Halime Özdemir

Gerçek Kötüler Gerçek Dünyada Var Mı?

Halime Özdemir

Ülkemizde özel kanalların çıkmaya başladığı dönemlerde bizim jenerasyonun çocukluk devresinin bitmesine denk gelen zamanda televizyonda bir çizgi film vardı: Ayı Yogi... Bu filmde iyiliğin gösterildiği ana karakterlerin karşısında bir de kötünün ve kötülüğün gösterildiği ve her daim kötülük yaparak hayatlarını idame ettiren bir ekip vardı ki adına da Gerçek Kötüler denilirdi. Gerçek Kötüler, her seferinde oyunun başında yaptıkları tuzaklarla ve kötülüklerle oyunu kazanıyor gibi olsalar da normalde günün sonunda oyunu hep kaybederler ve ağızlarından şu cümleler dökülürdü:

“Plan kusursuz işliyor, bu yarışı hileyle de olsa kazanacağız!”, “Yine mi yakalandık? Hakemler görmeden saklayın!” Dalton Kardeşler her yakalandıklarında, “Hile mi? Hayır, bu sadece bizim gelişmiş motor teknolojimiz!” derken takımın kaptanı olan sinsi köpek Değerli, yaptıkları hile yüzünden rezil olduklarında, “He he he... Ben demiştim Baron, bu plan baştan aşağı çürüktü...” diye mırıldanırdı. Gerçek Kötüler’in tek iyi tarafı, yaptıkları kötülüğü yine kendi ağızlarından itiraf etmeleri ve yaptıklarını kabul etmeleri idi.

Adem’in çocuklarından bu tarafa dünyanın tanış olduğu kötülük denilen mevzu hele hele de gerçek kötülük denilen şey ne ola ki? Lügatte, “zarar verecek davranış veya söz” olarak tanımlanır kötülük. Yani insan bir başka insana veya kendisine zararı ziyanı dokunacak laf eder, eylemde bulunursa o zaman muhatabına ama aslında öncelikle kendisine kötülük yapmış olur ve dolayısıyla kabul etse de etmese de kötüdür. Ve Gerçek Kötüler’de gördüğümüz gibi kötülük, hiçbir zaman hiçbir yerde kazanmaz. Sadece ve sadece “gibi görünür.” Bu sebeple kişiye sadece “mış gibi” hissettirir. Yani kazanmış gibi, yenmiş gibi, mutluymuş gibi, başarılıymış gibi... Ve gibi gibi gibi…

Dini referanslardan yolumuza devam ettiğimizde kötülüğün şu şekilde tanımlarıyla karşılaşırız. Allah’ın Resulü’nün (SAV) dilinde,

“Kötülük vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.” (Müslim, Birr, 15)

“Birilerine bir yüzle, birilerine de başka bir yüzle gelen ikiyüzlü kişi, insanların en kötülerindendir.” (Müslim, Birr, 98)

“Sahibi olduğu kölenin azığını kısmak, kişiye günah (kötülük) olarak yeter.” (Müslim, Zekât, 40)

“Düşmanlığı devam ettirerek hayatını sürdürmen günah (kötülük) olarak sana yeter.” (Tirmizî, Birr, 58)

“Kişinin Müslüman kardeşini küçük görmesi ona kötülük olarak yeter.” (İbn Mâce, Zühd, 23)

Hadis-i şeriflerden anladığım şey, kötülük olarak zikredilen şeyde bir diğer insanın zarar görmesi durumu olduğudur. Bir başkasına verilen maddi veya manevi zararlar ki bunun içerisinde duygular ve düşünceler de dahil olmak üzere böyle davranan kişi, kötülük yapmıştır ve kötüdür.

Kötülük, insanın bilerek ve isteyerek yaptığı bir eylem ve söylemdir. Bu sebeple, her bir kötülük, öncelikle kalpte var olur, sonrasında bilinçte yer işgal eder ve en sonunda da muhatabına söz ve davranış olarak yansır. Kötülük, farkındalığın dışa vurumu ve eylemidir. Bunun için insanın bu özelliğini bilerek hayat yaşaması da diğer bir insan için önemlidir. Çünkü doğumdan ölüme insan insanla var olduğu için zaman zaman belki de çoğu zaman kötülüğün ya şahidi ya faili olmaya da mahkûm olmaktadır. Bu paragrafın temel referans noktası, şu ayet-i celiledir: “İnsan hayrı istediği gibi şerri (kötülük) de ister. İnsan pek acelecidir.” (İsrâ, 17/11) Aceleci olması sebebiyle belki de yapılan veya yapılacak olan kötülüğün sonuçlarını düşünmemesinden mi bu sıfat verildi, o konuda bilgi sahibi değilim.

O zaman bilerek ve isteyerek gerçekten kötü olanlar, yaptıklarının sonuçlarına da rıza göstermiş olarak hayata devam etmeleri gerektiğini de kabul etmiş olurlar. Dolayısıyla kötü olmayı isteyen insanın şikâyet etmeye hak sahibi olmadığını da bilmesi gerekir. Dünyanın sahibi, dünyaya gönderdiği ve halifesi ilan ettiği varlığa karşı yapılan kötülükleri cezasız bırakır mı? Allah’ın adaleti buna müsaade etmez diye düşünenlerdenim. Zira, “Şimdi şu kötülükleri planlayanlar, Allah’ın onları yerin dibine geçirmeyeceğinden veya hiç bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azabın gelmeyeceğinden ya da onlar işe güce dalmışken Allah’ın kendilerini kıskıvrak yakalamayacağından emin mi oldular? Onların bunu engelleme güçleri de yoktur. Yoksa Allah’ın içlerine felâket korkusu salarak kendilerini cezalandırmayacağına dair bir güvenceleri mi var? Ama sizin rabbiniz kuşkusuz çok şefkatli, çok merhametlidir.” (Nahl 16/45-47) Kötülük, her halükarda cezasız kalmayacak ve kişi kendisine layık gördüğü o sıfatın hakkı olan ceza ile de karşılaşacaktır. Fakat Rabbimiz Teala, merhametli olduğu için cezayı hemen vermemekte ve kulunun kötülükten dönmesi için ona sonuna kadar fırsat kapılarını da açmaktadır.

Burada şu soruyu da sormak zorundayız: İnsan neden kötülük yapar? Kötülük dünyada hep var olmuştur ve insanın var olduğu her yerde ve her zamanda da hep var olacaktır. Çünkü insanda aynı anda iyi ve kötü olma kabiliyeti mevcuttur. Buradan hareketle dünya iyi ve kötülerin yurdudur herkes hangi tarafta yer almak isterse o tarafın öznesi olur. Kişinin kendi iradesi dışında buna katkı sağlayan etkenlerden biri de şeytandır. Yüce Kitap’ta bu konu şöyle geçer: “... Şeytan size çirkinliği (kötülüğü) emreder.” (Bakara 2/268) Ki yoluna ve yanına eleman toplayarak cehenneme gitmek ister. Bu sebeple nefse hoş gelen ve ona kötülüğü emreden işleri sürekli hatırlatarak insanın zihninde canlı kalmasını ve en sonunda da harekete geçmesini sağlar. Bu açıdan kötülük veya kötüler, şeytana yoldaş olduklarını fark etmedikleri sürece hayatta kötülük kıyamete kadar da hep var olacaktır.

O zaman, insan her daim iyilik ve kötülükle imtihan halinde olduğunu unutmadan kendi yolunu çizecek ve fakat kadın olsun erkek olsun her mümin birbirlerini kötülükten alıkoymak için kötülüğe karşı birbirlerine set vazifesi görerek hayatı yaşamaları da onlara yüklenmiş bir sorumluluktur eğer kitaba imanları var ise. “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar.” (Tevbe 9/71)

Gerçek dünyada gerçekten çizgi filmde olduğu gibi hangi tarafın oyuncuları olup dünya rolleri oynanıyor? Yaşasın kötülük mü yaşasın iyilik mi? Ve gerçekten kötü müsünüz ve gerçekten iyi misiniz?

Gerçek Kötüler Gerçek Dünyada Var Mı?
 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları