Misafir

Gerçeğin Flu Olduğu Çağ

Misafir

Son zamanlarda telefonu her elime aldığımda kendime aynı soruyu soruyorum: İzlediğim bu video gerçekten yaşanmış bir ana mı ait, yoksa kusursuzca kurgulanmış bir yanılsama mı? Yapay zekâ sayesinde üretilen görüntüler, sesler ve hatta yüz ifadeleri öyle ikna edici bir noktaya geldi ki “gerçek” dediğimiz şey artık net çizgilerle ayrılmıyor. Gözlerimiz görüyor, kulaklarımız duyuyor ama aklımız emin olamıyor. Bir zamanlar fotoğraf ve video, hakikatin en güçlü tanıklarıydı. “Görüntü varsa olay vardır” düşüncesi yaygındı. Oysa bugün, birkaç dakikalık bir üretimle hiç yaşanmamış bir olay yaşanmış gibi gösterilebiliyor. Tanıdık bir yüz konuşuyor, bildik bir ses cümleler kuruyor fakat ortada ne o kişi var ne de o an.

İşte tam bu noktada, teknolojinin sağladığı kolaylık toplumsal güven duygusunu zorlamaya başlıyor. Bu durum yalnızca bireysel bir şaşkınlık yaratmıyor; kamusal alanı da derinden etkiliyor. Sosyal medyada hızla yayılan bir video, doğruluğu sorgulanmadan kanaatlere yön verebiliyor. Bir anlık öfke, korku ya da sevinç; hepsi, gerçekliği belirsiz görüntülerle tetiklenebiliyor. Sonrasında gelen düzeltmeler ise çoğu zaman ilk etkinin gerisinde kalıyor. Çünkü zihin ilk gördüğünü hafızaya kazıyor.

Öte yandan mesele yalnızca aldatılmak değil. Asıl risk, şüpheyle yaşamaya alışmak. Her görüntüden kuşkulanmak, her sesi sorgulamak; bu refleks bir süre sonra yıpratıcı oluyor. Gerçekle bağımız zayıfladıkça ortak bir zeminde buluşmak da zorlaşıyor. Oysa bir toplumun ayakta kalabilmesi, paylaşılan doğrulara ve güvenilir bilgilere dayanır.

Elbette çözüm, teknolojiyi bütünüyle reddetmek değil. Yapay zekâ; sanatta, eğitimde ve habercilikte büyük imkânlar sunuyor. Ancak bu imkânların yanında güçlü bir medya okuryazarlığına ve etik sorumluluğa ihtiyaç var. İzlediğimiz her videoya bir adım mesafeyle yaklaşmak, kaynağını sorgulamak ve aceleyle hüküm vermemek artık bir tercih değil, zorunluluk. Belki de bu çağın denemesi şu soruda düğümleniyor: Gördüğümüze mi inanacağız, yoksa inanmayı öğrenirken daha dikkatli mi olacağız? Cevap net değil. Ama kesin olan bir şey var: Gerçeği korumak artık yalnızca gazetecilerin değil, ekran karşısındaki her birimizin sorumluluğu.

EZGİ UYSAL

GÖL ANADOLU LİSESİ

Yazarın Diğer Yazıları