Mahmut Arıkan Çiftçilerle Buluştu

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Kastamonu programı kapsamında üreticiler, esnaflar ve partililerle bir araya geldi.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Kastamonu programı kapsamında üreticiler, esnaflar ve partililerle bir araya geldi.

Kastamonu Ticaret Borsası Bülent Kesoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen “Basınla Çiftçi Buluşması” toplantısında tarım, hayvancılık ve ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, Türkiye’nin içinden geçtiği sürece dikkat çekerek özellikle çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Program çerçevesinde Nasrullah Meydanı’nda esnaf ziyareti gerçekleştiren Arıkan’ın, Grand Moni Deluxe Royal Salonu’nda düzenlenecek geleneksel iftar programına ve Ahçı İhsan Usta Restaurant Salonu’ndaki Gençlik Buluşması’na da katılması planlandı.

Saadet Partisi İl Başkanı Kadir Yalçın yaptığı toplantının açılış konuşmasında; “Geleceğimiz ve evlatlarımız için, birbirimizi siyasetle ötekileştirmeden bir sofra etrafında toplanalım istiyoruz. Artık memleketimizin hayırlı işlerini birlikte yapalım istiyoruz. Sayın Genel Başkanımızı da bugün Kastamonu’da misafir edeceğiz. İnşallah Kastamonu’da bir sofrada bir araya geleceğiz. Dediğim gibi biz gayretle çalışıyoruz. Programımız kapsamında Sayın Başkanım Serdar İzbeli’ye de tekrar teşekkür ediyorum. Kastamonu, bildiğiniz gibi tarım, hayvancılık ve orman memleketidir. Coğrafyamızın yüzde yetmiş üçü ormanlarla kaplıdır. Biz de orman köylülerimizi, çiftçilerimizi ve hayvan yetiştiricilerimizi Genel Başkanımızla bir araya getirmek istedik. Onları dinlemek, dertlerine ve sorunlarına bir nebze de olsa merhem olmak istiyoruz. Sayın Genel Başkanımız, bildiğiniz gibi Kayseri milletvekilimizdir ve Meclis’te doğruları Allah’ın izniyle haykırmaktadır. Bu vesileyle bugünkü toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

‘Ortak Meselelerde Ayrım Olmaz’

Kastamonu Ticaret Borsası Başkanı Serdar İzbeli ise;  “Bizim Sedat Başkanımız ve benden önceki başkanımız da her zaman Kayseri’yi örnek alır. Kayseri’nin bir işi olduğunda sağcısı, solcusu, esnaf odası ve ziraat odası hep birlikte hareket eder. Ancak biz henüz o merhaleye gelemedik. Kayseri’nin şu anda kaç organize sanayi bölgesi olduğunu tam bilmiyorum. Ben en son 8. Organize Sanayi Bölgesi’ni saymıştım. Ondan sonra kaç tane daha yapıldı, bilmiyorum. Elbette gurur duyarız; orası da bizim memleketimizdir. Plaka olarak bizden bir numara büyüktür ve kardeş sayılır. Geçen hafta İstanbul’da bir iftara katıldık. Kastamonu Kalkınma Vakfı ile KASİAD’ın iftar programları aynı güne denk gelmişti. Orada bir başlık attım. Rıfat Başkanımızın çok güzel bir sözü vardır: ‘Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.’ Sen sağcı olabilirsin, bir başkası solcu olabilir. Geçenlerde Kastamonu’da su kesintisi yaşandı. Su kesintisi Fazilet Partisi’ne de, Saadet Partisi’ne de, MHP’ye de, CHP’ye de oldu. Çünkü ortak meselelerde ayrım olmaz, birlik böyle olur” diye konuştu.

‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Önemli Çalışmalar Yürütüyoruz’

Kastamonu Ticaret Borsası’nda konuşan SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan; “Normal bir dönemden geçmiyoruz. Özellikle bölgemizde yaşanan hadiselere baktığımızda, hiç olmadığı kadar dertlerimizi paylaşmaya ve çözüm önerilerini ortak bir platformda ortaya koymaya ihtiyaç duyduğumuz bir süreçten geçiyoruz. Tehlike her geçen gün bize biraz daha yaklaşıyor. İran’a yönelik birkaç gün önce başlayan Amerikan saldırılarına baktığımızda, bu tehlikenin Türkiye için de uzak olmadığını ve adım adım bizi tehdit etmeye başladığını net bir şekilde görebiliyoruz. Böyle bir dönemde siyaseti bir nebze kenara bırakarak, bu süreci herhangi bir zayiata uğramadan ve ülkemizin hiçbir ferdini kaybetmeden atlatmanın yollarını aramak zorundayız. Sürekli sahadayız ve saha siyaseti yapmaya gayret ediyoruz. İllerimizi ziyaret ediyoruz. Siyasette genellikle illere gidildiğinde konuşulur ve dinlemeden ayrılınır. Biz bunun tersini yapmaya çalışıyoruz. Dinlemeye öncelik veriyoruz. İllerde aldığımız problemleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıyor, muhataplarına iletiyor ve çözüm bulunana kadar takipçisi oluyoruz. Grup olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde önemli çalışmalar yürütüyoruz. Sürekli polemik üreten bir gündem yerine, çözüm üreten bir gündem oluşturmaya çalışıyoruz. Muhataplarımızla sağlıklı iletişim kanalları kurarak problemlerin çözümünü hedefliyoruz” dedi.

‘Kimyevi Gübrenin Yüzde 95’ini İthal Ediyoruz’

Açıklamalarına devam eden Arıkan;” Eskiden sağ-sol, Türk-Kürt, Alevi-Sünni mücadeleleri vardı. Ancak bugün bunların hepsi geri planda kalmalıdır. Bugünkü mücadelenin adı, gözü doymayanlarla karnı doymayanların mücadelesidir. Biz karnı doymayanların yanında olacağız ve gözü doymayanlara karşı onların elini güçlendirmek için çalışacağız. Türkiye’de bir beka meselesi konuşulacaksa, bunun başlıklarından biri mutlaka tarım, hayvancılık ve çiftçilik olmalıdır. Enerjiye erişimin zorlaştığı bir dönemde bunun önemini daha net görüyoruz. Kendi iç dinamiklerimizi harekete geçirerek tarımı ve hayvancılığı ayağa kaldırmalı, olası bir kriz durumunda kendi ayakları üzerinde durabilen bir Türkiye inşa etmeliyiz. Bugün tarımın en önemli meselelerinden biri gübredir. Türkiye olarak kimyevi gübrenin yüzde 95’ini ithal ediyoruz. Bu ithalatın önemli bir kısmı İran üzerinden yapılmaktadır. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması halinde gübre tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşanacak ve maliyetler artacaktır. Akaryakıt fiyatlarını hep birlikte takip ediyoruz. Dün akşam yapılması planlanan zammın iptal edildiği açıklandı. Ancak bugün daha yüksek oranlı bir zam haberiyle karşılaştık. Bu durum sürdürülebilir değildir. Olağanüstü şartları anlayışla karşılayabiliriz; ancak bu yükün vatandaşa yansıtılmaması gerekir. Özellikle çiftçilerimizin bu yükten korunması gerekir. ÖTV üzerinden düzenleme yapılarak bu artışın vatandaşa yansıtılmaması mümkündür. Olağanüstü dönemler olağanüstü tedbirler gerektirir. Ancak son günlerde ne iş dünyasına ne de tarım ve hayvancılıkla uğraşan kesimlere yönelik somut bir tedbir paketi açıklanmıştır. Bu durum, hazırlıksız yakalandığımızı göstermektedir. İktidarın çiftçilerimizi, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızı, esnafımızı ve iş insanlarımızı koruyacak önlemleri ivedilikle alması gerekmektedir.

‘Emekçilerin Ücretlerinin Geriye Gitmesi Kabul Edilemez’

Arıkan son olarak; “Kastamonu’nun önemli geçim kaynaklarından biri de orman köylüleridir. 2005 fiyatlarına göre üretim işçilik bedellerinin aşağı çekildiğine dair haberler endişe vericidir. Enflasyonun kontrol altına alınamadığı bir dönemde emekçilerin ücretlerinin geriye gitmesi kabul edilemez. Emeği ucuzlatan anlayışın karşısında olacağız ve emeğin hak ettiği karşılığı alması için mücadele edeceğiz. Kastamonu’da siyez buğdayı için henüz bir taban fiyat açıklanmamıştır. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatlarını açıklamaması üreticilerimizi tedirgin etmektedir. Ayrıca Taşköprü sarımsağı dünya çapında değerli bir üründür. Çin’den yapılan ithalata karşı kota ve kalite denetimlerinin artırılması önemli bir beklentidir. 2006 yılında çıkarılan 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi, gayrisafi milli hasılanın en az yüzde 1’inin tarıma destek olarak ayrılmasını öngörmektedir. Ancak 2025 bütçesinde bu oranın karşılanmadığını görüyoruz. Gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’i yaklaşık 772 milyar TL’ye tekabül ederken, bütçede tarıma ayrılan pay 168 milyar TL’dir. Aradaki 604 milyar TL’lik fark çiftçimize verilmemiştir. ‘Kaynak yok’ ifadesini sıkça duyuyoruz. Oysa bütçeler bir ülkenin nasıl yönetildiğinin göstergesidir. 2025 bütçesinde 12 ayda toplanması planlanan ceza tutarı 349 milyar TL’dir. Ancak yalnızca Ocak ayında 802 milyar TL ceza tahsil edilmiştir. Aynı ayda faize ödenen tutar 455 milyar TL’dir. Buna karşılık emeklilere yapılan iyileştirmenin bütçeye maliyeti 70 milyar TL olarak açıklanmıştır. Bu tablo kabul edilebilir değildir. Bugün burada yaklaşık bir saat sürecek bir toplantı yapıyoruz. Bu süre içinde ülke olarak yaklaşık 313 milyon TL faiz ödemesi yapılacaktır. Bu tablo bardağın boş tarafıdır. Dolu tarafı ise şudur: Türkiye’nin insan kaynağı, yeraltı zenginlikleri ve jeopolitik konumu güçlüdür. Doğru yönetimle kendi ayakları üzerinde durabilen bir ülke olabiliriz. Seçimlerden sonra yaşanabilir bir Türkiye’yi ve güvenli bir Kastamonu’yu birlikte inşa edeceğimize inanıyorum. Sizlerin taleplerini ve şikâyetlerini dinleyerek hem Meclis kürsüsünden hem de yazılı olarak ilgili makamlara ileteceğiz” ifadelerini kullandı.

Özel Haber

Bakmadan Geçme