Misafir

Coğrafi Sınırları Olan Hak

Misafir

Benim adım Rim. Sadece üç yaşındaydım ve Gazze'de yaşıyordum. Büyüklere göre dünya, Birleşmiş Milletlerin kocaman ve asla uyulmayan bir listeye sığdırılmış adına da "İnsan Hakları" denilmişti. Ama o liste benim için hiçbir zaman evrensel olmadı. Çünkü benim kısacık hayatımda o rengarenk dünya sadece kırmızıya boyanmış, haklar ise gökyüzüne atılan bombaların sesiyle parçalanmıştı. Ben sadece üç yaşındaydım. Ama en temel hakkım olan yaşama hakkı bile bana çok gören bir dünyada yaşadım.

 Ben ne bir askerdim ne de bir siyasetçi. Bir çocuktum. Yapabildiğim tek şey dedemin sakallarına dokunup onunla oyun oynamaktı. Dünya masum bir çocuğun hayatının politik hesaplar veya füzelerden daha değerli olduğunu söylemiyor muydu? Oysa benim doğum günüm 23 Aralık gökyüzünün en çok ağladığı gün oldu. Benim kısacık ömrüm o kağıt üzerindeki yaşama hakkı mürekkebinin bir damla kanla silinebileceğini bile isteye yok sayıldığını tüm dünyaya gösterdi.

 O kâğıt parçasını okuyan herkes benim yokluğumla yüzleşmeli. Benim evim bir sığınak olmalıydı, korkunun yatağı değil. Dışarıdaki dikenli teller, kontrol noktaları, tankların gürültüleri...  Hepsi birer oyun arkadaşımızdı. Bizim için huzur denen şey gökyüzünün sessiz kaldığı an demekti. Dedem beni kollarıyla sarıp sarmaladığında, bütün tehlikelerin kapının dışında kaldığını sanırdım. Ancak o listeyi yazanlar, bu hakkı bize garanti edemediler.        

Okul kapılarının ardındaki renkli boya kokusunu içime çekmek, büyüyünce ne olacağımı hayal etmek istiyordum. Belki bir doktor, bir öğretmen... Ama benim geleceğim, hayallerim bile bana ait değildi. Ben hayatları, hayalleri, en basit rüyaları bile bomba sesleriyle bölünen binlerce çocuğun sessiz çığlığıyım. 

Ben Rim. Canım dedemin "Ruhumun ruhu" dediği küçük kız. Benim hikayem sadece bir acıdan ibaret değil. Aynı zamanda insan hakları kavramının vicdani testidir. Bu haksızlık,  size büyük bir gerçeği fısıldıyor. Meğer insan hakları, coğrafi sınırları olan bir hakmış.

Umarım o liste, bir gün gerçekten tüm çocukları korur. Bu yüzden o listenin yeni baştan yazılması gerekir. Çünkü gerçekleri anlatmak için ihtiyacımız olan güzel sözler değil gerçek sözlerdir. Şimdi hem Rim hem de dedesi şehadet makamına ulaştı. Nihayet o listedeki haklarını kazanmış oldular. Artık huzur içinde, sonsuzlukta koşup oynayabilirler…

EFSA NUR HÖKEREK

GÖL ANADOLU LİSESİ   

Yazarın Diğer Yazıları