Zafer Partisi'nden Çerçeve Yasa tepkisi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 1'inci Meclis önünde Çerçeve Yasa ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 1’inci Meclis önünde Çerçeve Yasa ile ilgili basın açıklaması yaptı. 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ açıklamasında; “Terörsüz Türkiye adı altında başlayan PKK terör örgütü ve elebaşısı Abdullah Öcalan'la yapılan ikinci müzakere süreci sonunda gelinen noktada Sevr Anlaşmasının uğursuz 106. yıldönümünde PKK'ya yönelik bir özel af yasa tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmiştir. Şimdi görüyoruz ki başta Abdullah Öcalan olmak üzere terör örgütü ve yandaşları sevinç naraları atmakta; Abdullah Öcalan bu süreci Cumhuriyetimizin kuruluşu kadar önemli olarak nitelendirmektedir. Demek ki mesele sadece bir af yasası değil, bu PKK'ya yönelik özel af yasasıyla birlikte devletimizin kuruluş esaslarının ortadan kaldırılarak Öcalan'ın ifadesiyle sözde bir demokratik cumhuriyete geçiş sürecinin ilk adımı atılmak istenmektedir. Ve bu yasa tasarısı meclise getirilirken Türk milletine de dünyaya da PKK terör örgütünün kendisini fesh ettiği silah bırakmayı kabul ettiği bu silahların devlet güçlerinin denetiminde toplanacağı yalanı söylenmektedir. PKK sadece PKK değil PKK, KCK, PKK kapsamında Irak'ta, İran'da ve Suriye'de de örgütlü bir narko terör örgütüdür. PKK'nın Suriye ayağı YPG'nin dört Tugay halinde örgütlenen yapısının silahlarında toplayacak mısınız? Hayır. Irak PKK'sının silahlarını teslim alıp imha edecek misiniz? Hayır. Halen İran'da, İran özel kuvvetleri ve devrim muhafızlarıyla çarpışan PKK terör örgütünün elindeki silahları alacak mısınız? Ona da. Hayır. O zaman hangi silahları alıyorsunuz? PKK kendisini feshedecek. Hangi PKK kendisini feshediyor? İran'daki PKK mı? Suriye'deki PKK mı? Irak'taki PKK mi? Hayır. Örgütün örgütsel yapısı varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bu yasa tasarısıyla terör örgütü elebaşı ve üyeleri dağılmak yerine affediliyor, cezaevinden tahliye ediliyor. Dış destek başta olmak üzere finansal, lojistik ve uyuşturucu altyapısına yönelik tedbirler olduğunu görmüyoruz. 2024’e kadar devlet kayıtlarından narko terör örgütü olarak geçen örgütün 2025 ve 2026 belgelerinde narkotik kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin durmamasına rağmen devlet belgelerinden çıkartıldığını görüyoruz. Ayrıca Öcalan'ın bu yasa ve sürek çerçevesinde bulunduğu İmralı Adası'nda mahkum konumundan çıkartıp siyasi misafir haline getirileceği ve Umut Hakkı çerçevesinde de sonunda serbest kalacağı anlaşılıyor. Terörle mücadele sonucunda devletlerin amacı terör örgütlerini yok etmek toplumla bağını kesmektir. Oysa bu yasayla Irak'ta, İran'da, Suriye'de terör eylemlerini sürdüren bir örgütün elemanları Türkiye'de topluma entegre edilecekmiş, iş uçaklarmış. Bunların zaman zaman Irak'a, Suriye'ye, İran'a gidip yarı zamanlı terörist olarak faaliyet göstermeyeceklerinden emin misiniz? Birinci terörle müzakere sürecinde bıraktıklarınızın Irak'a gidip Kandil'de eğitim aldıktan sonra gelip Türkiye'deki Hendek terörünün altyapısını hazırladıklarını unuttunuz mu? Önümüzdeki aylarda anayasal ve yasal düzenlemeler yapılması sırasında anlaşmazlık çıkarsa PKK terör örgütünün Irak, Suriye veya İran'daki unsurlarıyla Türkiye için de eylem yapmayacağından terör eylemi emin misiniz? Ankara'da Kahraman Kazan'da TUSAŞ'a yapılan baskının Suriye PKK'sı tarafından yapıldığını unuttunuz mu? Değerli basın mensupları bu çerçeve yasa Türk siyasetinde Ergenekon, Balyoz casusluk davalarıyla yaratılan birinci travmadan iki bin on yedide kirli referandumla gerçekleşen ikinci travmadan sonra çok ağır ve telafisi zor yeni bir toplumsal siyasal travmaya, psikolojik travmaya, bir toplumsal kırılmaya neden olabilir? Çünkü biliyoruz ki PKK affı olan bu tasarı sadece bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Daha sonra anayasada yapılacak değişikliklerle mezhep ve etnik yapılara siyasi ayrıcalıklar verilmesi ve ucu açık bir cumhurbaşkanlığı sistemine geçinmesi hedeflenmektedir. Böylece Büyük Atatürk ve Kahraman Silah Arkadaşları'nın arkada burada birinci mecliste kurmuş olduğu milli üniter laik Türkiye Cumhuriyeti fesih olacak Öcalan'ın demokratik cumhuriyet diye ifade ettiği gevşek bir üniter devlet denilen bazıları tarafından ama gerçekte çok uluslu özerk bölgeli bir federasyona doğru Türkiye sürüklenmek istenecektir. Terör örgütü yandaşları yüz yıllık düğüm çözülüyor diye bunun için sevinmektedirler. Üç Kasım iki bin ikide AK Parti Türkiye'de iktidara geldi. Bugün ülkemizi getirmiş olduğu nokta budur. İstiklal Harbi'yle kurduğumuz ve şimdi bugünkü Gayrimilliği Eğitimsizlik Bakanı'nın ders kitaplarından çıkartmak istediği İstiklal Harbi sonucunda inşa ettiğimiz cumhuriyet ağır bir tehdit altındadır. Türkiye Yugoslavya'laştırılmak istenmektedir. Türkiye Irak'laştırılmak, Türkiye Lübnan'laştırılmak istenmektedir. Bu yeni bir sev tasarımıdır ve Sevr’in yüz altıncı uğursuz yıldönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirilmesi de tesadüf değildir. Zafer Partisi olarak terörle müzakere yerine hemen mücadeleye dönülmesi gerektiğine inanıyoruz. PKK'nın dış desteği, lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısı tahrip edilmeli. Bölge ülkeleriyle işbirliği içerisinde PKK KCK'nın Orta Doğu'daki bütün parçaları Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin meşru hedefi haline gelmeli. Ve milli üniter laik Türkiye Cumhuriyeti tavizsiz bir şekilde babalarımızdan ve dedelerimizden devraldığımız gibi çocuklarımıza ve torunlarımıza emanet edilmeli. Türkiye teröre yenilmedi, terör örgütüne yenilmedi. Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk Jandarma Teşkilatı, Türk Polis Teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Kahraman Güvenlik Güçlerimiz, terör örgütünü iki defa yendiler, ezdiler ve şimdi onların kanları pahasına, terleri pahasına kazanmış oldukları büyük zafer siyasi masalarda heba edilmemeli. Bugünkü mecliste görev verilmiş olan milletvekillerinin yemini belli. Bu yaptıkları o yeminle bağdaşıyor mu? Onun da devamlı olarak bu yasaya oy vereceklerin meşruiyeti var mı yoksa meşruiyeti de kayboluyordu. Bir sayın milletvekili bu yasaya hayır diyeceğini dün akşama açıklarken bunun gerekçesini, bu hayırın gerekçesini, milletvekili yeminine dayandırdı. Çok haklıdır. Bu yemini eden milletvekillerinin bu yasaya evet deme lüksü yoktur. Ayrıca şunun da altını çizelim. Bu yasaya evet diyenler, destekleyenler oluşması için çalışanlara hukuki bir koruma getiriliyor. Neden? Yaptığınız işin doğru olduğundan emin değil misiniz? Neden hukuki bir korumaya ihtiyaç duyuyorsunuz? Hani büyük bir iş yapıp terörü sona erdiriyorsunuz, onu söylüyorsunuz. Peki neden kendinizi hukuki koruma altına almak istiyorsunuz? Doğru iş yaptığından emin olanlar millete karşı vicdanı rahat olanlar yasa maddelerinin arkasına sığınarak koruma aramazlar” dedi.

Bakmadan Geçme

WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!
WhatsApp İhbar Hattı
05531914755
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!