Nefise Köylü

Kültür Şovu

Nefise Köylü

Türkler hariç tüm dünyanın ağzını bir karış açık bırakacak günleri ardımızda bıraktık. Kedimizden tutun, enginarımızdan çıkın, sokaklarımızdaki hanımeli kokusundan tutun, mehter marşımızın ihtişamından çıkın. 

NATO zirvesine katılan dünya liderleri ve ekipleri kültür şovunun sersemi olarak ülkemizden ayrıldılar ve sosyal medya hesaplarından halen paylaşım yapıyorlar. Ülkemle ve tarihler boyu nesilden nesillere aktarılan kültürel zenginliğimizle gurur duydum.

Her ayrıntı kendi içinde bir tarihi zenginliği barındırıyordu. Ağırlama, temizlik, özen ve itina, yemekler, hediyeler hepsi dünya liderlerini kültür şovu içinde etkiledi.

Bizim insanımız Avrupa’yı ya da diğer dünya ülkelerini anlat anlat bitiremez. İşte şöyle medenilerde, böyle iyilerde… safsata.

Yahu Avrupa’ya gittiğinizde hayran kalacağız tek unsur dikkatle korunmuş tarihi yapıları ve şehir planlamaları olabilir. Onun dışında misafirperver değiller, yemekleri çok kötü, çok pahalı şehirler, insan iletişimleri yok denecek kadar az, sıcak değiller, tarihi ve kültürel birikimleri manevi değil daha çok sanatsal ve sürrealist vb vb.

Hal böyle olunca tabi ki bizim normal günlük yemek menümüzde olan ve evlerimizde pişen pide ya da enginar ya da yaprak sarması da, tertemiz yaşam alanlarımızda, sıcak kanlılığımız ve misafirperverliğimizde, her notasında ayrı bir anlam yatan mehter marşımızda, sokaklarımızda özgürce dolaşan bakımlı tekir kedilerimizde dünya liderlerini şaşkına çeviriyor.

Türkiye dünyanın açık ara en güzel ülkesidir. Her karesinde ayrı bir cennet güzellik saklıdır. Türk insanı zürriyeti, kökü, soyu, tarihi belli ve kültürü ince oya gibi işlenmiş en yegâne insan ırklarından biridir. Türk ırkının başlangıcı bellidir. Tarihsel gelişimi bellidir. Tarihsel gelişimi içerisinde edindiği kültürel zenginliği doğrudan günlük yaşantısına, sofrasına, sofasına, hayatının her alanına yansıtan insanlardır Türkler. 

Bizi duygusal bilirler… biz Türkler merhametinden ve vicdanından aldığı güçle dünyayı yerinden oynatmış milletiz. Ecdadımızın başarılarının gölgesi halen dünyanın üzerinde çarşaf gibi serili.

Dünya liderlerinin sosyal medyada hayranlıkla yaptıkları paylaşımları gördükçe ben gururdan yerime sığamaz oldum. O yüzdende bu haftaki yazımı bu konu üzerine yazmak istedim. 

“Ne mutlu Türküm diyene!”

Ben kendi tekir kedimi çok seviyorum çünkü o da Türk. Türkün kedisi de sıcak kanlı, rahat ve kendinden emin olur. Kedimizle bile NATO zirvesine damga vurmayı bende beklemiyordum. Kedimizle de gurur duyuyorum.

Yemek konusunda gelince ünlü gezgin gurme Ayhan Sicimoğlu’nun da dediği gibi; ‘‘Türkler kötü yemek yiyemezler. Yemezler değil yiyemezler.’’

Ayhan Sicimoğlu'nun meşhur "Türkler kötü yemek yiyemezler" çıkışı, damak tadımıza olan düşkünlüğümüzü ve standartlarımızın yüksekliğini vurgular. Sicimoğlu, bu durumu "Yemezler değil, yiyemezler" şeklinde ifade eder; yani kötü bir yemeği reddetmek bir yana, genetik olarak kötü yemeği sindiremeyeceğimizi ve dünyanın en şımarık yiyicileri olduğumuzu belirtir.

Biz kötü yemek yemeyiz ve de yemediğimizi yedirmeyiz.

Ah bu muhteşem Türklük. Her zerresi ayrı güzel.

"Ne mutlu Türküm diyene!"

Kültür Şovu

Kültür Şovu

 

 

Yazarın Diğer Yazıları