Ateş Yanında Duran İs, Gül Yanında Duran Mis Kokar
Kadriye Doğan
İnsan, farkında olmadan içinde bulunduğu hâlin rengini alır. Ateşin yanında duran nasıl isi üzerine çekerse, gülün yanında duran da onun kokusunu taşır. Bu sadece dış dünyaya ait bir gözlem değil; kalbin derinliklerine uzanan bir hakikattir.
Mesnevi’de anlatılan bir hikâye bu gerçeği çarpıcı bir şekilde dile getirir. Kalynos isimli bir hekim, bir gün telaşla öğrencilerinin yanına gelir ve delilik için kullanılan bir ilacı ister. Öğrencileri şaşkınlıkla sorar: “Efendim, siz ne yapacaksınız o ilacı?” Hekim şu cevabı verir: “Yolda bir deli bana baktı, göz kırptı ve gülümsedi. Eğer bende kendinden bir hâl görmeseydi, benimle böyle anlaşamazdı.” Her kuş kendi cinsiyle uçar.
Bu cevap, insanın insana ayna olduğunu anlatır. Mevlana Celaleddin Rumi’nin işaret ettiği gibi, insan çoğu zaman karşısındakinde gördüğü şeyi kendi iç dünyasının bir yansıması olarak fark eder. Bizi rahatsız eden, çeken ya da etkileyen kişiler; kalbimizdeki gizli hâllerin birer işaretidir.
Hz. Peygamberimiz insanın hâlinin, yöneldiği ve beraber olduğu şeylerle şekillendiğini haber verir:
“Kişi, dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin.” (Hadis-i Şerif)
Bir ayette ise kalbin yönelişine dikkat çekilir:
“O gün ne mal fayda verir ne de evlat. Ancak Allah’a selim bir kalp ile gelenler müstesna.” (Şuarâ Suresi, 88-89)
Selim kalp… Yani kirlerden arınmış, başkasının kusuruyla değil kendi hâliyle meşgul olan kalp. Çünkü kirli bir ayna dışarıyı da kirli gösterir; temiz bir kalp ise kusuru görse bile onda takılı kalmaz.
Bu noktada şu soruyu kendimize sormak gerekir:
Bizi bu kadar etkileyen şey gerçekten sadece karşımızdaki midir, yoksa içimizde dokunulan bir yer mi vardır?
İşte hikmet burada başlar. İnsanın başkasını değiştirmeye çalışmadan önce kendine bakabilmesi… Yargılamak yerine anlamaya yönelmesi… Ve en önemlisi, kalbini hangi ortamlara, hangi insanlara emanet ettiğini fark etmesi…
Çünkü insan sadece baktığıyla değil, beraber olduğu ile de şekillenir.
Kalp, bulunduğu yerin iklimini taşır.
Bu yüzden belki de en büyük dikkat, kalbimizi kimlerin yanında tuttuğumuzdur. Zira gül bahçesinde duran, fark etmese bile güzel kokar
“Allah’ım, kalbimizi temiz eyle.
Bizi güzel insanlarla, güzel hâllerle beraber kıl.
Gördüğümüz kusurları kendimizi düzeltmeye vesile eyle.
Kalbimizi sana yönelenlerden eyle.”
Unutmamak gerekir:
Ateşin yanında duran is kokar…
Ama gülün yanında duran, mutlaka mis kokar.