarını daha ekonomik kullanarak sunmaktır. Bu model yalnızca Kastamonu’ya özgü değildir. İstanbul, Rize, Van ve Aydın gibi birçok ilde de uygulanmaktadır. Örneğin Aydın’da şehir hastanesi açıldıktan sonra merkezde bulunan 3 farklı hastane bölgesel başhekimlik çatısı altında hizmet vermeye devam etmektedir. Rize’de ise yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki iki hastane aynı model kapsamında yönetilmektedir. Bizim hastanelerimiz ise zaten yan yana bulunan 2 sağlık tesisidir. Dolayısıyla böyle bir uygulamanın hastanelerden birinin kapanacağı şeklinde yorumlanması doğru değildir. Personel dağılımı konusunda da tekrar ifade etmek isterim ki hiçbir yönetici kendi isteğine göre personel görevlendirmesi yapamaz. Bu tamamen Bakanlığın belirlediği kurallar çerçevesinde yürütülmektedir. Yönetmelikte hem bölgesel başhekimin hem de bağlı sağlık tesisindeki başhekimin görev ve sorumlulukları ayrıntılı şekilde tanımlanmıştır. Her iki başhekim de görevine devam edecek, yetki ve sorumluluklarını mevzuat çerçevesinde kullanacaktır. Özetle söylemek gerekirse; vatandaşlarımız açısından değişen tek şey, 2 hastaneden birinin koordinasyonu sağlayan hastane konumunda olmasıdır. Bunun dışında hastanelerimiz hizmet vermeye aynı şekilde devam edecektir. Biz burada bir hastaneyi kapatıp diğerine haklarını devretmiyoruz. Bunu en basit ifadeyle şöyle anlatabiliriz: İki kardeş var ve biz büyük kardeşe, ‘Küçük kardeşini de koru, birlikte büyüyün ve birlikte hizmet edin’ diyoruz. Yapılan düzenlemenin özü budur. Bu uygulamayla ekonomik tasarruf sağlayacağız, personel planlamasında daha verimli bir yapı oluşturacağız. Bunun yanında önemli kazanımlarımızdan biri de Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanemizde eğitim kliniği kurulması olacaktır. Bilindiği üzere bir eğitim kliniği kurulabilmesi için gerekli akademik kadro şartlarının sağlanması gerekiyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanemizde mevcut akademik kadro, Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki akademisyenlerle birlikte değerlendirildiğinde bu şartlar yerine getirilebilecek ve hastanemiz asistan hekim eğitimi verebilecek bir yapıya kavuşacaktır. Dolayısıyla Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi sadece mevcut kimliğini korumakla kalmayacak, eğitim kliniğiyle daha da güçlenecektir. Tabelası inmeyecek, aksine eğitim yönüyle daha da gelişecektir. Bunun yanında personel, tıbbi cihaz, sarf malzemesi ve altyapı kaynaklarının ortak kullanılmasıyla mükerrer harcamalar azaltılacaktır. Örneğin 2 hastane için ayrı ayrı temizlik hizmeti alınması yerine ortak hizmet alımı yapılacak ve kamu kaynakları daha verimli kullanılacaktır. Ayrıca hekim ihtiyacı da ortak planlama ile daha etkin şekilde yönetilecektir” dedi.
‘KEAH’TA Yatak Doluluk Oranı Yaklaşık Yüzde 60 Seviyesindedir’
Son olarak Araştırma Hastanesi’nin doluluk oranına da değinen Yavuzyılmaz, “Bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanemizin yatak doluluk oranı yaklaşık yüzde 60 seviyesindedir. Yani hastanemizde yüzde 40 oranında boş yatak bulunmaktadır. Bu nedenle bazı servislerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesine taşınacağı ya da fizik tedavi hastalarının mağdur olacağı yönündeki iddiaların hiçbir gerçekliği yoktur. Biz hiçbir servisi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesine taşımayı düşünmüyoruz. Böyle bir ihtiyacımız da bulunmuyor. İlimizin nüfusu kısa sürede iki katına çıkacak değil. Yıllardır benzer nüfusla hizmet veriyoruz ve mevcut yatak kapasitemiz genel anlamda yeterlidir. İhtiyaç duyduğumuz alan yoğun bakım yataklarıdır. Bunun dışında genel yatak kapasitesi açısından herhangi bir sıkıntımız bulunmamaktadır. Dolayısıyla servis taşınması ya da yatak azaltılması gibi bir planımız söz konusu değildir. Ne yazık ki yönetmeliğin tamamı okunmadan veya eksik değerlendirilerek kamuoyuna yanlış bilgiler aktarılıyor. Oysa söz konusu yönetmelik iki ayrı konuyu düzenlemektedir. Bunlardan biri bağlı ve ek sağlık tesislerini, diğeri ise bölgesel başhekimliği kapsamaktadır. Bazı değerlendirmelerde bağlı sağlık tesislerine ilişkin hükümler, bölgesel başhekimlik uygulamasıyla ilişkilendiriliyor. Bu doğru değildir. Bizim beklentimiz, yönetmeliğin bütününün okunarak değerlendirilmesidir. Basın mensuplarımızın doğru bilgiye ulaşmasını önemsiyoruz. Bu nedenle bugün burada tüm süreci ayrıntılarıyla anlatıyoruz. Bölgesel başhekimlik uygulamasındaki öncelikli amacımız vatandaşlarımızın daha kaliteli sağlık hizmeti almasını sağlamak, ikinci amacımız ise bu hizmeti kamu kaynaklarını daha verimli kullanarak sunmaktır. Bunun dışında herhangi bir gizli gündem ya da farklı bir hedef söz konusu değildir. Sağlık Bakanlığımız son yıllarda sahada karşılaşılan ihtiyaçlara yönelik çok sayıda yeni düzenlemeyi hayata geçirmiştir. Bu uygulama da o düzenlemelerden biridir. Sahada görülen eksiklikleri gidermeyi ve sağlık hizmetlerini daha güçlü hale getirmeyi amaçlamaktadır. Sayın Bakanımızla yaptığımız görüşmede de uygulamanın farklı illerdeki ihtiyaçlara göre geliştirileceği, sahadan gelen geri bildirimlerin değerlendirilerek gerekirse yönetmeliğe ilave düzenlemeler yapılacağı ifade edildi. Bir kez daha açıkça ifade etmek istiyorum; hiçbir hastanemizi kapatmıyoruz, hiçbir sağlık hizmetini azaltmıyoruz. Tam tersine hizmet kapasitemizi artırıyoruz. Bunun en somut örneklerinden biri PET-CT cihazı yatırımının ihale aşamasında olmasıdır. Yine onkoloji alanında yeni uzman hekimler göreve başlamıştır. Ayrıca AMATEM projesi için gerekli çalışmalar devam etmektedir. Halk Sağlığı Laboratuvarımızda açılan yeni laboratuvar sayesinde çevre illere de hizmet vermeye başladık. Bütün bu yatırımlar, sağlık hizmetini küçültmek için değil, daha da güçlendirmek için yapılmaktadır. Her zaman ifade ediyoruz; yanlışımız varsa konuşalım, birlikte değerlendirelim ve düzeltelim. Kapımız herkese açıktır. Bizler de insanız, hata yapabiliriz. Ancak amacımız her zaman daha doğrusunu bulmak ve vatandaşımıza daha kaliteli hizmet sunmaktır. Yönetim ekibimizle zaman zaman farklı görüşler ortaya koyuyor, uzun değerlendirmeler yapıyoruz. Bunu daha doğru kararı verebilmek için yapıyoruz. Ortak akılla hareket ederek en doğru sonuca ulaşmaya çalışıyoruz. Son yıllarda il dışına yapılan hasta sevklerinde de önemli bir azalma sağladık. Elbette özellikli branşlar veya ileri düzey tedavi gerektiren durumlarda sevkler devam ediyor. Ancak geçmişte sıkça yaşanan ‘yer yok’ gerekçeli sevkler artık büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Bugün sevklerimiz daha çok özellikli uzmanlık gerektiren vakalar nedeniyle yapılmaktadır. Bu da sağlık hizmetlerimizin geldiği noktayı göstermektedir. Amacımız her zaman Kastamonu’da sağlık hizmetlerini daha güçlü hale getirmek, vatandaşlarımızın başka illere gitme ihtiyacını en aza indirmektir” diyerek sözlerini tamamladı.
‘Kastamonu’ya Zarar Verecek Hiçbir Çalışmanın İçinde Olmam’
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Zafer Ergül ise yaptığı açıklamalarda, “Bakanlığımız tarafından yapay zekâ destekli tomografi cihazı ilimize kazandırıldı. Ancak bu cihazı kuracak uygun alan bulmakta zorlanıyoruz. Aynı şekilde nükleer tıp ünitesi de mevcut alan yetersizliği nedeniyle geçici çözümlerle hizmet veriyor. Sayın Sağlık Bakanımızın desteğiyle, uzun yıllardır talep ettiğimiz PET-CT cihazı da ilimize tahsis edildi. Normalde onkoloji hastalarımız bu tetkik için Ankara’ya gitmek zorunda kalıyordu. Artık bu hizmeti Kastamonu’da vermeyi hedefliyoruz. Bunun yanında radyasyon onkolojisi ünitesinin de kurulması planlanıyor. Böylece kanser hastalarımız hem tıbbi onkoloji hem de radyasyon onkolojisi hizmetlerini ilimizde alabilecek. Bunun için uygun alan ihtiyacımız bulunuyor. Hastanemizde kullanamadığımız bazı bölümleri sağlık hizmetine kazandırmayı amaçlıyoruz. Örneğin, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesinde hükümlü hastalar için ayrılmış, uzun yıllardır çok sınırlı kullanılan yaklaşık 600-700 metrekarelik bir alan bulunuyor. Buna karşılık Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki hükümlü servisi fiziki açıdan yetersiz durumda. Mevcut sistem nedeniyle bu alanı değerlendiremiyoruz. Oysa 2 hastane arasındaki mesafe yaklaşık 75 metre. Buna rağmen mevzuat nedeniyle bu alanı etkin şekilde kullanamıyoruz. Yılda yaklaşık 25 hükümlü hastanın kısa süreli kullandığı bir alanın atıl kalması yerine, burayı vatandaşlarımızın faydalanacağı sağlık hizmetlerine kazandırmayı hedefliyoruz. Bölgesel başhekimlik uygulamasının önemli amaçlarından biri de bu tür fiziki imkânları ortak kullanabilmektir. Böylece PET-CT ve radyasyon onkolojisi gibi önemli sağlık yatırımlarını hayata geçirebileceğiz. Göreve başladığımda hastanemizde eğitim kliniği bulunmuyordu. Bugün ise eğitim kliniklerinin sayısı önemli ölçüde arttı. Asistan hekim sayımız da her geçen gün yükseliyor. Bunun doğal sonucu olarak derslik, dinlenme alanı ve eğitim mekânı ihtiyacımız da arttı. Öğrencilerimiz ve hekimlerimiz için mevcut alanları en verimli şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Yeni tamamlanan morfoloji binasının da hizmete alınmasıyla eğitim alanındaki ihtiyaçlarımızın önemli bir kısmını karşılamış olacağız. Ayrıca adli ve psikiyatrik vakaların güvenli şekilde takip edilebilmesi için de yeni alanlara ihtiyaç duyuyoruz. AMATEM projesi de bu ihtiyaçların önemli bir bölümüne çözüm sağlayacaktır. Son olarak basın mensuplarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Herhangi bir konuda tereddüt oluştuğunda ya da bir bilgi duyduğunuzda lütfen bizlere sorun. Yanlış bilgiler üzerinden kamuoyunun yanıltılmasını istemiyoruz. Ben de bu ilin bir evladıyım. Taşköprülüyüm ve hayatımı bu şehirde sürdürüyorum. Kastamonu’ya zarar verecek hiçbir çalışmanın içinde olmam mümkün değildir. Amacımız her zaman ilimizin sağlık hizmetlerini daha ileriye taşımaktır” ifadelerini kullandı.