Misafir

Teknoloji Yorgunluğumuz Üzerine

Misafir

Herkese selamlar. Bugün teknolojinin hızlı ilerleyişinin bizler üzerinde bıraktığı yorgunluğa dair konuşacağız. Bildiğiniz üzere teknoloji geçtiğimiz birkaç on yılda patlama sayılacak şekilde bir sıçrayış yaşadı. Bu durum hayatımızın her alanında tesirli oldu. Aklımıza yalnız telefonlar, tabletler, bilgisayarlar gelmesin. Televizyon dediğimiz cihaz bizlere şu zamanlarda gayet normal geliyor; fakat aslına bakılırsa insanlık için müthiş bir devrimdi. Yurttan ve dünyadan haberleri veya eğlence unsurlarını evimize radyolar ile sesli biçimde sokmuştuk. Bir de bunun üstüne görüntünün eklenmesi dışarıda yaşamla hep iç içe olma imkanını bizlere sağladı. 

Yıllar geçtikçe yalnız televizyon değil, daha birçok cihazın işlevini yerine getiren ve doğrudan karşılıklı kontak kurmamızı sağlayan telefonlar hayatımızın vazgeçilmez parçaları olarak etrafımızda yerlerini aldılar. Bunlara onlarca örnek verebilirim. Sonuçta bu saydıklarımın hepsinin birleşimi bize en temelde bir şey kattı: Hayatımızı hızlandırmak. 

Hayatımız biz farkına varamadan doğamızdakine aykırı bir biçimde hızlandı. Şu an dönüp baktığımızda son yüzyıl bizim için uzun bir süre gibi gözükebilir; ancak insanlık tarihi hesaba katıldığında bizler atalarımızdan çok daha hızlı gelişim gösterdik. Ve aslında bizler bir yandan da yorulduk. Ben bunun sebebini eskiden hayatın daha yavaş akmasına dayandırıyorum. Bu duruma köyleri örnek verebilirim. Eğer şanslıysanız ve teknolojiden izole kalmış bir köyde birkaç gün geçirdiyseniz demek istediğim şeyi çok net anlayabilirsiniz. Zaten biz Kastamonu'da ikamet edenler olarak bu açıdan bakıldığında daha şanslı insanlarız. Büyükşehirlerde durum daha da elektroniğe bağlı durumda. Büyükşehirler küçüklere kıyasla daha fazla insan, daha fazla imkan barındırıyor olsa da ben orada yaşayan insanların birbirlerinden daha izole bir hayat sürdüklerini düşünenlerdenim. Hayatları daha çok dijitale bağlanmış durumda. Ne kadar böyle desem de bizler için de durum çok farklı değil ve ortak paydada hepimiz bu durum yüzünden yoruluyoruz. Tüm gün çalışıp farklı şeylerle meşgul olduktan sonra kendimize biraz vakit ayırıp dinlenmek için yatağımıza geçtiğimizde bile birçoğumuz telefona, sosyal medyaya dalıyor. Bu durumun bizleri farkında olmadan daha da yorduğunu ve halsizleştirdiğini düşünmekteyim. Ayrıca bu kadar gelişmenin tüm olumlu yanlarının yanında yoruyor olmasına ilaveten tembelleştirdiği de bir gerçek. Bu noktada benim tavsiyem ortada apaçık duran gerçekliği reddetmek veya tamamen teknolojiyi inkar edip ondan kaçar bir hayat sürdürmek değil. Onunla iç içe fakat insan doğasını unutmadan hareket etmek. Bazen sessizlikte bir başına biraz oturabilmek. 

Aslında sessiz sandığımız bir yerdeki kuşun, böceğin sesini işitebilmek. Bir şeylerden geri kalıyorum düşüncesine kapılıp benliğimize geç kalmamak. Yaşı daha büyük insanların bir kısmı bu dijital havuza daha geç düştüklerinden onlar bu konuda bizlerden daha farklı davranıyorlar. Belki biz aynı şeyi yapmak zorunda değiliz ama daha temkinli olursak bir şey kaybetmekten ziyade kendimizi daha rahat bulabiliriz. Yorgunluğumuzu dindirmenin de en sahi yolunun bu olacağı inancındayım. Sağlıklı ve mutlu kalın.

Teknoloji Yorgunluğumuz Üzerine

 

Yazarın Diğer Yazıları