Misafir

Yaşamak Deli İşi Olabilir Mi

Misafir

Sizce yaşamak nedir? Neden yaşarız? Bu soruları genelde cevaplamayız; geçiştiririz. Okula gitmek, çalışmak, bir şeyler başarmak için yaşadığımızı savunuruz. Oysa gerçekten yaşamak, sadece yaptığımız eylemlerden ibaret midir? Asıl soru şu olmalı: Biz gerçekten yaşıyor muyuz?

Belki de bu yüzden yaşamak, bazılarına göre deli işidir. Çünkü yaşamak sorgulamak demektir. Alışılmış olanı kabullenmek yerine “Ben ne istiyorum?"  sorusunun arayışına girmeliyiz. Herkesin aynı yöne gittiği yolda durup düşünmek, delilik olarak adlandırılır. Oysa delilik, koca bir kalabalığın içinde kaybolmak; yok olmaya göz yummaktır. İnsan gerçekten yaşamak istediğinde, düzenin sunduğu cevaplar ile yetinemez. Biz yaşamıyoruz yalnızca hayatta kalmaya çalışıyoruz. Günler birbirini kovaladıkça alışkanlıklar yaşamanın yerini alır. Ne var ki yaşamak; hissetmek, anlamak ve farkında olmaktır. Hayatta kalmak güvenlidir, yaşamak risktir. Bu hayatta risk alanlara çoğu zaman " deli" damgası vurulur. Başkalarının çizdiği bir hayatı kendi hayatımız sanmak, eksik bir varoluştur. İnsan gerçekten yaşamak istiyorsa zaman zaman yalnız kalmayı, yanlış anlaşılmayı hatta “deli"  ilan edilmeyi bazı zamanlarda göze almalıdır. Çünkü bu dünyada tehlikeli olan deliler değil, hiç yaşamadan hayatta kaldığını savunanlardır. Ancak asıl mesele herkesin kendi anlamını bulmasıdır. Bu noktada şu açıdan düşünmek gerekir. Belki de yaşamanın meselesi delilik ya da akıllılık değildir; anlamdır.

İnsan kendisine bir amaç bulamadığında hayatta kalır, ama yaşadığını hissedemez. Bu amaç herkes için aynı olmak zorunda değildir. Kimi için üretmek, kimi için sevmek, kimi için iz bırakmadan ama kendine sadık kalarak var olmaktır. Peki, hayatta başka bir yol çizip iz bırakanlar deli sayılmadı mı? Kendi döneminde anlaşılmayan, alışılmışın dışına çıkan kuralları sorgulanan herkes önce yadırgandı. Onlar düzenin dışına çıktıkları için değil, düzeni rahatsız ettikleri için "deli “ ilan edildiler. Ne var ki zaman onların haklılığını gösterdi. Bir zamanlar düşünceleri yüzünden dışlanan insanlar bugün fikirleriyle anılıyor. Benim açımdan yaşamanın hakkını veren kişiler onlardır. Elbette bu benim bakış açım, bazıları için yaşamanın anlamı iz bırakmaktır.  Yaşamak başkalarının verdiği hedefleri gerçekleştirmek için değil, insanın kendi anlamını aramasıdır. Anlam aramak cesaret ister. Çünkü insan anlamı bulduğunda, artık eskisi gibi yaşayamaz. Bildiklerini inkâr etmek alıştıklarını geride bırakmak zorunda kalır. Bu yüzden çoğu insan aramamayı seçer. Ve belki de bu yüzden anlam arayanlara “deli" denir.

Peki insan bu anlamı nasıl bulur? Elbette anlam yalnızca susarak, yalnız kalarak bulunamaz. İnsan toplumdan tamamen sıyrıldığında da kendine yabancılaşabilir. Yaşamak, kalabalıktan kaçmak değil; kalabalığın içinde kendini kaybetmemeyi öğrenmektir. Anlam bazen sessizlikte, bazen bir başka insanın sözünde, bazen de ait olduğumuzu hissettiğimiz bir yerde karşımıza çıkar. Öyleyse yaşamak, delilikle akıllılık arasında bir tercih değildir. Yaşamak; insanın kendine ait sorularını ciddiye alması, kendi anlamını aramaya değer görmesidir. Belki de insan, bu cesareti gösterdiği an yaşamaya başlar.

Ezgi Uysal
Göl Anadolu Lisesi 11.Sınıf

Yaşamak Deli İşi Olabilir Mi
 

Yazarın Diğer Yazıları