Ağaçlar Ve Ramazan
Kadriye Doğan
Ağaç ta ramazan ayı da bize Allah’ın istediği kul olma yolunda iki değerli rehber. Bakalım sevgili okuyucularım bize ne öğretiyorlar.
* Ağaç… Sessizdir ama öğreticidir. Konuşmaz ama hikmetlidir. Toprağa kök salar, göğe uzanır. Kışın ölür, baharda dirilir. İnsana hem dünyayı hem ahireti hatırlatır.
Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Allah, güzel sözü, kökü yerde sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetir.” (Kur’an-ı Kerim, İbrahim 24)
Demek ki sözün de insanın da değeri kökünden gelir. İşte ağaçtan alacağımız ilk ders budur. Ramazan da ibadet bahçemize dikilen en güzel ağaçtır. Bire sonsuz veren, bir kökle nice dallar yapraklar meyveler veren yüce bir ağaç.
* “Ağaç yaş iken eğilir.” Fidan küçükken şekil alır. Terbiye de eğitim de vaktinde olur. Hayat bir öğrenme sürecidir ama zamanlama belirleyicidir. Ertelenirse iyilik, gecikirse eğitim, ihmal edilirse çocuk, gövde kalınlaşır artık eğitim imkansız olur.
Ramazan da bir eğitim mevsimidir. Nefsin terbiyesi için fırsattır. Vaktinde değerlendirilmezse kaçan bir nimettir.
* Ağaç der ki güçlü kalmak için dikkatli olmak gerekir
“Düşen ağaca balta vuran çok olur.” Güçlü iken gölgene sığınanlar, zayıf düştüğünde eleştirmeye hazırdır. Oysa Peygamber Efendimiz (SAV) buyurur ki:
“Mümin, müminin kardeşidir; ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz.” (Sahih-i Buhari)
Gerçek kardeşlik, düşerken belli olur.
* Der ki ağaç en tehlikeli balta içten olandır
Baltanın sapı ağaçtandır. İnsan için de en büyük tehlike dışarıdan değil içeriden gelir. Kur’ân’da münafıklar için: “Onlar düşmandır; onlardan sakın!” (Kur’an-ı Kerim, Münafıkun 4) denir.
Dış düşman görünür; içteki daha sinsi olabilir. Basiretli olmak gerekir.
* Ağaç der ki zorluk büyüttü beni
“Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir.” der
Cemil Meriç. Kur’ân ise şöyle teselli eder: “Şüphesiz zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (Kur’an-ı Kerim, İnşirah 6)
Fırtına kökü zayıfı devirir, sağlamı güçlendirir. Ramazan’ın açlığı da böyledir; sabrı büyütür, iradeyi kuvvetlendirir.
* Kökü Olan Yükselir
Bir ağacın kökü ne kadar derinse boyu o kadar yükselir. Kökünü inkâr eden ayakta kalamaz. Tarih, inanç, ahlâk… Bunlar insanın kökleridir.
Resûlullah (SAV): “Sizin en hayırlınız, ahlâkı en güzel olanınızdır.” (Sünen-i Tirmizi)
Ahlâk köktür. Tarihimiz geleneklerimiz örf ve adetlerimiz, atalarımızdan bize kalan kültür ve ilim köktür. Kök zayıfsa büyüklük taşınmaz.
* “Ağaç yapraklarıyla gürler.” İnsan da ailesi ve çevresiyle anlam kazanır. Kur’ân şöyle buyurulur:
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır.” (Kur’an-ı Kerim, Tevbe 71)
Yaprak koparsa ağaç zayıflar. İnsan da bağlarını kaybederse yalnızlaşır. Ramazan birlikte güzeldir. Sofralar misafirlerle feyizlenir.
* Hiçbir ağaç baharın gelip gelmeyeceğini sorgulamaz. Görevini yapar. Sabırla bekler. Kur’ân’ın çağrısı nettir: “Ey iman edenler! Sabredin, sabırda yarışın.” (Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmran 200)
Ramazan, sessiz bir çalışma ayıdır. Gösterişsiz bir arınmadır. Baharı bekleyen insan, görevini sabırla yapmalıdır.
* “Meyveli ağacı taşlarlar.” Başarılı, üretken, faydalı insan eleştirilir. Ama bu, meyve verdiğinin işaretidir. Peygamber Efendimiz (SAV): “Mümin, insanların eziyetlerine sabredendir.” (Sünen-i İbn Mace)
Taşa dayanıklı olmak, meyveyi korumanın şartıdır.
* Her ağaç kendi toprağında büyür. Yetenek de uygun zemin bulursa gelişir. Ramazan kalbin toprağını yumuşatır. O toprakta merhamet filizlenir, şükür yeşerir.
* Beşikten mezara kadar ağaca muhtacız. Ama mesele odun değildir; ibrettir. Kur’ân şöyle buyurur: “Onlar göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.” (Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmran 191)
Ağaç bize kök olmayı, sabretmeyi, meyve vermeyi ve sessizce görev yapmayı öğretir. Ramazan ise bu dersleri hatırlatan bir mevsimdir. Kökümüzü sağlamlaştırmak, atılan taşlara dayanmak ve baharı sabırla beklemek için bir fırsattır. Çünkü kökü olanın gölgesi olur. Ve gölgesi olan, başkalarına da serinlik verir. Bu Ramazanda gölgenizin nicelerine sığınak olması dileklerimle.