• Haberler
  • Siyaset
  • Yeni Parti İl Başkanlığında Ön Seçim Gerçekleştirildi

Yeni Parti İl Başkanlığında Ön Seçim Gerçekleştirildi

Yeni Parti Kastamonu İl Başkanlığının ön seçimi, kurucu İl Başkanı Dilek İlke Karabacak'ın tek aday olarak katılımıyla gerçekleştirildi.

Yeni Parti Kastamonu İl Başkanlığının ön seçimi, kurucu İl Başkanı Dilek İlke Karabacak’ın tek aday olarak katılımıyla gerçekleştirildi.

Yeni Parti Kastamonu İl Başkanlığının ön seçimi, Kastamonu Belediyesi Nikâh ve Konferans Salonu’nda yapıldı. Program kapsamında, Yeni Parti’nin çalışma ve faaliyetlerine ilişkin video gösterimi ve sunum gerçekleştirildi. Ardından genel kurulun divan başkanlığını Hasan Baltacı üstlendi. Divan başkan yardımcılığı görevini Ali Dikel ve Nebahat Kargacıoğlu yürüttü. Programda parti üyesi Onur Berberoğlu da konuşma yaparken, Hikmet Erbilgin adına Senem Erbilgin konuşma yaptı.

Hasan Baltacı, “Böylesi ağır koşullar altında yeni bir partide toplanıp bayrağı yere düşürmeden mücadele etmek, büyük bir onur ve haysiyet mücadelesinin cesaretle yürütüldüğünü göstermektedir. Bugün bu salonda olmayan ama gönlü bizimle olan, karşılaştığımızda ilk fırsatta aramıza katılacağından emin olduğum yüzlerce, binlerce insan var. Bu ön seçimden sonra yapmamız gereken en önemli işlerden biri de o arkadaşlarımızı geride bırakmadan partiye davet etmek, dünden daha büyük bir şekilde bu mücadeleyi büyüterek yolumuza devam etmektir. Az önce bir gösterim izledik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Gerçekten süreci çok net bir şekilde özetlemiş. Orada gördüğünüz gibi bu partinin ismini millet koymuştur. Bu partinin adını halk koymuştur. Bu istikameti gösteren, bu ülkenin yürekli ve namuslu insanlarıdır. Yeni Parti, milletin partisi olarak kurulmuştur. Yeni doğan bir çocuğa birçok şey söylenir. Ama en önemlisi şudur: ‘Adıyla yaşasın’ denilir. Ona yüklenen anlamla, verilen değerle ömrünü tamamlasın, adını hak etsin istenir. Yeni parti inşallah adıyla yaşasın. Ülkemize, bu ülkenin gençlerine, kadınlarına, üretenlerine, işçilerine ve emekçilerine yeni bir ufuk açmak, yeni bir hikâye yazmak konusunda hepimize çatı olmasını isterim. Buraya nereden geldiğimizi az önceki videoda arkadaşlarımız hatırlattılar. Ben de küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Yeni Parti, bu ülkede yaşanan tüm haksızlıklara, hukuksuzluklara, zorbalığa ve zulme; esasen de 19 Mart’ta hep birlikte yaşamış olduğumuz siyasi darbeye verilmiş en güzel cevaptır. Bu aşamaya nereden geldik? Mayıs 2023 seçimlerinde, tam da her şey bitti denilen bir yerde, arkadaşlarımız ve yoldaşlarımız çıkıp ‘Hayır, her şey bitmedi. CHP değişirse Türkiye değişir. Biz bu umudu koruyoruz.’ diyerek yola çıktılar. Gerçekten de CHP’de yaşanan değişimin sonucunu 31 Mart 2024 seçimlerinde aldık. Az önce gördüğünüz harita, işte o değişim iradesini başarıya ulaştıranların, yani sizlerin, bizlerin, hepimizin eseriydi. Bu düzenin değişmesinin ilk işaretlerinden biri seçimdir. O seçimden sonra bir darbeyle karşı karşıya geldik. 19 Mart’ta, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” diyen bu milletin iradesine karşı siyasi bir darbe gerçekleşti. Ondan sonra yaşadığımız her şey bu darbenin sonucudur. Yoldaşlarımızın, seçilmiş belediye başkanlarımızın herhangi bir iddianame olmaksızın kapıları kırılarak gözaltına alınıp tutuklanması da bu sürecin bir parçasıdır. Bu ülkede yaşanan her türlü hukuksuzluk ve haksızlık, bundan sonra 19 Mart siyasi darbesinin bir ürünü olarak anılacaktır. Ama pes ettik mi? Etmedik. Geri adım attık mı? Atmadık. Yüz 3 yıl boyunca gözümüzün nuru gibi baktığımız partimize darbe yapılmasına karşı bir adım geri atıp korktuk mu? Korkmadık. Yine milletin göstermiş olduğu istikamette yeni partimizi kurduk ve yolumuza devam ediyoruz. Bu süreç içerisinde bizi çok üzen gelişmeler oldu. Bizi hayal kırıklığına uğratan, hatta zaman zaman sorgulamamıza sebep olan, bizi mahcup eden bazı gelişmeler yaşandı. Şimdi içinde bulunduğumuz durumu net bir şekilde ortaya koymadan bazı şeylerin cevabını vermek kolay değildir. Memleket zor günlerden geçiyor. Ateşten günler yaşıyoruz. Hiçbiriniz unutmayın ki normal zamanlarda, normal bir siyasi zeminde siyaset yapıp mücadele etmiyoruz. Darbe koşullarındayız. Darbe koşullarında elbette korkanlar olacaktır. Elbette teslim olanlar, boyun eğenler olacaktır. İftiracılar, itirafçılar ve iş birliği yapanlar olacaktır. Bunların hiçbiri sizi kaygıya, endişeye düşürmesin; hayal kırıklığı yaşatmasın, sizi mahcup etmesin. Bunlar olduğu gibi, diğer tarafta da darbenin tüm ağırlığına rağmen direnenler var arkadaşlar. Bir tarafta bunlar olduğu gibi, diğer tarafta cezaevinde bedel ödeyen, başta Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşları olmak üzere arkadaşlarımız var. Bir tarafta da biz varız. Boyun eğmeden mücadele eden, yeni parti çatısı altında toplanan, çelikten bir iradeyle bu ülkeyi geleceğe taşıma kararlılığını gösteren Özgür Özel’in yol arkadaşları var. Bugün bu salonda, Türkiye’nin 81 ilinde ve 973 ilçesinde direnen, mücadele eden yol arkadaşlarımız var. Dolayısıyla darbe koşullarında yaşadıklarımız sizleri kaygıya düşürmesin, moralinizi bozmasın. Gün, sınanma günüdür arkadaşlar. Gün, bu ateşten gömleği giyip memleketi düzlüğe çıkarma günüdür. Elbette korkanlar olacaktır. Elbette saf değiştirenler olacaktır. Elbette milletin kendisine verdiği adı taşımaktan aciz insanlar olacaktır. Normal zamanlarda, hiçbir bedel ödemeden belediye başkanı olmak yok. Şimdi göreceğiz onları. Öyle bedavadan ‘Topuklu Efe’ olmak yok. Şimdi göreceğiz onları. Memleket yangın yeriyken bir gün insanlar çıkıp ‘Sen neredeydin kardeşim? O darbe günlerinde sen neredeydin?’ diye soracaklar. İşte biz buradayız arkadaşlar. Özgür Özel’in yol arkadaşları olarak buradayız. Yolumuza devam ediyoruz. Bize de teklif ettiler, Genel Başkanımıza da teklif ettiler. ‘Ankara’da oturun, güvenli limanda demir atın, yolunuza bakın.’ diyenler oldu. ‘Aman öyle çıkmayın, fazla sivrilmeyin, göze batmayın, dikkat edin.’ diyenler oldu. Neye dikkat edeceğiz kardeşim? Biz işimizi yapıyoruz, işimizin hakkını veriyoruz. Milletin bize vermiş olduğu görevin hakkını veriyoruz. Durursak, tereddüt edersek bize de yazıklar olsun. Biz güvenli limana demir atmak yerine bu fırtınada, bu karanlıkta gemiyi hepimizin arzu ettiği kıyıya sağ salim ulaştırmak için birlikte, omuz omuza mücadele ediyoruz. Bundan gayrısı bize yeter de artar bile. Bazıları, başlarının üzerinde bir taht olduğunu düşünüyorlar. Kendileri giderse milletin de arkalarından gideceğini sanıyorlar. Birisi saf değiştirince İzmir’de herkesin aynı yere gideceğini düşünüyorlar. ‘Ben saf değiştirirsem Aydın’da peşimden gelirler.’ diye düşünüyorlar. Yok öyle yağma! Siz o tahtı, o tacı milletten alırsınız; millet geri almasını da bilir. Bizim için taç da taht da milletin güvenidir, sevgisidir, sevdasıdır. Bundan ötesini tanımıyoruz, bilmiyoruz. Ben bu arada çok konuştum, yine sözü biraz uzattım. Affınıza ve sabrınıza sığınıyorum. Kor gibi yanan bir mücadele var. Bu mücadeleyi başarıya ulaştırmamız lazım. Düşünün ki kızgın bir çelik var. O çeliğe şimdi su verme zamanıdır. Çeliğe su vereceğiz; eğilmeden, bükülmeden, kırılmadan yoluna devam etmesini sağlayacağız. Bu şu demektir: Çelik gibi bir iradeyle yılmadan, yıkılmadan, geriye bakmadan önümüze bakıp bu mücadeleyi başarıya ulaştırmak demektir. Şimdi çeliğe su verme zamanıdır. Şimdi yürüme zamanıdır. Şimdi bu mücadeleyi iktidara taşıma zamanıdır.“ dedi.

‘Yeni, Özgür, Adil, Eşit Bir Türkiye’yi Birlikte İnşa Edelim’

Açıklamalarda bulunan Yeni Parti Kastamonu İl Başkanı İlke Karabacak, “Bugün burada yalnızca bir il başkanı seçmek için bir araya gelmedik. Bugün burada dayanışmamızı büyütmek, Kastamonu’dan Türkiye’nin umudunu ilmek ilmek örmek için bir araya geldik. Bugün yalnızca bu salonda değil, 20 ilçemizde ve 81 ilimizde üyelerimiz sandık başında iradesini ortaya koyuyor. Önce 81 ilimizde il başkanlarımızı, ardından tüm üyelerimizin katılımıyla Genel Başkanımızı seçiyoruz. Demokrasiyi önce kendi evimizde kuruyor, kendi partimizden başlatıyoruz. İktidarımızda Türkiye’nin unuttuğu demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Buradan bir teşekkür etmek istiyorum. Böylesine zor bir dönemde ağır iftiralara maruz kalan, iki yol arkadaşını kendi elleriyle toprağa veren, birçok yol arkadaşı tutsak edilen, türlü tehditlerle ve ihanetlerle karşı karşıya kalan; buna rağmen yoldaşları için, her gün sokakta boynuna sarılan emekçiler ve emekliler için, bu ülkenin başı dik, onurlu insanları için mücadeleden bir an olsun vazgeçmeyen Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e yürekten teşekkür ediyorum. YENİ Partimiz bir partimiz olsun, genel başkan olalım, milletvekili olalım, il başkanı olalım, belediye başkanı olalım diye kurulmadı. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in önderliğindeki kadrolarımızla Türkiye’nin kurucu partisini tam 47 yıl aradan sonra yeniden birinci parti yaptık. Bizim suçumuz işte budur. AK Parti’yi yenmektir. Türkiye’nin birinci partisi olmaktır. Bu suçu önümüze gelen ilk sandıkta hep birlikte yine işleyeceğiz. Adını milletin koyduğu, bütçesini milletin belirlediği Yeni Parti’nin iktidara yürümek ve milletin umutlarını boşa çıkarmamak dışında hiçbir hedefi yoktur. Bu butlancılar, utanmadan, sıkılmadan; herkesin umudunu kaybettiği bir dönemde milletimize umut olan, milletvekilliği döneminden Kastamonu Belediye Başkanlığına bu kadim şehrin sorunlarını dilinden düşürmeyen, çözmek için irade ortaya koyan, yeri geldiğinde 39 derece ateşle sahaya çıkan Hasan Başkanımıza saldırıyorlar. Mücadelesiyle, yol arkadaşlığıyla, en zorlu virajlarda gösterdiği önderlikle hepimize yol gösteren, Genel Başkanımızın omuz başında tüm Türkiye’de büyük bir mücadele veren Hikmet Başkanımıza saldırıyorlar. Buradan açıkça söylüyorum. 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeye görevlendirilenler, ‘Erdoğan Türkiye’de iktidar olsun, bize parti içindeki iktidar yeter.’ diyenler, haddinizi bilin. Çamur at, izi kalsın diyerek kadrolarımıza haysiyet cellatlığı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Hasan Başkanımızın da Hikmet Başkanımızın da tüm yol arkadaşlarımızın da yanında, omuz başındayız. Biz bu memleket için yan yana durmaya, omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz. Parti içindeki küçük iktidarınız size hayırlı olsun. Biz Türkiye’yi yöneteceğiz, Yeni Parti Türkiye’yi yönetecek. Biliyorsunuz, 29 Temmuz’da il başkanlığımızın kapılarını açtık. Genel Başkanımız tarafından kurucu il başkanı olarak bütün ilçelerimizde örgütümüzü kurma görevi bana verildi. Ve sadece dört gün içerisinde 20 ilçemizde örgütlenmemizi tamamladık. Tabelalarımızı astık. Kapılarımızı açtık. Sahaya indik. Daha üç ayımız bile dolmadan Kastamonu’da 5 bin üyeye ulaştık. Bu rakam Kastamonu’nun umudu, “Ben de varım.” diyen binlerce hemşehrimizin sesidir. Sizler de ilk günden itibaren her zaman yanımızda, omuz başımızda durdunuz. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Biz size kolay yoldan kazanmayı değil, gece gündüz çalışmayı, kötülüğe teslim olmamayı, haysiyet ve onur mücadelesini asla bırakmamayı, korkuyu çöpe atmayı ve omuz omuza yürümeyi teklif ediyorum. Yarın bugünden daha da zor olacak. Yeni bedeller ödeyecek, yeni ihanetlerle yüzleşeceğiz. Ama hiçbiriniz unutmayın ki bu mücadelede ‘AK Parti’ye teslim olacağıma, milletimin iradesine, umuduna ihanet edeceğime, giderim aslanlar gibi hapis yatarım.’ diyenler var. Onların önünde saygıyla eğiliyorum. Her birine dayanışma duygularımı iletiyorum. Ama diğer tarafta da korkup kaçanlar, mücadeleyi gözü yemeyen, kendi ikballeri için milletin emanetine, umuduna ihanet eden, düne kadar ağızlarına geleni söyleyip şimdi kol kola girenler var. Onlar için gün sayıyoruz. O gün geldiğinde, milletin iktidarını kurduğumuzda andolsun ki Aydın’ın topuklayan efesine, Afyonlusuna, İzmirlisine bunun hesabını soracağız. Ama o güne kadar dişimizi sıkacağız, umudumuzu, öfkemizi diri tutacağız. Sandığa kadar sabredip kötülüklerle mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizim gücümüz, bizim sermayemiz yılmamaktır, korkmamaktır, kötülüğe teslim olmamaktır. Asla yılmayacağız. Milletimizin iktidarı için bir adım bile geri atmayacağız. Bir lafı eksik söylemeyecek, bir milim eğilmeyeceğiz. Bugün büyük yürüyüşün başladığı, iktidar yürüyüşünün başladığı gündür. Hepinizden bu sorumluluğu almanızı bekliyorum, hepinizden bunu talep ediyorum. Son söz olarak; Torununa harçlık veremediği için yüzüne bakamayan emeklimize, 28 bin lirayla alnının terinin karşılığını alamayan asgari ücretli kardeşime, üretemez duruma gelen çiftçimize, siftah etmeden kepenk kapatan esnafımıza, çocuğunun geleceği için dertlenen annemize, yüzyılın fon yolsuzluğunda parasını, umudunu kaybeden kardeşlerime sesleniyorum. Sarımsak üreticimize, pancar üreticimize, çeltik üreticimize sesleniyorum. Sen artık onlarla aynı tarafta değilsin. Sen bizimle; emeklilerle, emekçilerle, emeği sömürülenlerle, hayatı karartılanlarla, borç içinde yaşam mücadelesi verenlerle aynı taraftasın. Gel, beraber olalım ve bunlardan kurtulalım. Biz; işçinin, memurun, esnafın, emeklinin, çiftçinin, gençlerin, kadınların kan ağladığı AK Parti’nin kara düzenini yerle bir etmeye geliyoruz. Ortak geleceğimizin yolunu açmaya, devleti adaletle buluşturmaya geliyoruz. Biz insanları birbirinden ayırmaya değil, bu memleketin evlatlarını aynı sofraya oturtmaya, o sofrayı büyütmeye, bereketlendirmeye geliyoruz. Gelin, hak, hukuk, adalet ve demokrasi mücadelemize omuz verin. Yeni, özgür, adil, eşit bir Türkiye’yi birlikte inşa edelim. Yolumuz açık olsun. Millet büyüktür.

Kurucu il başkanı Dilek İlke Karabacak’ın tek aday olarak katıldığı ön seçimde, parti üyelerinin söz ve karar sahibi olmasına vurgu yapıldı. Program, ön seçim sürecinin tamamlanmasıyla sona erdi.

Özel Haber

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!
WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!